Kadına verilen haklar konusunda insanlık tarihinin çok yol alınan dönemi, Hz. Peygamber'in yaşadığı dönemdir. O dönemde kadın, erkeklere göre bin senede elde edemeyeceği bir yere hızla yükseldi. Kadının hem toplumda, hem de ailedeki rolü artarak değer kazandı. Ama Peygamberimizin vefatından sonra, kazanılan bu ivme sür'atle geriye gitmiş, topluma tekrar Mezopotamya kültürü, yani ataerkil ve otoriter kültür hâkim olmuş, bu düşünce çağımıza kadar süregelmiştir (Tarhan 2005; 312-313).
Fakir bir dille zengin bir düşünce dünyası
kuramayız, dil ve düşünce dünyamız eş zamanlı olarak fakirleştiğinden başkalarının kavram ve tasavvur dünyasının esiri oluruz.
Düşünmek, bu esaretten kurtulmaktır.