Puan vermedi
Bu kitap, günümüzün en görünmez ama en derin etkiler bırakan sorunlarından birine çok çarpıcı bir yerden dokunuyor. Milo’nun yaşadığı “ekran alerjisi” aslında gerçek hayatta birçok çocuğun farkında bile olmadan yaşadığı bir durumun metaforu gibi. Göz bebeklerinin kare kare olması ve dünyayı piksel piksel görmesi, çocukların hayal gücünün nasıl daraldığını ve gerçeklik algılarının nasıl değiştiğini çok sade ama etkili bir şekilde anlatıyor. Benim en çok dikkatimi çeken şey, kitabın bunu korkutarak değil, düşündürerek anlatması oldu. Az cümleyle bu kadar güçlü bir mesaj verebilmesi gerçekten etkileyici. Özellikle karakalem çizimlerin sade ama çarpıcı olması, hikâyenin duygusunu daha da derinleştiriyor. Okurken insan sadece bir çocuğun hikâyesini değil, aslında günümüz çocukluğunun dönüşümünü görüyor. Ayrıca kitabın sadece çocuklara değil, ebeveynlere ve öğretmenlere de ayna tuttuğunu düşünüyorum. Çünkü bu bağımlılık çoğu zaman farkında olmadan bizim yönlendirmelerimizle başlıyor. Milo’nun yaşadığı öğrenme güçlüğü ise meselenin sadece eğlence değil, gelişim boyutunu da açıkça ortaya koyuyor. Kısacası bu kitap, küçük bir hikâyenin içine büyük bir uyarı saklamış. Okuduktan sonra insanın aklında tek bir soru kalıyor: “Biz çocuklara gerçekten nasıl bir dünya sunuyoruz?”
Ekranlara Alerjisi Olan ÇocukCamille Polermo · Çınar Yayınları · 20233 okunma
9/10
·592 syf.··
2026 21. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2026 22:46
Güney İngiltere’de sakin bir hayat süren Margaret, babasının işi nedeniyle sanayi şehri Milton’a (kuzeye) taşınmak zorunda kalır. Burada bambaşka bir dünyayla karşılaşır: fabrika dumanları, işçi grevleri, sert yaşam koşulları… Margaret, fabrika sahibi John Thornton ile tanışır. İlk başta birbirlerinden hiç hoşlanmazlar çünkü tamamen farklı dünyaların insanıdırlar. Ama zamanla hem birbirlerini hem de içinde bulundukları toplumu anlamaya başlarlar. Roman sınıf çatışması, empati ve aşk etrafında ilerler. En güzel tarafı şu: • Ne zenginler tamamen kötü • Ne fakirler tamamen haklı Herkesin bir derdi, bir bakış açısı var. Çok severek okudum
1000Kitap
Kuzey ve GüneyElizabeth Gaskell · Koridor Yayıncılık · 2022653 okunma
Reklam
Yitirilen Cennet
Puan vermedi·512 syf.··
2026 31. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2026 15:42
Kitap içerisinden kitap çıkarma kimi zaman iyi bir durum. Jack London'Yol kitabını okur iken, John Milton 'dan ve Yitirilen Cennet Kitabından bahsetmesi üzerine okuma listeme alıp okuduğum bir eser oldu. Doğrusu bir roman düşünmüştüm, sayfalar ve satırlar ilerledikçe, Dante Alighieri'nin İlahi Komedya (3 Cilt Takım)' benzer bir epik şiir eseri okumak durumunda kaldığımı belirteyim. Kitap içeriğine gelince, John Milton’ın 1667’de yayımlanan devasa eseri "Yitirilen Cennet," sadece İngiliz edebiyatının değil, dünya literatürünün de en görkemli epik şiirlerinden biri olarak kabul edilmekte. Milton bu eseri yazdığında tamamen görme yetisini kaybetmiş ve dizeleri kızlarına veya asistanlarına dikte ettirmiştir; bu bile eserin arkasındaki iradeyi anlamak için yeterlidir. 10.000 mısrayı aşkın bu destanda cennete girme savaşı ve insanın cennetten kovulmasının hikâyesi anlatılıyor. Onlarca bölümde cennetin kaybedilmesini, gözden düşen Şeytan'ın ve insanın gözüyle anlama çabası görülüyor. Milton, Adem ile Havva’nın cennetten kovuluşunu merkez alırken, Tanrı’ya başkaldıran Şeytan’ı da eserin en çarpıcı karakterlerinden biri haline getiriyor. İyilik–kötülük, özgür irade, itaat ve gurur gibi temalar derin bir felsefi ve teolojik bakışla işlenmekte. Kitabın çevirmeni Yiğit Yavuz bir söyleşisinde şöyle ifade ediyor. John Milton , İngiliz edebiyatının en önemli isimlerinden. İsmi William Shakespeare’in hemen ardından anılıyor.  Yitirilen Cennet ise gerek İngiliz edebiyatının, gerekse dünya kültürünün temel kaynaklarından biri ve Milton’a büyük şöhretini kazandıran temel metin. Asırlar içinde sayısız yapıtı etkilemiş; ressamlar, şairler, yazarlar, müzisyenler bu metnin isminden, karakterlerinden, motiflerinden istifade etmişler. Türkiye’de ise Milton fazla bilinmezken, eserinin adının büyük tanınırlığı var. Milton’ın
Edebiyat
Yitirilen CennetJohn Milton · İthaki Yayınları · 20211,445 okunma
Yaşamak yaralanmaktır. Yaralanmak da güzel
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2002 5. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2002 00:00
Cemil Meriç gibi değerli bir üstada inceleme yazmak benim haddime değil. Cemil Meriç yazarların kutbul hattabıdır bana göre. Cemil Meriç'i tarif edecek olursam fikir işçisi diye tarif ederim. Bu eserinde Fransızca eğitmenliği de yaptığı için daha çok Fransız aydın ve yazarlarından örnekler vermiştir. Jurnal’de kendisinden de bahsediyor. Çocuk yaşta gözlük kullandığı için ve öncesinde de görmekte zorlandığından dolayı arkadaşları ile oyunlar oynamak yerine kitap okumaya vermiş kendisini. Fakat kendini yetiştirmiş bir entelektüelin çektiği acı ve ıstıraplarının yanında, yetiştiği aile ortamı ve sosyal çevrenin izlerini de görüyorsunuz. Kişiliğinin, kimliğinin, huy ve mizacının nasıl ve hangi aşamalarda şekillendiğini aktarıyor bizlere. Batı’dan Doğu’ya etkilendiği ve eleştirdiği şairlerin, yazarların, sanatçıların, büyük filozof ve sosyologların düşüncelerini tek tek anlatıyor bizlere. Kimler yok ki kadroda şampiyonlar ligi sanki; Dünyanın dört bir yanındaki aydınlaran bahsediyor. Balzac’tan Goethe’ye, Marx’a, Milton’a, Freud’a, Durkheim’e, Tarde’ye, Zola’ya, Eflatun’a, Spinoza’ya,, İbn Haldun’a, Gandhi’ye, Weber’e, Dostoyevski’ye, Nietzche, Stendhal’a, Sokrat’a, Bergson’a, İbn-i Haldundan, Ahmet Cevdet' e kadar.
Jurnal - Cilt 1Cemil Meriç · İletişim Yayınları · 20183,674 okunma
Puan vermedi·107 syf.··
2025 20. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 12 Ekim 2025 11:06
Selamlar sevgili okurlar; Yine çok severek okuduğum bir tiyatro eser… William Shakespeare’ in kalemine bayılıyorum. Fırtına eserinin konusundan bahsedecek olursam; fantastik bir tiyatroyla karşılaştım okumaya başlayınca kısa süreli bir şaşkınlık yaşadım ama konusuna bayıldım. Milona dükünün kardeşi, dükün elinden düklüğünü almış. Kızını öldürmeye kalkmışlar. Dukaklığı elinden alınan eski dük intikamını almak için yola koyuluyor. Kadro da Napoli kralı, oğlu, napoli kralın kardeşi de var. Cinler, Ariel, periler, büyüler tam bir fantastik dünya. Oyuncu kadrosu geniş. Okurken hiç sıkılmadım hemen bitiveriyor. Kitapta sahne tasvirleri şahaneydi. Oyunu canlı izlesem bu kadar iyi anlamaz, tad alamayabilirdim. Tiyatroyu izlerken diyaloglar kaçabiliyor sürekli bir hareket halinde oluyor ama okurken istediğin an geri alabiliyorsun. Anlayana kadar okuyorsun bir de gözünün önünde canlandırıyorsun adeta tiyatro kafanın içinde sahneleniyor. Bu duyguyu çok seviyorum. Tiyatro eser okumayı seviyorsanız tavsiye ederim. Kitaplarla kalmanız dileğimle…
Kitap Yorumu
FırtınaWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20198bin okunma
8/10
·592 syf.·
2025 106. kitabı
Herkese merhaba Bu kitapta Margaret Hale ve ailesi, babasının kilise ile sorunlar yaşaması üzerine ailecek İngiltere’nin kuzeyi olan Milton’a taşınmasını okuyoruz. Kitaba sevdim .Kitapta şehir, kentsel sanayileşmenin getirdiği yeni enerji ve buna bağlı olarak kapitalist sınıfın yükselişi sonucu çev­re kirliliği, yoksunluk, işçilerin huzursuzluğu, hastalık­lar, dini konular üzerinden ve daha bir çok olumsuzluğun iç içe geçtiği kaynayan kazan gibidir. Aile, taşralı alışkanlıkları ve değerleriyle bu çevreye tamamen yabancı olup, fabrika işçilerinin içinde bulunduğu zor duruma ve "işçi sahip" ilişkilerinde acı gerçeklerini okuduk. Kitap yaklaşık 600 sayfa ve bence sürekli kendini tekrar etti ölümler bile hatta. Tekrardan sıkıldım. Betimlemeler azdı. Özellikle kişilerin betimlenmesi yoktu.Ana karakterin duygu ve düşüncelerini görememek kitabın büyük bir eksisi. Ne Margaret’in ne başka birinin hisleri, duyguları, düşünceleri anlatılmadı. Margaret insanların işine koşma aracı görüyordu. Özellikle anne babası arasınaki ilişkiyi yürütme görevi görmesi, anne babasının iki kelime etmeyip Margaret üstünden haberleşip anlaşması bana saçma geldi. Her bölümün başında sözler yazılıydı. Kitapta İncil'den alıntılar vardı. Kitabın son kısımlarının biraz hızlı ilerlediğini fark edeceksiniz.Kitap yalnızca bir aşk romanı değil aynı zamanda İngiltere’nin sanayileşmesine de ışık tutan bir özellik tutmuştur. Aşk klasiği olarak görülse aşk sahneler azdı. Orasını pek beğenemedim. Çiftin elektriği iyiydi ilk karşılaşmaları kötü olsa bile biraz daha çiftin hikayesini okumak isterdim. Konusunun farklı olması güzeldi. Kitabı severek okudum. Fakat eksiklikleri var. 600 sayfa olması bu eksiklikleri çok göze batırıyor. Bunlar olmasa çok etkileyici bir klasik eser olabilirdi gözümde. İngiliz
Kuzey ve GüneyElizabeth Gaskell · Koridor Yayıncılık · 2022653 okunma
Reklam
Reklam