Puan vermedi·320 syf.··
Beğendi
·
2026 194. kitabı
MİT'in temel görevi nedir? Türkiye’nin güvenliğini tehdit edebilecek bilgileri toplamak, analiz etmek ve devletin karar mekanizmasına destek olmaktır.
İstihbaratHasan Alpay Karasoy · Literatürk Academia Yayınları · 202013 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2026 79. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2026 21:41
Marc Auge Paganizmin Dehası kitabında felsefi ya da inanç bağlamında bir paganizm tanımlamasından ziyade geniş perstekli ve paganist tavrın hayatıni psikolojinin ya da mit-ritüel edimlerinin içersindeki yeri hakkında bilgi vermektedir. Bu bilgi verirken modernist düşünürler üzerinden bir anlatı temeli kurmaktadır. Paganizmin Dehası'nın bir diğer açısıysal sosyal hayatımızı etkileyen tavır ve davranışlarımızın mitik ve ritüel denklemlerini açıklarken paganizmin o inanç bağlamından ziyade psikolojik tetiklemeleri, karakterimize indirgenen yörüngeleri gibi alanları da net bir analizle okuyucuya tanıtmaktadır. Bu tanıtmanın argümanları düşünüldüğünde insan formunun geçmiş ile gelecek bağıntısının kuvvetine de bir ışık tutmaktadır. Bu bağlamda kitap okuyucuya bir pagan siferi üzerinden bir anlam vermek gibi bir sav yerine paganist düşünüşün, tavrın ve anlamın inancı ikincil bir tutum sergileyerek insanın kendi içindeki olmalığını göstermektedir. Hatta yer yer Friedrich Nietzsche, Georg Wilhelm Friedrich Hegel, Karl Marx, Felix Guattari, Michel Foucault, Gilles Deleuze gibi düşünürlerin de eserlerinden de yararlanarak modernist diyebileceğimiz çöküşün ve doğumun açılarını okuyucuya yer yer nefes almasını sağlayıp, zihinlerine tohumlar saçmıştır. Sonuç olarak; Marc Auge Paganizmin Dehası kitabında bir inanç algısından ziyaden hem toplumsal hem de bireysel eleştiri tutumu sergileyerek psikolojik ve sosyolojik normları sorgulamıştır. Bu sorgulamanın ışığından birey ve toplum olmanın dinamiklerini irdelemiştir. Bu irdelemenin okuyucya sorusu şu olmuştur; ''insan kendiliği ve ötekinin bakışı nedir?''
Duygu ve Düşünce
Paganizmin DehasıMarc Auge · Dost Kitabevi · 201016 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Hız çağında unutulan şey: tefekkür”
10/10
·104 syf.·
2026 24. kitabı
10/10 Tefekkür Yaşamı üzerine konuşalım—bu kitap kısa ama düşündürdüğü alan çok geniş. Byung-Chul Han burada aslında modern insanın en büyük kaybını işaret ediyor: düşünme ve durma yetisini. Ona göre biz artık “yaşayan” değil, sürekli üreten ve tüketen varlıklar haline geldik. Bu yüzden de “tefekkür” yani derin düşünme, içe dönme, anlam arama hali neredeyse yok oluyor. Kitabın temel fikrini şöyle özetleyebiliriz: İnsan sadece eylemle değil, eylemsizlikle de var olur. Ama burada “eylemsizlik” tembellik değil. Han’ın kastettiği şey: * Durabilmek * Sessizlikte kalabilmek * Kendinle baş başa kalabilmek * Bir şeyi hemen tüketmeden, üzerinde düşünebilmek Bugünün dünyasında ise tam tersi var: * Sürekli meşguliyet * Sürekli dikkat dağınıklığı * Sürekli bir şey yapma baskısı Han buna “performans toplumu” diyor. Yani kimse seni zorlamasa bile sen kendini zorluyorsun. ⸻ Kitabın felsefi damarı Han, Hannah Arendt’in “vita activa” (eylem yaşamı) kavramına karşı, “vita contemplativa”yı (tefekkür yaşamı) yeniden hatırlatıyor.
Tefekkür YaşamıByung-Chul Han · Ketebe Yayınevi · 2024363 okunma
10/10
·168 syf.··
2026 35. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2026 13:08
Bilimkurgu ve Fantazi nedir , sınırlarını nereden başlar nasıl çizilir? İnsan nedir ; gotik edebiyat , mit , yeniden doğuş , bilişsel olarak algıladığımız olmuş bitmiş bir anlamda kanıtları olanın edebiyatı ile hayal gücü ve sınırları belli olmayan bir dünyanın ( Olan veya olmayan ; zihinde tasarlanan bir evren) anlatısı… Hangisi daha elde edilebilir veya kanıtlanabilir ? Ya da algılanabilir? Mit ve yeniden doğuşun etkisini edebiyatta nasıl yaşarız? Benim için farklı bir okuma deneyimi ve ufuk açan yönleri oldu kitabın ve hemen bilmediğim bir tarzda okuma ihtiyacı hissettim. Ursula K. Le Guin penceresi ayrı H. G. Wells ayrı Yüzüklerin Efendisi ve Harry Potter apayrı… Hepsinden izler anekdotlar var. Alın okuyun özellikle bilimkurgu ve fantazi edebiyat seviyorsanız.
Fantazi, Bilimkurgu ve Başka MeselelerBülent Somay · Metis Yayınları · 20264 okunma
8/10
·248 syf.··
2026 3. kitabı
Yıldızlararası Galaktik Hükümet sistemlerinin başverdiği sonsuz uzay düzleminde ortaya çıkan yaşam formları insanlardan çok daha gelişmiş beyinleriyle hayatlarını sürdürürken onların da yanıtını milyon yıl bekledikleri bir soru vardır, hayatın, her şeyin ve evrenin anlamı nedir? Derin Düşünce denen yüce/kutsal bilgisayar bu soru için yanıtı milyonlarca yıl beklettikten sonra tekrar karşılarına durduğunda onlara kısaca '42' der. O kadar yıl bekleyip de 42 yanıtını alanlar bunun yetersizliği ile tatmin olmayınca 42'ye ekstra anlam yükleyip dururlar ve bu da hem bu kitabın yan hikayelerine hem de kitabın yazarının alanını kapladığı gerçek yerküredeki okuyucuların zihnine derman olur. Öyle ki Coldplay 42 isimli bir şarkı yazmış, Pink Floyd yazar Douglas Adams'ı 42. yaş gününde sahnelerine davet etmiş. Çeşitli kültürler araştırıldığında görülmüş ki 42'nin sorulara yanıt verebilecek her alanda yeri var: Mısır mitolojisinde ölüm yolculuğu yapanlara 42 soru sorulmasının yanında, matbaada basılan ilk İncil de Gutenberg B42 diye anılıyormuş çünkü her sayfasında 42 sayfa varmış , Budizm'de de 42 bölümlük Sutra varmış da cart curt. Hiperzeki de olsan insan da olsan anlam arayışın seni, yanıtlarda gizem oluşturmaya itiyor, şükür ki okurken yazarın tam da şu modda içeriğini ürettiğini düşündüm: Justin Roland nasıl ki Rick ve Morty seslendirirken tekila atıyorsa tam o şekilde hiç de keyfini bozmadan üretime hazırlandığı gibi. 42'nin bu kadar büyük mit hâline geldiğini bile Barış Özcan videosundan sonra öğrenmiş oldum. Yoksa kim takar 42'yi, 42'mi sallasam ellisi, bakın az önce yaptığım gibi dümdüz saçma bağlar üretmek, bu yüzden ısındım zaten ama bazen daldan dala atlamalar yordu da bağlamdan koparken, sonuçta Tarzan değilsin kimseyi mutlu etmek için öyle kolay atlayamazsın daldan
Otostopçunun Galaksi RehberiDouglas Adams · Alfa Yayıncılık · 20209bin okunma
METİNLERARASI YOLCULUK: KOKU’DA İRONİ, MİT VE GERÇEKLİK
10/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2026 10:57
UYARI: Kitapla ilgili ipuçları içermektedir. Edebiyat dünyasının en gizemli yazarlarından olan Süskind, Türkçeye “Koku” olarak çevrilen Das Parfum adlı romanını 1985 yılında yayımlamıştır. Roman, yayımlandıktan kısa bir süre sonra Almanya sınırlarını aşarak dünya edebiyatının en çok okunan modern klasiklerinden biri hâline gelmiştir. Romanının bu büyük başarısının ardından gelen tüm ödülleri reddeden Süskind, bir gazetenin sunduğu 5.000 dolarlık "En İyi İlk Roman" ödülünü de kabul etmez. Kamuoyu önüne çıkmaktan hoşlanmayan, şimdiye kadar sadece bir röportaj veren, küçük bir kasabada münzevi bir hayat sürmeyi tercih eden Süskind’in bu büyük romanı neden bu kadar okunmuştur? Yazarın bu büyük başarısının sırrı nedir? Gelin bunu birlikte değerlendirelim. Roman, başkahramanın okura sunulmasıyla başlar. Anlatıcı, başkahraman olan Jean Baptiste Grenouille’u kendi alanlarında sınırları zorlayan dev isimlerle —cinselliğin karanlığındaki Sade, ideolojinin keskin kılıcı Saint-Just, siyasi dehanın gölgesi Fouché ve mutlak gücün simgesi Bonaparte ile— aynı teraziye koyar. Grenouille’ın bunlardan tek farkı, unutulmuş olmasıdır. Unutulmasının nedeni ise onun eşsiz dehasının ve dizginlenemez hırsının, ardında hiçbir somut iz bırakmayan, uçucu bir evrende, yani kokular dünyasında vuku bulmuş olmasıdır. Süskind, Grenouille’u bir dâhi olarak sunduktan hemen sonra 18. yüzyıl Paris’ine yönelir. Grenouille, 17 Temmuz 1738’de Paris'in "en kokuşmuş" noktasında, bir balık tezgâhının altında doğar. O, hayatın bittiği yerdeki (ölü balıklar, atıklar) kokuların içinden çıkar. Grenouille, annesi için “sahici bir çocuk” değildir. Bu yüzden de balık tezgâhında dünyaya getirdiği bebeği “bir sinek bulutunun altında; balık kafalarının, organlarının arasında” bırakıp gider. Grenouille’un hayata
Edebiyat
KokuPatrick Süskind · Can Yayınları · 201927,4bin okunma