Mitolojinin pek çok öyküsü ebeveyn ile çocukları arasındaki bu aşk/nefret ilişkisi üstünedir. O kadar ki, bu konuya ilişkin mitolojik öyküler ve kahramanları, 20. yüzyılda modern psikolojinin kavramlarına dönüşmüştür. Oidipus kompleksi, Elektra kompleksi... gibi.
Felsefe
Modern psikoloji, erken çocuklukta ebeveyn figürüyle kurulan ilişkinin, kişinin iç dünyasında bir iç ses oluşturduğunu savunur. Bu iç ses, çocuğun kendini ifade etme biçimini, başkalarıyla kurduğu ilişkileri ve sınırları belirler.
Sayfa 69·Kitabı okudu
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Cumhuriyet dönemi insanı ile modern dönem insanının dinsel mesajlara maruz kalma düzeyinin mahiyeti, bu dönemlerde ortaya çıkan dindarlık tipolojilerini anlama bakımından önem arz etmektedir. Cumhuriyet döneminde baskılanan ve oldukça azaltılan dinsel mesajlar, bir taraftan dini değerlerden yoksun bir yaşam biçimini benimseyen bir “çağdaş” kitlenin oluşumunu beraberinde getirirken, diğer taraftan geleneksel dini değerlerin sorgulanmaksızın koruma altına alındığı muhafazakâr bir zemini hazırlamıştır. Kitle iletişim araçlarının oldukça geliştiği, özgürlük alanlarının genişlediği, özellikle “dindar nesil” vurgusunun çokça yapıldığı modern dönemde ise insanların yoğun dini mesajlara maruz kalmasının ve bunun sonuçlarının tartışıldığı görülmektedir. “Din yorgunluğu” olarak ifade edilmeye başlanan, deizme, ateizme varan sonuçları olduğu düşünülen bu durum, Cumhuriyet döneminde olduğu gibi herhangi bir dışsal baskının neticesi olarak değil, kendi doğal zemininde cereyan etmektedir. Modern insan, “kendine özgü psişik yapısı ve psikososyal ihtiyaçlarıyla dindarlık, maneviyat ve inançsızlık arasında bocalamaktadır.” Farklı tartışmalara konu olmakla birlikte özellikle gençler arasında ilgi gören bu yönelimlerin nedenleri bağlamında, küreselleşmenin,1 sekülerleşmenin getirdiği sorun alanları ile birlikte,2 15 Temmuz darbe girişimi sonrası dini gruplarla ilgili oluşan güven problemi, dünyevileşmenin ortaya çıkardığı dindar insan modelleri ile ilgili problemler, dini konuların magazinel bir zeminde tartışmaya açılarak metalaştırılması, dindar ebeveyn tutumlarının etkisinden bahsedilebilir.3 ---- 1. Küreselleşmenin dini kimliklere etkisi ile ilgili olarak bkz. Asım Yapıcı-Münir Yıldırım “Küreselleşme Sürecinin Dini Kimlıklere Etkisi:. Sosyal Psikolojik Bir Değerlendirme" Dini
Sayfa 432·Kitabı okudu
1000Kitap
Bulmaca
Yere yüzükoyun uzanır, her yaz mutlaka almaya özen gösterdiğim tatil kitabını çalışırdık. "Minik tavşan yuvasına nasıl gidecek?" tarzı bulmacaları severdik en fazla. Bu öğleden sonra, evde sadece ikimiz var. Çalışma odamda ben, sen yaşına has, ergen kokunla, sınırlarını keskin bir şekilde belirlediğin kendi odanda, ya saatler süren bir konuşmadasın, bedava hattan, ya test çözüyorsun, -Sisifos da kim?- duvar gibi bir müzikle kulaklarında. Soyunma odası, ebeveyn banyosu, çalışma odası derken, çoğalttıkça hücrelerin sayısını modern yaşam, nasıl da çatallanıyor yollar. Koparıp kendimi bitmez işlerden demir çarık, demir asa kuşanarak, sana giden yolu arasam... Her bir odadan sanki yüzlerce siren! Kulak tıkayabilir miyim çağrılarına? Birkaç kez denedim ve her defasında başka bir koridorda buldum kendimi. Zavallı tavşancığa yardım ederken, kırmızı kalem seçerdin, bende maviyi, yine mavi kalemle yazıyorum şimdi.
Sayfa 37 - YKY
Şiir
Maalesef modern çağ öğretileri bizi çok fena şekilde kandırıyor. Dünya adil değil. Çabalarımızın karşılığı çoğu zaman bizim hayal ettiğimiz gibi olamıyor. Dünya, bize anlatıldığı gibi sistematik ve adil bir şekilde çalışmıyor, çalışmayacak da. Bu sadece toplumsal adaletsizliklerden ötürü böyle değil ( ki toplumsal adaletsizliklerin de payı büyük). En temelde insan varoluşu absürt. Biz belli bir şekilde istedik diye hayatın bize o şekilde cevap vermesini istemek, sadece kendimizi kandırmak. İster üniversite sınavına hazırlanan bir öğrenci olun, ister kariyerinde ilerlemeye çalışan bir profesyonel, ister iyi bir ebeveyn olmaya çabalayan bir insan, isterseniz de insanlara iyi davranan ve onlarla iyi geçinen biri. Bu çabalarınızın hiçbiri sizlere hayal ettiklerinizi garantilemez. Bu noktada varoluşçuluk bize çok net bir öneri getirir; bir adım geri atmak. Sonuçlarla meşgul olmak yerine elimizdekine bakmak. İnsanlar iyi davransın diye insanlara iyi davranmak değil, bana iyi geldiği için insanlarla belli bir şekilde ilişki kurmak. Üniversite sınavına çalışırken elimden geleni yapmak, ama gerisiyle meşgul etmemek kendimi. Gerisini ancak zamanı geldiğinde göreceksiniz.
Sayfa 160·Kitabı okudu
Tarihçi Lloyd deMause, "Modern çağdan önce tek bir ebeveyn bile yaşamamıştır ki, bugünün standartlarına göre değerlendirildiğinde çocuk istismarı veya ihmalden ötürü hapse atılmayacak olsun," diye yazmıştır.