Eski moda Freudyen dille, tatmin fantazileri arzuya karşı geliştirilmiş müdafaalar, arzunun taşıdığı riski fantazi dahilinde ortadan kaldırma girişimleridir. Veya daha Kleinvari bir dil kullanacak olursak, tatmin fantazileri arzuya yapılan saldırılardır; esasen arzu karşıtı,hem arzuya karşı hem de arzunun karşısındadırlar. Tatmin fantazilerimiz arzulamaya ilişkin korkularımıza dair ipucu niteliğindedir. Arzulara ilişkin fantaziler, ihmal günahının ilk örnekleridir. O halde, arzulamayı arzu nesnesi olmadan değil, gerçekleşebilecek tatmini fazla belirgin bir şekilde hayal etmeden, kendimizi fantazi çerçevesinde tatmin etmekte fazla aceleci davranmadan ve böyle bir şey yapacak olursak da o yolla erişilen tatminlere ironiyle yaklaşma kapasitesine sahip olarak düşünmeliyiz.
Sayfa 120·Kitabı okudu
"Bir hikâyeyi meraklı kalabalığa anlatmakla baş başa kalınan birine ya da düpedüz kendimize anlatmak arasında dağlar kadar fark vardı. İlkinde ayrıntılar değil, daha çok yapılan haksızlıklar ve öfkeler, taammüden cinayetler; diğerinde nefsi müdafaalar, izzeti­ nefisler, olabildiğince uzatılan sahneler ve pişmanlıklar öne çıkı­yordu. İlkinde dudaklardan taşan tükürükler, diğerinde gözlerden sicim gibi boşanan yaşlar sızıyordu hikâyeye. Anlattıkça, cümleleri uzatıp durdukça hikâyemiz genişliyor, araya yeni kelimeler, yeni insanlar, yeni hatıralar giriyor ve hiçbir zaman başa dönemiyorduk. Dönsek de yolumuzu bulamıyorduk zaten. Giderek kendi hikâye­mizi değil, kendimize yakıştırdığımız hikâyeyi anlattığımızı fark ettiğimizde de iş işten geçmiş oluyordu çoğunlukla. Kendimizi çoğu zaman bambaşka, bizimle ilgisi olmayan, sanki başkasının yaşadığı bir hayatı anlatan garip ve tekinsiz bir hikâyenin tam ortasında yakalıyor, yalan her halükârda bize daha çekici geliyor, böylece inanmakta zorlandığımız sabık bir hikâyeye doğru sürük­leniyorduk."
Sayfa 27 - Everest Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
BÜTÜN FELSEFE "TESİR" ve "TESHİR"DEN İBARET
(...) İnançsızdı Protagoras. Bir eserinde Allah inancıyla alay etmeye kalkınca Atina’dan koğuldu. Ondan sonra meydan Siraküzalı Gorgias’a kaldı. O da hakikat diye bir şey olmadığını, en büyük hakikatin muhatabını iknâ etmek olduğunu savunuyordu. Bu yönüyle retorik, siyasîlerin ve avukatların çok ilgisini çekiyor, Gorgias da siyasîlere yazdığı parlak hitabeler, avukatlara yazdığı yaldızlı müdafaalar sayesinde bol bol para kazanıyordu. Büyük bir sofistti; bütün felsefeyi “tesir” ve “teshir” diye iki kelimeye indirivermişti. İnsanları bir fikre inandırmak, isterse o fikir yalanların en büyüğü olsun, “biricik hakikat”ti. Bu uğurda yüzlerce yeni kelime uydurduğu, bu uydurduğu kelimelerden bazılarının -meselâ “antitez”- günlük kullanıma intikal ettiği ve Batı’da bu yüzden kelime uyduruculuğa “Gorgianic” denildiği söylenir… Tabiî Eflatun, onun adına da bir eser kaleme aldı ve onun ipliğini de pazara çıkardı.
Selim Gürselgil, (I. Dönem, Nisan 1997), Eski Yunan Medeniyeti -II-, Nesir ve Mantık. (NOT: 22 Kasım 1996 tarihinde Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde verilen “Yunanlılar” isimli konferans metnidir…)
Akademya Yazıları
Hürriyet ve bağımsızlığına kavuşmuş, mukadderatına sahip olmuş ve mukadderatını kurtarmak için milli mudafaalar kurmuş bir Ortadoğu ancak anlaşılır ve ancak elbirliği yapar.Çünkü bütün Ortadoğu milletleri, feleğin sillesini yemiş, acısını tatlısını görmüş ve mukadderatını kurtarmak için çok ıstırap çekmiş milletlerden müteşekkildir.
Bana lüzumsuz bu kadar sıkıntı vermeyiniz. Artık yeter! İstirahata çok ihtiyacım var.
Sayfa 201 - Tenvir Neşriyat·Kitabı okudu
1000Kitap
Sokrat için "bizim ilahlarımıza inanmıyor" diyorlar. Ve adama zehir içiriyorlar. O kadar güzel bir müdafaa yapıyor ki, müdafaası yumuşak olsaydı kurtulurdu. Çünkü parlak müdafaalar tehlikelidir. Hasımlarının iç yüzlerini meydana dökmesi bakımından...