Mumları seven insanlar yaşadıkları anın kıymetini bilirler. Mum karanlığın içinde süzülen, narin ruhlu insanların duyabildiği, içli ve ağır bir şarkıdır. Mum yakan kadınlar, hayallerinden vazgeçmeyen kadınlardır.
— Hiçbir şey anlamadım.
demesine rağmen, kafasını bulandıran ve tüm bunları bilen adama ilgi duymaya başlıyor içkisi yenilenen kadın.
— Siz kozmik olarak tüm evrendesiniz. Ölümsüzsünüz! Buyrun, bize gidelim, ayıptır söylemesi, birbirinden uzun teleskoplarımla size bunu mum ışığında kanıtlayayım!
diye pis bir kahkaha atıyor şıpyaptı bey.
Kilise kırılan çanlar camiler uzayan minare
Renkli pencerelerden içeri giren ışık
Kurşunu kıran mermeri yaran ışık
Mum diken namaz kılan kalabalık
Aynı tehlikede erimiş
Heykel insan ve deniz
Cambaz altından ip kaçırmak isteyen insanlık
Ben ben ben bütün bunların dışına çıktım
En soğuk sularda yıkanmış gibiyim
En soy arap atlarına binmiş gibi
İçimden bir aysberg geçiyor
Eskimoları otobüs duraklarında aştım
Liman eksilen parçalanan denizi tut kurutma
Şehir kuruyan karıncaları topla
Sıcakta kuruyan ağımın ortasında
hayat bana tek ve değişmez bir mevsim oldu hep.
bu hayat bir soğuk bölgede ve sonsuz bir karanlıkta geçti âdeta, öyle ki bağrımda hep aynı alev vardı ve o beni bir mum gibi eritti.