Şeyh Şiblî Birle Etmekçi Hikâyetidür
Meger var idi bir etmekçi meşhûr
Kavî kessâb idi şehr içre mesrûr
İşitmiş idi Şiblîden menâkıb
Anuŋ dîdârınaydı ol murâkıb
Kulakdan âşık u dîvânesiydi
O şemüŋ diyesin pervânesiydi
İşitmiş idi Şiblî 'ışkın anuŋ
Tuyupdı her gelenden vasfın anuŋ
Meger günlerde bir gün şeyh-i mezkûr
Bu şehre gelmiş idi ez-reh i dûr
Yolı dükkânına uğrar o merdüŋ
Bilür dükkânı budur rûy-ı zerdüŋ
Alur bir girde andan bî-tekellüf
Gelür mi diyü 'âşıkdan tahallüf
Görür etmekçi eydür aŋa hey hâ
Görüŋ işbu gedâyı bî-ser ü pâ
Hayâsı yok yüzinde desti egri
Libâsı dervişâne kendü uğrı
Çeküp aldı elinden girdeyi ol
Sayfa 404 - TDV Yayınları, 1. Baskı, 2010, Ankara, 1875.-1915. beyitler