Yine bu ortaokul yıllarında, ufkunda büyük bir açılım yapacak olan Büyük Doğu'yla tanışır. Bu dergi, Karakoç'ta ayrı bir iz bırakmış, adeta onu durmadan kendisine çekmiştir. Ona belki de, şimdiye kadar farkına varamadığı bir takım şeyleri duyurmuştur. Büyük Doğu ile ilgili intibalarını şöyle anlatır: “O güne kadar, Islam içimizde sakladığımız bir inanç idi. Kimselere pek açılamıyorduk. Yasak, mazlum ve mağdur bir düşünce gibiydi ruhumuzda. Ama işte, görmüştük, İstanbul'da çıkan bir dergide onu çağdaş üslupla savunan bir kalem vardı. Islamın yükselen yeni, canlı sesiydi bu. Bu, benim için büyük bir mutluluk olmuştu. Çünkü: Bir umut doğmuştu. Bütün sıkıntıları göğüsleyebilirdim."
Sayfa 40·Kitabı okuyor
Biyografi
10 bilinç Okyanusu
YENİ DİNLERİN Afganistan mağaraları ya da Ortadoğu medresele-rinden doğması pek mümkün görünmüyor. Yeni dinler araştırma la-boratuvarlarında büyüyüp serpilecekler. Sosyalizm nasıl buhardan ve elektrikten müteşekkil bir kurtuluş vaadiyle dünyayı ele geçir-diyse, tekno-dinler de algoritmalara ve genlere dayalı bir kurtuluş vaadiyle dünyayı fethedebilir. Radikal İslam ve fanatik Hıristiyanlık üzerinde dönen tüm tar-tışmalara rağmen, dini açıdan dünyadaki en ilgi çekici yer IŞİD'in kontrol ettiği bölgeler ya da ABD'nin İncil Kuşağı olarak adlandı-rılan muhafazakar güneyi değil, Silikon Vadisi'dir. Yüksek teknoloji gurularının teknoloji odaklı, tanrısız bu yeni cesur dini işte burada mayalıyorlar. Mutluluk, barış, refah, hatta ebedi yaşam gibi kadim sözleri, ilahi varlıklar değil teknoloji aracılığıyla sunuyorlar. Üstelik tüm bunları ölümden sonra yerine bu dünyada vaat ediyorlar. Yeni tekno-dinler temelde ikiye ayırılabilir. Tekno-hümanizm ve veri dini. Veri dini insanların kozmik görevlerini tamamladığını ve artık meşaleyi yeni oluşumlara devretmesi gerektiğini öne sürer. Veri dininin hayallerini ve korkularınıysa bir sonraki bölümde tartışaca-ğız. Bu bölüm, insanı hâlâ yaratılışın zirvesi olarak gören ve pek çok geleneksel hümanist değere bağlılığını koruyan tekno-hümanizmin nispeten muhafazakar öğretilerine odaklanacak. Tekno-hümanizm
Sayfa 365·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Enes b. Mâlik’in naklettiğine göre, Resûl-i Ekrem, “Ne mutlu, beni görüp de iman edenlere!” buyurarak bunu bir kere söylemiş, sonra, “Ne mutlu, beni görmeden iman edenlere!” buyurarak bunu da yedi kere tekrarlamıştır. O hâlde hem bu dünyadaki hem de âhiretteki mutluluk, ancak imanla ve bu imana uygun amellerle kazanılabilir. Şüphesiz imanın yeri kalptir. Kalpler, ancak Allah’ı zikrederek huzur bulur. Gönül dünyasında Allah sevgisi yer etmiş bir kimsenin üzerine ilâhî bir huzur iner. Böyle bir kimse, Kur’an’ın ifadesiyle “huzur bulmuş nefis” anlamında “nefs-i mutmainne” mertebesine yükselir. Böyle bir nefis sahibi de hem kendisini hem de Allah’ı razı ederek O’na kul olur ve cennetine girer. Gerçekte bir Müslüman’ın hayattaki en büyük gayesi, “Allah’ım, benim maksadım senin rızanı kazanabilmektir.” şuuruna ermektir.
Târih şahittir ki insanoğluna sadece dünya plânında mutluluk vaad eden beşerî sistemler hep gelip geçmiş, peygamberler ise beşeriyete her iki cihanda saâdet reçetesi sunarak fânî hayatlarından sonra da gönüllerde yaşamaya devam etmişlerdir.
Sayfa 9 - Erkam Yayınları, İstanbul 1434 / 2012·Kitabı okudu
Din İslam
Genç dostlarımız Allah'a (c.c.) dayansınlar, çalışmaya ve gayrete sarılsınlar. Yenildik, pes ettik, demesinler. Yedi kez düşseler de sekizinci kez ayağa kalksınlar. Hayattan geriye anlatılmaya değer bir hikâye bırakmaları gerektiğini unutmasınlar. İnsan, bu hayatı boşa yaşamış olamaz. Bizden önce milyarlarca ruh yaşadı ve gitti, bizden sonra da milyarlarca ruh gelip geçecek. İnsan hayatı, sonsuz âlemde bir ışık çakımı gibi... Öyleyse buraya güzel bir sada, hoş bir iz bırakmak gerek. Yaptıklarımızla, söylediklerimizle, dokunduğumuz kalplerle... Bunun için sâ'ye, çalışmaya sarılmak lazım.
Sayfa 132·Kitabı okudu
İslâm mutluluk dinidir. Kalbe şifâ, ruha huzur, vicdana serinlik verir. İnsana umut kapılarını açıp yaratılışındaki yüce hikmeti öğretir. İnsansız İslâm olamıyacağı gibi, İslâm'sız insan da gerçek manāda yok demektir. Bu bakımdan İslâm şerefine erişenler hep bahtiyardır ve bu bahtiyarlık üzere ölmelidirler.