Mutsuz dev
İnsanlık tarihinin en büyük beyinlerinden biri, tanrının tuhaf şakalarından biri sonucu yanlış bir bedende yaratılınca, Balzac, bu şakayı, çok daha uzun ve çok daha mutlu surebilecek bir hayatı cok daha kısa ve cok daha mutsuz yaşayarak ödedi.
Sayfa 128
Tanıdık geldi mi?
" Babam insanımızın bir gün başkalarını taklit etmeyecek kadar mutlu olabileceğinden umudu kesmedi hiç." Bu cümle aslında sadece “taklit” meselesini anlatmıyor; bir toplumun kendi olamama hâlini anlatıyor. Çünkü burada taklit, basit bir özenme değil. Kendi değerine yeterince inanmayan insanın, sürekli başka bir hayatın içine sığınmaya çalışması. Pamuk’un “mutlu olabilmek” ile “taklit etmemek” arasında bağ kurması çok önemli. Çünkü mutsuz toplumlar genelde kendi kimliklerini üretmek yerine, güçlü gördükleri yerlerin kopyasına dönüşmeye çalışır. İnsan da bazen böyledir aslında: Kendinden memnun olmadıkça başkasının hayatını giymeye çalışır. Ve bu mesele bugün daha da görünür. Çünkü artık insanlar sadece fikirleri değil; jestleri, zevkleri, yaşam biçimlerini, hatta kişiliklerini bile ödünç alıyor. Sosyal medya bunun dev fabrikası gibi çalışıyor. Herkes “kendisi” olmaya çalışırken birbirine benzemeye başlıyor. Pamuk burada çok sakin bir cümleyle ağır bir şey söylüyor: Belki de insanın en büyük yoksulluğu, kendisi olarak yetememesi.
Sayfa 71
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
New York, şöyle bir uğra­ mıştım - kemiklerin haritası ülke iskeletlerin­ den müteşekkil - ottan da etten de yerim sı­kılınca - düzenimi çimen yapraklarından1 mı güreşçi uyluğundan mı kuracağım? - New York demek... milyonlarca azgın demek -Santiago'ya geldim kendimi bırakmaya - Bir de bana telefon et - Cihaz ışınlarının başıma güneş kadar dokunacağı vakit - beyaz olmak utançtı bana çünkü bir beyaz, zenci cesedi ka­dar etmez - Buenos Ayres' e mutsuz olmaya gidiyorum - biranın genleştirdiği hatıralar - şu balık hafızalı - New York'ta midelerin nasıl bir seyir izleyeceğini düşünmekteyim - okşayan bir deliyim ben - hırsız mizacımın gözbebeğinde kedi pençesi parlamakta - o rengi solgun tuğla - daima saf renkler kulla­nan ressam bir boku beğenmeyen kalemşör gibidir - hayal makinesi - ayı izler, izledikçe ayı Amerika'ya varılırdı - bir dev gibi geçi­ yor zaman - güneşin etkisi - oynamalı şişe­ler, oynamalı fıçılar - kimse anlayamaz beni,
Sayfa 188 - Kırmızı kedi yayınları 2021
Deneme inceleme edebiyat şiir
... İnsan daralan dünyasında neden mutsuz. Herkes artık gereğinden fazla büyüyor da onun için mi? On yedi yaşlarındaki delikanlıların bile iki kat yaşlılarınki kadar yürekleri dolu. Minicik yavruların 'anneciğim trafik çekilmez oldu' dediğini duyduk. O hiç bir zorluk yıpratmaz gibi görünen taze gövdelerinin içinde, ruhanalarının dev bir saat rakkası gibi ızdırapla salladığını görüyor analar..
Alıntı
"Zavallı Solucan!" dedi Gelinböceği, James'in kulağına fısıldayarak. "Her şeyi felakete dönüştürmeye bayılır. Mutlu olmaktan nefret eder. Tek mutlu olduğu zaman, mutsuz olduğu zamandır. Ne garip şey, değil mi? Herhalde yalnızca Solucan olmak bile, mutsuz etmeye yetiyor olmalı, öyle değil mi?"
Sayfa 73 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Bir Şair Bir Kitap
Murathan Mungan – Doğduğum Yüzyıla Veda gözümü alırken her yanımda ışıyan gençliğim kimin yaşındaydım bilmedim. ** Yunus’un yaşına geldiğimde Dünyayı aşk, imkânsızı erkek bildim. ** Kelimelerle dokundum dünyanın hallerine ** geri saydım kendimi sana geldim onca aşk içinden geçtim de kimsenin yaşına değmedim. ** Bildiklerim kadar unuttuklarımla da seni büyüteyim. ** Biliyorum, yenilenler geçmişe kadar kaçar birinde haritamı kaybettim ey Piri Reis! çinisi soldu maviliğimin nice Osmanlı şiirinde odalardan odalara azala çoğala yaşadım da Fatih’in kokladığı karanfili denize bakan bir şiirde düşürdüm. ** Rüyasında koklanmış karanfilini Fatih’in alınmış İstanbul’da düşürdüm içim başka yere sürüldü tarih alındı benden
Metis