Nasıl şerheyleyim ben derdimi, îcâd nâ-kâfi,
Dua nâkıs, tazarru bî-eser, feryâd nâ-kâfi! Melekler, burclar ger kılsalar imdâd, nâ-kâfi, Gamım levh-i semâya eylesem inşâd, nâ-kâfi!
Güler mi mâteme dünyada hiç bir sahib-i insâf? Felâket görmemişsin, derdimi eylersin istihfâf. Felâket olsa lâyıktır, bu halka sendeki evsâf, Kifâyet gösterip ey eyleyen îrâd, nâ-kâfi.
Acep hûn-ı dil-i mecrûhumu sen mey mi zannettin?
Sadâ-yı makberi bir na'ra-ı heyhey mi zannettin Veyahut kendini âlemde sen, bir şey mi zannettin?
Bugün ben yazdım, elbette yazar ahfâd, nâ-kâfi.
Evet, tarz-ı kadîm-i şi'ri bozduk, herc ü merc ettik, Nedir şi'r-i hakîki safha-1 irfâna dercettik.
Bu yolda nakd-i vakti cem'-i kuvvet birle harcettik,
Bize gelmişti zirâ meslek-i ecdâd, nâ-kâfi.
Ne dersen de, eminim ben bu yolda sermediyyetten,
Ölür, lâkin cihânda kimse mahvolmaz hamiyyetten,
Gelen imdâd kâfidir bana irfân-ı milletten,
Ne rütbe ola da tab'ımda isti'dâd nâ-kâfi.