Çünkü melek, her bir kişiye bir baska türlü davranir. Birisi için sudur, diğeri için kan; her bir kimseye o kişi neye lâyiksa, o şekilde görünür. Ahlâki nâhoş ve aşağılik olana yaziklar olsun!
1000Kitap
. Bugün fark ediyorum ki, dünyada bir insan için kendine giden yola çıkmaktan daha nahoş bir şey yoktur. ...
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
35) Gök (Cev) Başka bir nüshada "sema", yani gökyüzü denilir ki, her ikisi de aynı anlamdadır. Burada insan, karanın baskısından kurtularak havada uçmayı temenni eder. Görür ki, havada uçmaktan acizdir. Bu hal onu isteksizliğe ulaştırır. 36) Dağ (Kurh) Bir diğer nüshada "cebel" yani dağ olarak geçer ki her ikisi de aynı anlamdadır. İnsan dünyayı sevimsiz ve kerih görür, kendini kerih görür, hayatı kerih görür ve nahoş bulur. Artık ölümü temenni etmeye başlasa bile onu bulamaz. Bu durum kendisini acizliğe ulaştırır. 37) Acizlik (Acz) Acz derken kastedilen şey, kendine fayda verememek ve içinde bulunduğu durumdan kendini kurtaramamaktır. Bu durumda insan acizliğini itiraf eder. Bu hal kendisine eşlik eder, gücünden ve kuvvetinden soyutlanır. Bu durum onu amaçlanan talebe ulaştırır.
Sayfa 67
Din
Muhtemelen nahoş buluyordu, salt malum nedenden dolayı değil. Ona göre insanlar, sağken rezilce davranmış olsalar bile, ölümden sonra bir nebze de olsa saygınlığı hak ederlerdi. Özellikle de ailesi tarafından.
Kederin tanımı
Keder nahoş bir rehevettir, ruhun kötülükten veya beynin izlenimlerinin ona kendisine aitmiş gibi temsil ettiği eksiklikten duyduğu rahatsızlıktan ya da sıkıntıdan doğar. Bir de zihinsel keder vardır ki kendisi bir tutku olmasa da ona illa bir tutku eşlik eder.
Sayfa 64·Kitabı okuyor
Ne olursa olsun, bir şey kesindir: Ne kadar gece varsa, o kadar gündüz vardır ve yılın seyrinde eşit uzunluktadırlar. Mutlu bir yaşam bile bir nebze karanlık olmadan olmaz; üzüntüyle dengelenmeseydi "mutlu" sözcüğü anlamını yitirirdi. Akıl, böyle bir tutumun kendi amaçlarını ortadan kaldırdığını öğretmesine rağmen, elbette mutluluğu arayıp talihsiz ve nahoş ihtimallerden kaçınmamız anlaşılır bir durumdur. Mutluluğu ne kadar maksatlı ararsanız, bulamayacağınız o denli kesinleşir. Dolayısıyla, olayları sabırla ve sakinlikle, geldikleri gibi kabul etmek çok daha iyidir. Nihayetinde, arada bir, Talihin alakalı ve alakasız armağanlarını taşıdığı çantasından sizin için de iyi, şanslı veya keyifli bir şeyler çıkabilir.