Akademisyenlerin felsefe adı altında yaptıklan işler, sahici felsefe metinlerinde görülen tutumun tam tersi bir bilgisel tutum sergiler - onlar, herşeyden, her zaman, hep, emindirler; hiç şüphe duymadan ahkam kesip dururlar - - 'oysa , örneğin, en büyük filozoflardan biri olduğunu hiçbirinin inkara cesaret edemediği Kant, daha "bilgi" sözcüğünün hangi 'artikel'le kullanılacağı konusunda bile ikirciklidir.
Felsefe, eninde sonunda, felsefe yapan kişinin kendini tüketmesiyle sonuçlanıyorsa ancak, birşeye yarar.
Felsefe yıkıcıdır - en yıkıcı olduğunda; yani, kendini yapanı da yıkabildiğinde, en üst düzeyine ulaşmıştır.
Felsefe için ilk gereklilik: felsefe yapan kişinin
konumudur.
Bu, felsefeden başka çıkar yolu olmayan bir kişinin konumuysa ancak, yapılabilir felsefe.
Genellikle iki tür sevgi ayırt edilir; bunlardan biri müşfik sevgi olarak adlandırılır ve bizi sevilen kişinin iyiliğini istemeye sevk eder, diğeriyse şehvani sevgi diye adlandırılır ve bizi sevilen şeyi arzulamaya iter. Ama bana öyle geliyor ki bu ayrım sevginin özüyle değil, sadece sonuçlarıyla ilgilidir.
Ve bazen iyiliğin sürmesi bıkkınlığa ya da iğrenmeye neden olur, oysa kötülüğün sürmesi hüznü ya da kederi azaltır. Nihayet geçmiş iyilik de üzüntü getirir ki bu da bir tür kederdir, geçmiş kötülük ise neşenin bir çeşidi olan sevinci ya da ferahlığı getirir.