Bizim Allah'ımız Var
10/10
·130 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 00:14
Bizim Allah'ımız Var Peki, bir insan umudunu nasıl korur? İşte bu sorunun cevabı, hayatı yaşama biçimimizi kökten değiştirir. Merhaba hissedenler, nasılsınız? Huzur bulmak isteyenler burada mı? Uzun zamandır böyle bir kitap okumuyordum. İnsanın derinliklerine işleyen, bir eserle geldim. Ruhunuzu huzur verecek bir kitap. Teslimiyet nedir? Sorusuyla başlıyor kısa kısa başlıklar altında yer yer hadis ve ayetler bulunuyor ve bunların ne anlama geldiğini burdan ne çıkarmamız gerektiğini bizi açıklıyor.. Her insanın okuması gereken kitaplardan birisi diyebilirim sizi sıkmıyor daha çok okutturuyor. Şiddetle okumanızı tavsiye ederim Secdenin önemini açıklamsı beni en çok derinden etkileyen kısımlardan birisiydi #kitapaalıntıları #kitapönerisi Yalnızlıkta huzur vardır çünkü insan, başkalarının onayına ihtiyaç duymadan kendini olduğu gibi kabul eder. Kalp, Rabbimizin nazar ettiği yerdir. Secdeye hasret kalmak, ruhun susuz kalması gibidir. "Geçmiş bitti, ben bugünümle yeniden varım." Ve unutma: Kalplerin en karanlık anı, yeniden aydınlanmadan hemen öncesidir.
Bizim Allah'ımız VarGökhan Kırlangıç · Amore Yayınları · 20261 okunma
Puan vermedi
defalarca bıçaklanan santiago, bağırsaklarını kucaklayıp evine doğru koşarken, komşu kadınlardan biri "ne oldu sana ''santiago, yavrum!'' diye bağırmıştı. ''neyin var?'' santiago nasar, onu tanımıştı. ''beni öldürdüler, wene hala,'' demişti. son basamakta tökezlemiş, ama kendini hemen toparlamıştı. ''hatta bağırsaklarına bulaşan toprağı silkelemek titizliğini bile gösterdi,''. sonra saat altıdan beri açık olan arka kapıdan evine girmiş, mutfağın içine yüzükoyun yığılıp kalmıştı.....Gabriel garcia margoez in kırmızı pazartesi romanında etkilendigim o delice sahne aklıma düştü gece gece. .ne deli bir sahne. .ölen birinin bağırsaklarına bulaşan toprağı silkeleme titizliği ve ölüyorken wene halaya cevap verebilecek kadar yaşamı gencecik yaşında bir yerde bırakma küskünlüğüyle acı bir haykırış. .gördün mü wene hala bana ne yaptıklarını der gibi. .bağırsaklarına bulaşan toprağı silkeleme titizligini göstermesi bile ölümü oyalamak gözünü boyamak gibi. ..bak ben iyiyim bisiyim yok. .ve birer santiago nazar da bizleriz. .wene halalar etrafınızda ve öldürdüler beni diyorsunuz. .neyin var yavrum deseler öldürdüler beni diyeceksiniz sanki. .nerde,ne zaman diye sorsa:her gün, heryerde diyecekmişiz gibi. ..o arada wene halanin halini hatirini da sormayı ihmal etmeyeckmişiz gibi. ...
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,5bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·416 syf.··
2026 21. kitabı
Yasaklı Lal Figan 2 ​Herkese selaaam! Ay ben geldim ama içimdeki fırtınaları bir bilseniz... İlk kitabı bitirir bitirmez hız kesmeden hemen ikinciye geçmiştim, iyi ki de öyle yapmışım. Ama peşin peşin söylüyorum: Okurken yine bol bol sinir krizi geçirdim! Neyse ki sonradan olaylar toparladı da tansiyonum dengelendi. Özellikle o "ismi lazım olmayan" tiplerin sahneleri azaldıkça benim de kafa rahatladı, oh be dedim! ​Şimdi müsaadenizle şuraya biraz içimi dökeceğim çünkü söylemezsem çatlarım! ​Doru... Sana ne desem az! Ya gerçekten soruyorum; bir insanın seni sevip sevmeyeceğini, o ağır lafları söylerken ne hissettiğini anlamayacak kadar hödük müsün be adam? Okurken "Yok artık" dediğim çok an oldu. Neyse ki bu krizler çok uzamadı da birazcık sakin kalabildim. Ama yiğidi öldür hakkını yeme; tüm delirmelerime rağmen bu ikiliyi okumak bana müthiş bir seyir keyfi verdi. Birbirlerini her anlamda o kadar güzel tamamlıyorlar ki... Siz kesinlikle nazar değmeden mutlu mesut hayatınıza devam edin, ben sizi uzaktan sevmeye razıyım. Ah benim canım Erva'm... Gelelim kitabın sonuna... Spoiler olmasın diye detay veremiyorum ama cidden neden öyle bir şey oldu ya? Neden?! Ben sonuna kadar canım kızıma hak veriyorum. Erva bence yaşayabileceği en ağır şeyleri yaşadı. Ve işin en acı tarafı, canı yanarken bile sevdiklerini düşünmediği tek bir an olmadı. Okurken "Kızım dur, yalvarırım önce bir kendini düşün!" diye bağırmak istedim ama Erva hiç bencil olamadı. Peki şimdi o sevdiklerine soruyorum: Siz bu kıza bunu neden yaptınız? Sizi affedebilir miyim hiç emin değilim, Erva bunları zerre hak etmedi. Ve Ceylin.. Senden nihayet kurtulduk ama yalan yok, içimin yağı zerre erimedi. Keşke senin için çok daha farklı bir son olsaydı. İçimde en ufak bir rahatlama hissi bile oluşmadı, sana hala çok
YasaklıPınar Salman · Pukka Yayınları · 2024262 okunma
Rüyalar Anlatılmaz
10/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 00:00
Küçükken benimde sıkça duyduğum, iyiyse nazar değer şayet kötü ise dillendirmek, anlatmak başa getirir diye rüyalar anlatılmazdı. Bu kitapta da anlatmamanın nelere yol açtığını okuyoruz. Aynı evde yaşayan bir anne bir kız iki erkek olmak üzere üç çocuğun anlatmadığı daha doğrusu içinde saklarsa hep saklı kalacağını sandığı sırları okudum. Aynı evin içinde sözde bir aile her biri diğerlerinin müttefik olup dışlananın kendisi olduğunu sandığı bir ailede büyüme çabası içinde. Biri anlatsa derdini bir ötekine yükler hafifleyip, bağlar güçlenecek. Ama anlatılmaz bu evde hiç bir şey belki birisi azıcık nefes alır diye. Hikaye Eyüp isimli karakterin sevgili eşi Pilar'ı bir anda Brezilya'da bırakıp İstanbul'a seyehati ile başlıyor. Pilar terk edilme korkusuyla başa çıkmaya çalışırken Eyüp'ün rüya defterini yanına alıp kendini bir anda istanbul uçağında buluyor. Eyüp'ün yıllardır görüşmediği ailesiyle tanışıp onu aramaya koyuluyor. (Spoilersız en fazla bu kadar anlatabilirim sanırım :)) Eksik kısımlar vardı bana göre mesela annenin ağzından yazılmış en azından bir bölüm okumak isterdim. Eyüp'ün yüzleşme kısmını okumak isterdim. Bunların dışında çok güzel bir kitaptı aynı zamanda üzücü. Ancak daha can sıkıcı olan kısım kitaptaki olayların her hangi bir yerde bir zamanlar yaşanmış olduğu ki maalesef günümüzde de yaşayan hiç istemediği durumlara maruz kalan insanlar oluyor. Temennim bireyin kendisinden başlayarak zamanla toplumu düzeltme çabası ama şartlar Dünya; Nermin Yıldırım Rüyalar Anlatılmaz Nur
Rüyalar AnlatılmazNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 20254,435 okunma
Puan vermedi·400 syf.·
2026 37. kitabı
Başlarını büyük keyifle ve ilgiyle okudum. Ortaları ve sonları, aksiyon türünde klasik Hollywood filmi tadındaydı. Başlarda merakla okuduğum kitap, sonlarda ilgimi kaybettiğim ve nihayet bitti dediğim kitaba dönüştü. Dipnotlarda güzel bilgiler var. O notlardan çok şey öğreniliyor. Mesela MİT müsteşarı Fuat Doğu, Fethullah Gülen'in ilişkili olduğu Komünizmle Mücadele Derneğinin kuruluşunda rol oynayan Ruzi Nazar'la yakın dostlarmış. Ve Fuat Doğu, Komünizmle Mücadele Derneğinin kuruluşunda aktif rol almış. Veya Sabri Yirmibeşoğlu'nun halkı galeyana getirmek için kontrgerillanın bazı şeyler yaptığını itiraf ettiğini öğreniyoruz. Çatlı, Yazıcıoğlu ve ülkücülerin iç karışıklıkta nasıl kullanıldığını okuyoruz... Bu ve benzeri bilgiler açısından kitap iyi ki okudum dedirtti. Olumsuz intiba bırakan şeylerden biri; öğrenci ve öğretmenlerin de diğer kesimler gibi, siyasetle ilgilendiği cümlelerin çok olması. Toplumu, ülkeyi felakete sürükleyen yaklaşımlardan olduğunu düşünüyorum, özellikle öğrenci ve öğretmenlerin siyaset yapmasını. Siyasi slogan ya da pankart, öğrenci ve öğretmenle nasıl bağdaştırılabilir? Ordu gibi eğitim camiası da uzak olsun ideolojiden ama mümkün değil. Din gibi siyaset de insanı sömüren kavramlardan diye düşünüyorum. Kitapta sol cenahın masumiyeti, sağ kesimin şiddet yanlısı olduğu vurgulanırken, tarafsızlığı koruyamamış olduğu söylenebilir. Tıpkı Yedi Güzel Adam dizinde Dersim olayıyla Cumhuriyet'e saldırılması gibi. Sol görüştekiler hiç mi silaha sarılmadı hiç mi şiddet uygulamadı hiç mi hırsızlık ahlaksızlık yapmadı? Hayır diyenler, modern masallar dinlemeye devam etsin. Ne sağ ne sol, iki kesim de boyunu aşan ölçüde pisliğe batmış. En güzeli apolitiklik ve çöplükten uzak durmak diye düşünüyorum. Bölen, parçalayan, çürüten vs vs siyaset değil mi?
Yağmur ÇiseliyorOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20241,117 okunma
9/10
·160 syf.·
2026 145. kitabı
Anne Üşüyorum Yokluğunda Demet Tezcan Demet Tezcan'ın kalemiyle ilk defa tanışmama vesile olan "Anne Üşürüm Yokluğunda", kapağındaki alt başlıkta her ne kadar bir "anı" kitabı olarak nitelendirilse de, sayfaları çevirdikçe okuru çok daha geniş ve derin bir edebi coğrafyaya davet ediyordu. 160 sayfalık, manevî yükü ağır olan eser, klasik bir hatıratın sınırlarını aşarak, hayat, ölüm, ebeveynlik ve sığınılacak en güvenli liman olan "anne" kavramı üzerine kurulmuş felsefi ve varoluşsal denemeler bütünü olarak karşımıza çıkıyor. Kitap, yazarın annesinin vefatının ardından yaşadığı sarsıcı ve derin süreçle kapılarını açıyor. Adından da anlaşılacağı üzere, merkezine yoğun bir şekilde "anne" temasını alan yazılardan oluşuyor. Tezcan, bu kişisel acıyı sadece bir iç döküş olarak bırakmıyor onu evrensel bir düzleme taşıyor. Kitaba başlarken klasik bir anı kitabı beklentisinde olan okur, ilerledikçe metnin rehberlik eden, öğütler veren didaktik yönüyle karşılaşıyor. Tezcan, hayatın kaçınılmaz ve tek mutlak gerçeği olan "ölüm" olgusunu okura bir ayna olarak tutuyordu. Ölümü ürkütücü, karanlık bir son olmaktan çıkarıp, hayatı doğru ve anlamlı yaşamanın bir anahtarı olarak son derece güzel ve naif bir dille işliyor. Metnin satır aralarında yazarın kendi düşüncelerine eşlik eden ve okurun da zihninde yer etmiş sevilen isimlerden yapılan alıntılar, kitabın entelektüel zeminini güçlendirirken, okuma sürecine de çok sesli ve entelektüel bir keyif katıyor. Kitabın başarılarından biri ise şüphesiz ki dilinin yakaladığı muazzam akıcılık. Öyle ki, anlatımın gücü ve samimiyeti beni öylesine içine aldı ki, 160 sayfalık bu eseri 24 saat bile geçmeden, bir çırpıda okuyup bitirdim. Bu ay okuma listeme eklediğim ikinci kitap olan bu
Anne
Anne Üşüyorum YokluğundaDemet Tezcan · İlke Yayıncılık · 201011 okunma