Abdullah Okur, bir alıntı ekledi.
 26 dk. · Kitabı okuyor

Hermann, Romalı askerlerin Alman esirlere iyi davrandığı kendisine bildirilince, yine köpürüyor: "Ama ben, içim intikamla dolu, onlardan ateş, yağma, şiddet, cinayet ve azgın bir savaşın bütün vahşetini bekliyordum. Bana iyi davranan Latinleri ben ne yapayım? Demek istediği şu: "Ben ateş, yağma, şiddet, cinayet, azgınlığım için yanıp tutuşan vahşinin, canavarın biriyim. Ama onların insaniyeti, vahşetimi kusmama mani oluyor. Lânet olsun." Lanet Hermann'a olsun. Yazık. Kendi milletini sevmek için, başkasından nefrete ve de vahşete muhtaç olanlara yazıklar olsun.

Kertenkele Çukuru: Milliyetçilik-Dünyevileşme-Kemalizm, Metin Karabaşoğlu (Sayfa 22 - Nesil Yayınları)Kertenkele Çukuru: Milliyetçilik-Dünyevileşme-Kemalizm, Metin Karabaşoğlu (Sayfa 22 - Nesil Yayınları)
Eylül Aşkın, bir alıntı ekledi.
2 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Ne yazık ki bir zamanlar çok değer verdiğin birinden de en az aynı ölçüde nefret edersin.

Camlar Şehri, Cassandra ClareCamlar Şehri, Cassandra Clare
Esat Yener Baskur, bir alıntı ekledi.
2 saat önce

Günahlarımın ağırlığına dayanamıyorum Olric. Neden beni uyarmadın? Buna hakkım yoktu efendimiz. Öyle güzel gürlüyordunuz ki. Size kapılmamaya imkân yoktu. Çevrenizdeki bütün sahtelikleri öyle güzel aydınlatıyordunuz ki. Bir daha göremeyecekler sizin gibi bir devi efendimiz. Onların küçük yaşantılarının içinde ben de küçülmedim mi Olric? Ucuzluk bana da bulaşmadı mı? Hayır,efendimiz. Öyle içten yaşadınız ki. Bu kısa süren aydınlıktan yararlanamayacaklar ne yazık ki. Acıtmayan karanlıklarına dönecekler. Onların, hissedemedikleri acılarını da siz içinizde taşıyacaksınız.

Tutunamayanlar, Oğuz Atay (Sayfa 349)Tutunamayanlar, Oğuz Atay (Sayfa 349)
Lord Among Wolves, bir alıntı ekledi.
3 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ötekileri bizden daha mutlu olmalarından dolayı cezalandırmak için, onlara bunaltılarımızı aşılarız — daha iyisi olmadığından. Zira acılarımız, ne yazık ki (!) bulaşıcı değildir.

Burukluk, Emil Michel CioranBurukluk, Emil Michel Cioran
İbrahim (Sisifos), bir alıntı ekledi.
3 saat önce · Kitabı okuyor

"Filozoflara haksızlık ediyorsunuz," dedi Raphael; "doğruyu saklayacak kadar bencil değillerdir. Birçokları düşündüklerini yazdılar: Dünyayı yönetenler isteselerdi bu kitaplarda doğruyu ararlardı. Ne yazık ki peşin yargılarla bağlanmış, düşünceleri tâ çocukluktan sakat ilkelerle yoğulmuştur. Platon bunu bilmiyor değildi; kralların kendileri filozof olmadıkça başkalarını dinlemeyeceklerini anlamıştı..."

Ütopya, Thomas More (Sayfa 43)Ütopya, Thomas More (Sayfa 43)

Gidişim yürekten değil, zorunluluktan.
Sanma ki bu toy sevdayı başka kimliklere taşırım.
Sanma ki benden sakladığın gülüşleri yalancı yüzlerde ararım.
Seni de götürürüm yüreğimde.
Yokluğunu taşırım.
Bulup bulup kaybettim seni.
Ne yazık ki toz-duman edemedim kuşkularını, ne yazık ki kalamadın bana.
Öpücüğümün kokusu kalacak kapının eşiğinde.
Kokladıkça bizi bir yanlışa mahkum ettiğini anlayacaksın.

funda cengiz, bir alıntı ekledi.
6 saat önce

"Ne yazık ki söz konusu olan Barrons ise önsezilerime güvenmiyordum. Barrons hakkında bildiğim tek bir şey varsa o da adam hakkında spekülasyon yapmanın bir işe yaramadığıydı. Bu, kaygan kumların üzerinde ayağını basacak sağlam bir zemin olmadan step dansı yapmak gibiydi."

Rüya Ateşi, Karen Marie MoningRüya Ateşi, Karen Marie Moning
Ebru Ince, Camille Claudel'i inceledi.
 7 saat önce · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 9/10 puan

Spoiler #
Önce Anne Delbee diyorum ... sadece 2 kitap yazmış _ne yazık ...çok yazmalı o müthiş kelime denizine atmalı bizleri karanlık mağaralarda ışıksız bırakmalı

..tek kelimeyle.hayran oldum cümlelerine
şiir gibi yazımlar daha çok etkiliyor belkide artık beni .. Camille.Coudel olmuş kitabını yazarken Delbee "çok başarılı anlatmış " çok çok çok diye milyon yazmak istiyorum :)

"Gece yarısı olduğunda oraya gitmemek gerektiğini söylüyor köylüler ..ama Camille seytandan korkar mı? Hale seytandan HIÇ! ..
onu görebilmek için arkasına dönüp bakıyor ..insan görünümünde olduğunu biliyor. .sıradan bile sayılabilir
............sıradan olmalı ,her gittiğin yerde rastlanabilen ...

Cloudel in hezeyanları ..resmine baktikca gözlerindeki hüzün ,beyninin içindeki sesler .. asiligi , Tanrı'da dahil herşeye meydan okuması, heykelin erkek sanatı denilen bir yüzyılda ..erkek atölyesinin kapılarını yıkarak açması .. cüretkarligi, tutkuları. ..en sert materyallere şekil veren elleri ..öfke nöbetleri ,uyumadan ,yemeden geçirdiği geceleri ,hırsı. Inadı ..yavaş yavaş akıl hastahanesine onu taşıyan Rodin aşkı. .belkide perseus'un kalkanında kendini görüp "taş 'a " dönüşmesi ..

"Bir kadın oturmuş ateşi seyrediyor ..

Ruhunu hatırladığım anlarda onu böyle canlandıracağım ..
"Oturmuş "ateşi " seyrediyor " ...

Ve bir gece tüm heykelleri paramparça edişini ..

ve hiç giymediği "kırmızı elbisesi "


Camille Coudel efendim 19.yüzyıl heykeltraş ..insanların ona taktiği etiketler "dahi " "vahşi " "büyük yetenek "
30 yılını bir akıl hastahanesinde sanatından uzak geçirmek zorunda kalan bir kadın ..

Anne Delbee tembel bir yazar

ikisiyle de tanıştım. .
Ve çok özel hissettim ..

Iyi okumalar _aklınıza sahip çıkın

.

Birini seversin
işte bu dersin,
Ya kısmetin olur
Ya imtihanın...
Sen imtihanım
oldun ne yazık ki

Kizaxelké, Damızlık Kızın Öyküsü'ü inceledi.
 9 saat önce · Kitabı okudu · 1 günde · Puan vermedi

Okurken şimdiki, geçmiş, ve geleceğimi gördüm. Geçmiş derken benim ülkemde hala çocukları olmayan adamlar damızlık kadın alıyorlar ve buna kuma diyorlardı. Şimdi derken hala çocuk sahibi olmak için kadın ticareti yapılıyor ama gelecek daha çok korkutuyor çünkü din adı altında "kuma" olarak adlandırılan damızlık kızlar yaygınlaşmaya başladı ve bu tabloya alıştık. Bir damızlık kız tanıyorum; kendisi 14 yaşındayken babası tarafından 3000'e başlık parası adı altında 45 yaşındaki bir adamla satılan." Nikahta keramet var " demişler. Bide "seversin" demişler. Istemediği biriyle evlendirilip. Tecavüzü de "karılık görevini yapsın" deyip olağan bir şeymiş gibi kendini pişkin pişkin savunan insanlar var. Ama ne yazık ki biz göz yumdukça "damızlık kız" ölmeyecek ve ne acı ki Türkiye'nin her yerinde damızlık kızlar var. Çok güzel sürükleyici, elinizden düşürmek istemeyeceniz bir kitap