İnsan karşısındakini ağlamaz; ona bakar, ona ağlıyormuş gibi yapar ama asıl kendine ağlar. Televizyondaki dizilere de öyle az aglamam ben. Bilmiyor muyum sanki onların yalan olduğunu? Biliyorum. E, peki neden ağlıyorum? Kendime.
Nurten hıçkırarak ağla, kurban olayım. Sessiz sessiz ağlama, bağır, neden diye bağır. Allah'ınla konuş Nurten, bana değilse ona sarıl, ona anlat, ona sor. Ben Allah'a senin kadar yakın değilim Nurten, neden diye sor, neden biz bu haldeyiz? İkimiz için de sor.
"Geçen gece bütün vidalarımı itinayla söküp kendimi açtim. Anatomik olarak kimseden bir farkım yokmuş, ben de insanmışım. Bunu görmek büyük bir hayal kırıklığı yaşamama neden oldu, ben ayrılmak istiyorum Osman. Zaten sonrasında da bir türlü toparlanamadım. Hani konuşmuştuk ya, insan vücudu tatile giderken ne bulursan tıkıştırdığın bir bavul gibi. Bir kere açtıysan bir daha katiyen aynı şeyleri içine sığdıramıyorsun. İşte benim de kendimi söküp takmaya çalıştığım o gece, bütün organlarımı hatırladığım kadarıyla yerlerine yerleştirdikten sonra bir parçam dışarıda kaldı. Anlayacağın, bir süredir beynimi dandik bir pazar poşetinde taşıyorum. Eksik kadroyla iyi bir mücadele sergileyemiyorum, ben ayrılmak istiyorum Osman."
«"Sartre'ın bir konferanstan sonra kitaplaştırılmış ünlü eseri Varoluşçuluk Bir Hümanizmdir'de [L'existentialisme est un humanizm] söylediği gibi biz 'dünyaya atılmışız'dır, 'yalnızız ve hiçbir mazeretimiz yok'tur. İnsan kendi anlamını yaratması, kendine kurallar koyması gereken bir varoluş, beyaz bir kâğıttır. Önceden saptanmış bir doğamız yoktur. Buna özgürlük denir. Sartre'ın varoluşçuluğuna göre bu özgürlük mutlaktır. Her şeyin inşa edilmesi, seçilmesi, yaratılması gerekir ki bu hem heyecan verici hem de bunaltıcı bir iştir. Tamamen özgür, buna bağlı olarak tamamen sorumluyuzdur. Arkasına saklanıp sorumlu olmadığımızı söyleyebileceğimiz hiçbir dayanak yok."
"Peki neden? Şartlar, tesadüfler, umulmadık olaylar var…"
"Doğru ama hepsi birbirinden farklı bu durumlar, tüm sorumluluğu bize bırakıyor. Durumların sorumlusu biz olmasak da bu durumda ne yaptığımızın sorumlusu biziz. Savaşın, ekonomik krizin ya da yakalandığım hastalığın sorumlusu ben değilim ancak onlara yüklediğim anlam, takındığım tavır, ardından aldığım kararlar bunların tamamı benim tercihlerim. İnsan her şeyin merkezindedir, her saniyeyi kendi yaratır."»