1/10
·481 syf.·
2026 43. kitabı
Genelde Livaneli kitapları benim için su gibi akar. Pek derinlik zihin açıcı ögeler barındırmamakla birlikte bir film izlemek gibi geliyor bana Livaneli kitapları. Bu kitabı da çok popüler olduğu için okudum ama akmadı. Roman, tarihsel trajedileri nesnel bir zeminde ele almak yerine, belirli bir siyasi ajandanın sözcülüğünü üstleniyor. Ermeni soykırımı iddialarını satır aralarında adeta ucundan destekleyen, tek taraflı ve manipülatif siyasi bakış açısı, metni sanatsal bir eser olmaktan çıkarıp ideolojik bir bildiriye dönüştürüyor. Başkarakter Maya Duran’ın gündelik yaşantısı, evliliği, boşanma süreci ve iş hayatı o kadar yavan ve tekdüze işleniyor ki okuyucu karakterle bağ kuramıyor. Romanın ana temasına hiçbir katkısı olmayan bu sıkıcı hayatın gereksiz detaylarında ve bürokratik tasvirlerinde adeta boğuluyoruz.
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020163,7bin okunma
Turkiye'de sağın da, solun da Mustafa Kemal'e bakış açısı, nesnel gerçeklere, tarihsel verilere dayanmıyor, kuyruk acılarına dayanıyor.
Sayfa 120
Alıntı
Bir şeye dosdoğru bakarsak, onu “gerçekte olduğu gibi” görürüz; oysa arzu ve endişelerimizin karıştırdığı bakış (“yamuk bakış”), bize çarpık, bulanık bir görüntü verir. Gelgelelim, ikinci metafor düzeyinde tam tersi bir ilişki söz konusudur: Bir şeye dosdoğru, yani gayrişahsi ve nesnel bir biçimde bakarsak, şekilsiz bir noktadan başka bir şey göremeyiz. Nesne, ona ancak “belli bir açıdan”, yani arzunun desteklediği, nüfuz ettiği ve “çarpıttığı” şahsi bir bakışla baktığımız takdirde açık seçik özellikler kazanır. Bu da objet petit a’nın, arzunun nesne-nedeninin kusursuz bir tarifidir.
Sayfa 27
10/10
·96 syf.··
2017 39. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2017 00:00
PALTO 1842 yılında yayımlanan bu kısa hikâyesinde Gogol; üst sınıftan insanların alt sınıftan insanlara yaptıkları baskıyı ve bu durumun alt sınıftan insanların üzerinde yarattığı olumsuz etkiyi anlatıyor. İşin tuhaf yanı günümüzde de ilgiyle okunan ve insana dair değişmez durumları betimleyen bu hikâye, yayımlandığı Çarlık Rusyası döneminde Rus insanını aşağıladığı gerekçesiyle büyük tepki çekmiş. Gogol; gerçekçilik akımının çok iyi bir örneği olan Palto’da, dönemin Rusya’sındaki günlük yaşamı önyargısız bir tutumla inceleyip nesnel bir bakış açısıyla okura yansıtıyor. Gerçekçilik akımının bir diğer önemli Rus temsilcisi Dostoyevski’ye atfedilen “Hepimiz Gogol’ün Palto’sundan çıktık.” sözüyle onurlandırılan bu ölümsüz eseri okumanızı öneririm. Bakalım gariban Akaki Akakiyeviç’in yürek burkan hikâyesi sizi de beni olduğu kadar etkileyecek mi? BURUN Nikolay Gogol'un absürt hiciv eseri Burun'da toplumsal takıntılar ve bürokrasinin eleştirisi, insan doğasının değişmezliği üzerinden zamanın ötesine geçerek günümüzde de geçerliliğini koruyan bir tespit sunuyor. Yazarın toplumsal eleştirileri, eserin sonundaki alıntıda vurgulandığı üzere, absürt hadiselerin hayatın bir gerçeği olduğuna dair çarpıcı bir son sözle taçlandırılıyor.
Nikolay Gogol
Nikolay Gogol
1000Kitap
Palto - BurunNikolay Gogol · Parodi Yayınları · 201946,1bin okunma
İnsanların tek derdi güçtür.
Bilgiye dair bu güç odaklı, şüpheci bakış açısının yeni bir olgu olmadığını; aşı karşıtları, düz dünyacılar, Bolsonaristacılar veya Trump destekçileri tarafından icad edilmediğini belirtmek gerekir. Yirminci yüzyılın sonlarında Michel Foucault ve Edward Said gibi radikal solcu entellektüeller, klinikler ve üniversiteler gibi bilim kurumlarının, zamansız nesnel gerçeklerin peşinde olmaktan çok güçlerini kapitalist ve sömürgeci elitlerin hizmetinde, neyin gerçek sayılacağını belirlemek için kullandıklarını iddia etmişlerdi.
Sayfa 24 - Kolektif Kitap·Kitabı okuyor