“İntikam; taş atana taş atmak değil, taş atanı unutmak, atılan taşı saklamaktı benim dünyamda. Öyle yaptım. Göğsümün ortasına, kalbimin durgun sularına atılmış o taşı, hayali bir yakut gibi boynuma taktım. Üzerine tırnağımla iki çift laf kazıdım. Güneşe doğru tutunca daha net okunuyor: "Güvendiğiniz dağlara kar yağdığında, üzülmeyin. Kıç üstü oturun ve sessizce aşağı doğru kayın. Baharı görene kadar..."
Bir sürü şey hatırlıyorum, Ama hiçbiri net değil kafamda ,bir kavga hatırlıyorum , Ama bilmiyorum sebebi neydi. Hey koca Tanrım! Biz insanlar ağızları mizin içine düşman sokuyoruz, kapıp kaç sinlar diye akılları mızı! Neşe eğlence, coskunluk, taşkınlık ile birer hayvan olup çıkıyoruz!
Sayfa 54·Kitabı okuyor
Reklam
Stirner'in kavramlarımızı algısal olarak değiştirmesi, Marx'a göre gerçeklikten iki kez uzaklaşır, ne gerçekliği ne de gerçeklik hakkında nasıl düşündüğümüzü değiştirir, sadece gerçeklik hakkındaki düşüncelerimiz hakkında nasıl düşündüğümüzü değiştirir. Kavramsal faaliyetimiz üzerine bu meta-düşünme, Marx için asıl sorun olan toplumsal üretim ilişkilerimizden çok uzaklaşmaktadır. Bununla birlikte, bu Stirner'in konumunu doğru bir şekilde temsil ediyor mu? Hem evet hem hayır. Stirner öncelikle düşünme biçimlerimizin ve kendi ihtiyaçlarımızdan ve çıkarlarımızdan uzak düşünce kalıplarına nasıl tutsak kaldığımızın eleştirmenidir. Hayatlarımızı yapılandıran ancak üzerinde hiçbir kontrolümüz olmayan kategorilere hapsolmuş Stirner, ileriye giden yolu temizlemek için bir yıkım topu getiriyor. Ancak amaç bireylerin daha net düşünmesi değil, daha iyi hayatlar yaşamasıdır. Başka bir deyişle, Stirner'in eleştirel müdahalesinin tüm amacı, bireylerin nihayetinde maddi koşullarıyla gerçekte oldukları gibi, ideoloji tarafından yapılandırılmış tarihsel olarak belirli toplumsal tahakküm biçimleri olarak ilişki kurmalarına izin vermektir; şeylerin doğal düzeni tarafından meşrulaştırılan tarih ötesi evrensel varoluş biçimleri olarak değil. Eğer bu doğruysa, Marx'ın eleştirisini daha semptomatik bir şekilde, esas olarak ekonomi politiğe dair algılarımızı değiştirmeye odaklanan kendi yazdıklarına dair endişelerinin bir izdüşümü olarak okuyabiliriz. Başka bir deyişle, Marx'ın ekonomi politik eleştirisinde gerçeklik hakkındaki düşüncelerimizi değiştirmekten farklı bir şey yaptığını görmek zordur. Eğer Marx'ın ekonomi politik kategorilerine yönelik epistemolojik eleştirisinin maddi sonuçları olabiliyorsa, ki olabilir, o zaman aynı olasılığı Stirner için de reddetmemeliyiz.
Sayfa 50·Kitabı okuyor
Felsefe-Düşünce
"Ruhunu ve kaderini yalnızlığa teslim eden bir insansa inançlı olamaz. Sadece bekleyebilir. Onu yalnızlığa mahkum eden her şeyi, kendisini bu duruma getirenlerle ya da getirenle bir kez daha konuşacağı günü ya da anı. On, kırk da daha net söylemek gerekirse kırk bir yıl boyunca düelloya hazırlanır gibi o ana hazırlanır. Düelloda yenilme ihtimaline karşı işlerini yoluna koyar. Ve profesyonel savaşçılar gibi her gün idman yapar. Neyle idman yapar? Anılarla, ki yalnızlık ve zamanın zihnini sislendirmesine, kalbini ve ruhunu yumuşatmasına izin vermesin. Çünkü hayatta bütün hazırlığına değen, kılıçsız bir düello vardır. En tehlikelisi de budur."
Sayfa 56 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
İnsanların davranışlarının hangilerinin iyi, hangilerinin kötu oiduğunun net bir şekilde bilinebilmesi için bir kriter koyucuya ve o kriterlerin belirlenmesine de ihtiyaç vardır elbette. Evrensel, genelgeçer temel ahlaki davranışların neler olduğunun öğretilmesine ihtiyaç vardır.
Reklam
Reklam