insan ne için yaşadığını bilmezse günü gününe yaşamakla kalıyor; günün geçmesini, gecenin gelmesini beklemekten başka zevki olmuyor. Bugün nasıl yaşadım, sorusuna cevap vermeden uykuya dalıyor, ertesi gün gene aynı hayat.
Söylenmeden kalan,ince bir soruyla söyletilmesi mümkün olan birçok şey aralarında hiç konuşulmadan kararlaşmıştı, o kadar ki artık geri dönmek de imkânsızdı.