Betül

Betül
@nightmaregri
13 Mayıs
1625 okur puanı
Temmuz 2021 tarihinde katıldı
İnceleme değil duygusal bir yazı sadece
Puan vermedi·128 syf.·
Beğendi
·
2024 13. kitabı
Uzun zamandır okuma listemde olmasına rağmen elime geçmediği için okuyamadığım bir kitabı gelin birazcık konuşalım. Ama ben sanırım kitaptan çok Kanat’tan bahsedeceğim. Benim eroinman’lara karşı olan bütün önyargımı kıran kitap bu oldu. Bağımlılığı hep zayıflık olarak gördüm, hâlâ da öyle görüyorum ama sadece zayıflık değil aynı zamanda cesareti, duyguları ve travmaları da içinde barındırıyormuş. Kanat sayesinde hepsini öğreniyoruz. Kanat’a hiç acıyamıyorsunuz mesela. Acındırmıyor çünkü kendini. Cesareti şaşırtıyor hatta çoğu zaman. Olaylara bakış açısı, çoğu şeyden kolayca vazgeçebilmesine rağmen bu illetten vazgeçememesi… Zaafları vardı, yaşadıklarını “normal” insanlar gibi duyumsayamıyordu, tepkileri normal değildi belki ama güçlü bir karakterdi. İyileşemedi. İyileşmek kolay mıydı ki? Elbette ki zordu. Yaşamak istemiyor muydu gerçekten? Ölmek onun planı mıydı? Bu sorular zihnimin bir köşesinde kalıp aklımı kurcalayacak bir süre. Hayatın yaşanılarak öğrenilebildiğini biliyordu ama yine de kitabın hayatımıza iyi gelmesini temenni ettiği bir cümlesini hatırlıyorum. İstemiyordu kanat eroinmanların artmasını. Bağımlılıktan nefret ediyordu. Kurtulmak istiyordu onlardan. Ben bir eroinman değilim ama hayatıma çok güzel dokundun. bu yüzden sana teşekkür ederim, umarım yattığın yerde huzur içindesindir
Eroin GüncesiKanat Güner · MB Yayınevi · 20081,692 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yaşamımız bir sanat eseri ve onu biz inşaa etmeliyiz
8/10
·176 syf.·
Beğendi
·
2023 10. kitabı
Kitap giriş bölümü de dahil edilirse 5 bölümden oluşuyor. Açıkçası çeviriyi çok sevemesem de yazarın genel olarak üstünde durduğu konular ve anlatış şekli okuma zevkimi arttırdı. Giriş kısmı "mutluluğun nesi kötü?" sorusuyla başlıyor. Bu soru kitabı okumaya başlarken fazlasıyla garipsediğim bir soruydu çünkü bugüne kadar hayatımda mutlu olmadığım hiçbir yerde fazla duramamış ve yaparken mutlu olmadığım şeylerde devamlılık sağlayamamış biriydim. Dolayısıyla mutluluk kötü olabilir mi diye de hiç düşünmemiştim. Aslında okumaya devam ettikçe çok da haksız olmadığımı fark ettim. Sonuç olarak mutluluk genel itibariyle keyifli bir hayat sürdürebilmek için önemliydi ama benim fark etmem gereken şey "mutluluk arayışının ıstırap verici olabileceğiydi." Zygmunt Bauman mutluluğun ıstıraplarından bahsederken para, tüketim çılgınlığı, boş ve kısa bireysel hazların değersizliğinden çokça bahseder. Mutluluk hakkında söylediği şu sözler benim çok hoşuma gitmişti; "Mutluluk gözden kaybolmaksızın insanlardan uzaklaşan bir özelliktir ve uzaklaştıkça insanları peşinden sürüklemek için el eder. Onu yakalayacaklarını düşündükleri her an, parmaklarının arasından kayıp gider." Bu durumla Hale Caneroğlunun bir tedx konuşmasını bağdaştırmıştım. O da hayatında mutluluğu hedefleriyle yan yana koyduğundan ama bu hedefleri gerçekleştirmesine rağmen mutlu olamadığından bahsetmişti. Önce mutlu olup sonrasında başarılı olunması gerektiği üzerinde durmuştu. Yazar devamında bu zorlu süreçlerden felsefe yoluyla çıkabileceğimize değinir ki bu noktada kendisine %100 katılıyorum. Ayrıca günümüz postromantik dünyasında önemli olan tek şey biz olduğumuzdan dolayı mutlu bir yaşam için tutkularımızı dizginlememizi ve aklımızı dörtnala koşturmamızı tavsiye eder. Son olarak yazarın yaşam sanatı adlı
Edebiyat
Yaşam SanatıZygmunt Bauman · Ayrıntı Yayınları · 20171,142 okunma
Puan vermedi·256 syf.·
Beğendi
·
2023 8. kitabı
Aşk deneyimini yaşarken yaşadıklarımızın herkesinkinden farklı olduğunu düşünmeye meyilli oluruz. Aşkın özel olduğunu düşünme sebebimiz aşkın mükemmel bir duygu olduğunu düşünmemizle doğru orantılıdır. Çoğu zaman aşkın heves olduğunu, kendi kendine gelişen ve kendi kendine kaybolan bir olgu olduğunu düşünürüz. Aslında aşkın bittiğinin çoğu zaman elle tutulabilir bir kanıtı da yoktur. Azalır, artar, azalır ve belki bir gün biter. Son ilişkimden önceki hayatımda aşkın emek gerektirmediğini, kendiliğinden gelişen duygularla yönlendirildiğini düşünürdüm. Son ilişkimin koşullarının zorluğundan olsa gerek az biraz bu durumla yüzleşebildim :D ilişkilerin aslında çok emek istediğini, sevginin herkese verilebilecek bir şey olmadığını, bağzı noktalarda tavizler verilmesi gerektiğini ve bunların hemen toxic tanımına dahil edilmemesi gerektiğini de öğrendim. Yaşadıkça öğrendiğim bu şeylere bir anlam verebilmek zordu. Açıkçası çoğumuz için de zor olduğunu düşünüyorum. Çünkü etrafta o kadar çok bilirkişi çıktı ki.. duygularımızı bizden daha çok hissedenler mi dersiniz, ilişkiler hakkında kesin ve genel yargıları olanlar mı... Kendi sayıklamalarımı bir kenara bırakıp biraz kitap hakkında konuşabilirim galiba :) Önce yazarından bahsetmek istiyorum ki Alain de Botton benim aşık olduğum yazarlardan biridir. Çünkü yazdıklarının iyileştirici bir tarafı olduğunu düşünüyorum. Kitaplarını okurken benzer sorunlarımız hem bir anlam kazanabiliyor hem de çözüme kavuşma yolunu çizebiliyor. Okuduğum her kitabı bende gerçek anlamda katarsis etkisi yaratıyor diyebilirim özetle. Bu kitabında Kirsten ve Rabih adında bir çiftimiz var. Evlilik dönemleri de dahil ilişkilerinin her dönemini anlatan bir kurgu okuyoruz ve ara sıra yazarımız çiftin geçirdiği deneyimler hakkındaki yorumlarını iliştiriyor
Edebiyat
Aşk DersleriAlain de Botton · Everest Yayınları · 20241,187 okunma
Hayal kırıklığı
5/10
·264 syf.·
2023 2. kitabı
Selam selam :D Çoook uzun bir zamandan sonra inceleme yazmaya karar verdim. Çünkü "adaptation" dediğimiz "uyarlama" olaylarında ismi geçen kitap ve filmler olabildiğince fazla yorumlanmalı ve kıyaslanmalı. Diziyi izlediğim için burada kendimce diziyi ve kitabı ayrı ayrı yorumlayıp en son da kıyaslama yapmaya çalışacağım. Umarım 3-4 ay sonra yazdıklarımdan utanmam xd KİTAP Yazım dili çok kötü. Edebi açıdan yetersiz. Basit cümleler barındırmasına rağmen kitap akmıyor, okuma zevki vermiyor. Bunun çeviriyle alâkalı olabileceğini düşünüp birkaç yabancı yoruma da baktım, onlar da benimle aynı düşünmüşler. 21. Yüzyılın en iyi kitaplarından olduğu düşünülmesi çok ironik bir durum :d Kurgu açısından ele alırsak konusu farklı değil ve karakterler üzerinden gidilmiş daha çok. Duygusal iq yönünden zayıf biri olduğumu düşünmüyorum hatta empati yeteneğim yüksektir, bunlara rağmen karakterleri anlamakta çok zorluk yaşadım. Yan karakterler çok silik. Üzerinde hiç durulmamış.. Marianne'in annesi şiddet görmüş biri, tamam. Onun da sorunları var ama Marianne'i neden sevmiyor , oğlu ve kızı arasındaki tavrı neden böyle vs. gibi sorular da yanıtsız kalıyor okurken :( DİZİ Bana kalırsa eleştirilecek çok bir tarafı yok. Hâlâ arada açıp baktığım, sahnelerini defalarca izlediğim bir dizidir kendisi. Oyuncululuklar ve kamera açıları, dizinin soğuk atmosferi, karakterlerin birbiriyle uyumu.. hepsi harikaydı benim için. Sadece sevişme sahnelerinin çok fazla olması kafamda acaba diziyi satmak için mi bu kadar kullandılar diye bi sorgulatmıştı. İzlerken karakterleri anlamakta çok zorluk yaşamadım. Yan karakterler üzerinde de durulmuş. Olayların anlamsızlığı bir tık yıkılıyor kafanızda. Son olarak, Kitap sanki uyarlama amaçlı yazılmış gibiydi. Eksikleri çok fazlaydı. Dizi daha yeterli,
Edebiyat
Normal İnsanlarSally Rooney · Can Yayınları · 20199,8bin okunma
Hayatın tesellisini 6 büyük düşünürde bulabilir miyiz?
9/10
·309 syf.·
Beğendi
·
2022 33. kitabı
Toplum tarafından kabul görememenin tesellisini, Sokrates' ten Yeterince paraya sahip olamamanın tesellisini, Epikür' den Düş kırıklığı yaşamanın tesellisini, Seneca' dan Kendini yetersiz hissetmenin tesellisini, Montaigne' den Kırık bir kalbin tesellisini, Arthur Schopenhauer' dan Zorluk yaşamanın tesellisini, Friedrich Nietzsche' den bulabilir miyiz? Alain de Botton ' ın tam olarak üzerinde durduğu sorular ,bana kalırsa, bunlardı. Herhangi bir altyapı gerektirmeden anlaşılabilen, felsefenin kendine özgü ağırlığını sindirilebilir kılan sürükleyici ve çok keyifli bir kitap olmuş. Beni fazlasıyla tatmin etti. Teselli aradığım şu günlerde iyi geldi.
Edebiyat
Felsefenin TesellisiAlain de Botton · Sel Yayıncılık · 20224,256 okunma