Bu hareketin gerçek amacı, Arktik bölgelerdeki dev enerji hazinelerini Rus-ya’ya kazandırmaktır: bugünkü tahminlere göre, dünyanın el dokunulmamış petrol ve gaz rezervlerinin neredeyse bir çeyreği Arktik Okyanusu altında yatmaktadır. Rusya’nın hak iddiasına, muhtemelen, Arktik bölgelere sınırı olan şu dört ülke itiraz edecektir: ABD, Kanada, Norveç ve (Grönland üzerindeki egemenliği nedeniyle) Danimarka.
Hayata Dair
Kendine özgü bir zavallı olmak için mi geri gelmişti Norveç'e? Yırtıcı ve kekeleyen bir sesle konuşuyordu. Bıçaklardan, aşkın renklerinden, nefretin kokularından söz etti. Nefretin boğucu, kışkırtıcı kokularını, karşılık görmeyen aşkın aptallaştırıcı griliğini, ölümün sadık dostluğunu, varoluşun kanlı çekirdeğini, cinayette yatan ahlakı ve hırsızların saygınlığını anlattı, Elinde ne varsa hepsini ortaya serdiğini düşünüyordu. Dili sözcüklere yetişemediğinde masaya vuruyordu, gözleri nemlenmiştí. Bıçağını çekmiş, anlamaları için onları tehdit ediyordu, ama bir işe yaramadı. Gözler yine eskisi kadar kibar ve uzak bir ilgiyle bakıyordu ona. Genç sıkkın yüzlerin buruşukluklarında kotaları medyayı ve modernizmi gördü. O öğrenilmiş boşluk onlarada armağan edilmişti.
Sayfa 75 - Ayrıntı Yayınları·Kitabı okudu
Reklam
İnsan aşırı milliyetçi değilse ne yapmalı? Böyle bir milli takımla nasıl devam edebilir? Eskiden İspanya elendiğinde (ve hatta öncesinde) İtalya'yı çok tutardım, ama orası da Berlusconistan olduğundan beri bunu pek mümkün göremiyorum. İyi oynayan Fransa ve en azından sporu icat etmiş İngiltere turnuvada yoklar, sevimli ve ayyaş İskoçya da aynı şekilde. Çifte Gil beyin bir elemanı tarafından çalıştırılan Kolombiya'nın bu yüzden artık benim için pek bir çekiciliği kalmadı. Kendimi Brezilya veya Arjantin'i destekleyemeyecek kadar Avrupalı hissediyorum, Normandiya Çıkartması'nın ellinci yıl dönümünde de Almanya'yı tutamam. İsviçre o kadar nötr ki onu tutmak mümkün değil. Sonra Romanya, Bulgaristan, Norveç ve Belçika var. Kimseyi gücendirmek istemem ama onlar için çıldırmak biraz zor geliyor. Rusya'ya gelince, Yeltsin'in takımı olması yeterince kötüydü, el değmemiş upuzun sakalıyla Soljenitsin'in de takımı olması çok daha feci. Elde sadece Kamerun, insanda sempati uyandıracak pek çok şartı yerine getiren "boyun eğmez aslanlar" kalıyor: İyi oynuyorlar, neşeliler, fakirler ve bir geleneğe sahipler.
Aslanlar Chamberi’de·Kitabı okudu
Sizler, futbolun Finlandiya’daki ilerleyişinden dolayı heyecanlanıp ‘Kuvvetli Bacak’ futbol takımının İsveç, Norveç ve Danimarkalılarla maçlar yapmasından ve hatta Macaristan’a giderek orada da galip gelmesinden dolayı sevinç duyuyorsunuz. Fakat ben sizin sevincinize katılmıyorum. Sevgili ülkemiz Suomi’de Güçlü Fikir, Kaliteli İşler, Büyük Teşebbüsler, Süt Veren İnek, En İyi Yumurta, En İyi Tohumluk Ekin, Kar Gibi Beyaz Bez, Temiz Vicdan, Yeni Fikirler isimli topluluklar olsaydı çok daha mutlu olurdum. Ben Finlilerin yalnız Macarları değil, Fransızları ve İngilizleri de yenmesini ama bunu sadece futbolla değil bilim, güzel sanatlar, ticaret, sanayi, adalet, ülkenin kalkınmasıyla da yapmasını arzu ederim. Ülkemizin ilerlemesi yolunda verdiğimiz bu savaşta yalnızca futbolcuların kuvvetli kolları ve bacaklarıyla çok ileri gidemezsiniz. Topa kafa vurabilmek için sağlam bir alın gerekir ve en sağlam alın koçta bulunur. Koç kafasının Fin gençliği için övünç kaynağı olacağını sanmam. Sokrat’ın ve meşhur Herkül heykelinin resimlerini araştırıp bulup bunları birbiriyle karşılaştırırsanız Sokrat’ın büstünde bir bilge kafası olduğu gözünüze çarpacaktır. Geniş bir alın; burası beynin olduğu yerdir. Sokrat’ın beyni sanki kafatasının içine sığmıyormuş da dışarı fırlayacakmış gibi görünmektedir. Herkül heykeline baktığınızda eski Yunan efsane kahramanının güçlü ve kaslı bedeni karşısında şaşırırsınız. Bu güçlü bedeni taşıyan ve âdeta bir kütüğü andıran bacaklar, gemi halatına benzeyen kol kasları, geniş omuzlar, geniş bir göğüs kafesi ve manda boynuna benzeyen bir boyun ve küçük bir kafa, dar ve ensiz bir alın. Bütün bunlar güçlü bir bedenin dışavurumudur. Fakat bu kahraman çok akıllı değildir. Muhteşem bir bedeni olan kuvvetli ve kaslı bir adamdır fakat akıl, maneviyat ve
Bu kadar tekrarın ne anlamı var ki?
Kur’an’da cennetteki suyla ilgili o kadar tekrarlar var ki insan hayret ediyor. Kur’an’ın toplam 114 suresinden 27’sinde defalarca “Sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacağım”diyor. Bir kere bunun hayali olması bir yana; bu kadar tekrar niye? İkide bir aynı cümleyi tekrar etmenin ne anlamı var? Demek ki Hz. Muhammed İsveç, Norveç gibi kuzey ülkelerde peygamberlik yapsaydı, orada su sıkıntısı olmadığı için, o bölgelerde en çok ihtiyaç duyulan ne ise bu sefer o sıkça işlenmiş olunurdu.
Şimdi hasretimiz bütün Norveç'ti.
Sayfa 36·Kitabı okudu
Reklam
Reklam