burada her şey o kadar yoksul ve umutsuz ki insan senin gibi bir şey istemeyi bile unutabilir. insan burada yaşamayı değil, ölmeyi düşleyebilir yalnızca...
albayım bu oyun çok ciddi; bakın ben bile ağlıyorum. imkansızlık duvarının önünde ağlıyorum. bu duvar beni çıldırtıyor albayım. başımı, bu duvara vurup parçalamak istiyorum. başım ağrıyor albayım; biraz yürümek, biraz kendime gelmek istiyorum. şimdi ne olacak albayım?