*it was impossible not to reflect the reflection.
*No need to hurry. No need to sparkle. No need to be anybody but oneself.
*And (pardon me the thought) I thought, too, of the admirable smoke and drink and armchairs and the pleasant carpets: of the urbanity, the geniality, the dignity which are the offspring of luxury and privacy and space.
Çocuğun ana/babanın ihtiyaçlarına uyum sağlaması -kesinlikle olmasa da çoğu zaman- "sanki-kişiliğinin" ya da genellikle "sahte-benlik" olarak nitelenen bir kişiliğin oluşmasına yol açar...
...Hastaların boşluk duygularından, anlamsızlıktan, kendilerini vatansız gibi hissetmekten şikayetçi olmaları doğaldır, çünkü hastalar gerçekten de bir boşluk içindedirler. Bir insan olarak sahip olduklari olanaklarda giderek bir koflasma, fakirlesme, budanma olmuştur; belli yanları körelip ölmüştür. Bütünlüklerinin çocukken yaralanması, canliliklarini ve kendiliğinden/spontane davranışlarını onlardan koparıp almıştır.