Tarihin ve Vicdanın Sessiz Çığlığı
10/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2026 00:00
"Savaşı zenginler çıkarır, yoksullar ölürler." - Sartre Gözümde yaşla, içimde büyük bir öfke ile okudum kitabı. Son zamanlarda okuduğum en güzel Türk ve tarihi romanlardan biriydi. Dili ve üslubuyla sanki o zamanlarda yaşamış bir kişinin yazdığı bir eser gibi hissettirdi bana. Yüreğimi tam on ikiden vurduğunu söyleyebilirim. Bu ülkede hâlâ zenginler zenginliklerinin keyfini bir şekilde sürerken, yoksulluk ve garibanlık da ne yazık ki sınır tanımıyor. Emekçinin hakkı yerde kalıyor. Birilerinin alın teriyle mal varlıklarını çoğaltan insanlar, maalesef emek verenlerin sırtına binmeye, onlara haklarını teslim etmemeye devam ediyor. İnsan sanıyor ki, vakti zamanında bu ülke tam manasıyla kan ağlıyorken; vatan toprağı düşman devletlerce parsel parsel paylaşılmışken bütün halk, tüm ruhuyla taşın altına elini koymuştur. Canını, malını elinde verebileceği ne varsa ortaya sermiştir. Hiç aksini düşünmemiştim bu zamana kadar. Ne yazık ki o zamanlarda da kendisi için yaşayan, canını ve hatta malını bile ortaya koymayan "Benim işim yolunda olsun da, dünya yansın ne gam" diyen ağalar, beyler, paşalar o devirde de varmış. Şimdiki zamanda yaşayanların atasıymış o tek kendini düşünen içimizdeki düşmanlar. Vatan evlatları, parası olmayanlar savaşlarda ölürken, az bir bedelle savaşa katılmayan ağa ve beylerin varlığı kanımı dondurdu. Sonra düşündüm ki aynı insanlar hâlâ aramızda. Neyse ki her şeye rağmen, her türlü haksızlığa, çürümüşlüğe, adaletsizliğe rağmen içimizde insanlığını koruyabilen, kendisini feda edebilen vatanperverler de varmış. Yoksa şu an bu satırları yazıyor olmaz ve bu özgür hayatları yaşamazdık. Nasıl bir zamanmış ki sadece dışarıdaki düşmanla değil, asıl kendi öz varlığından olan "dostum" diyebileceğin içindeki düşmanla da savaşılmak zorunda kalınmış. At izinin,
Kırmızı BuğdayAhmet Büke · Can Yayınları · 2025693 okunma
10/10
·603 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2026 01:12
Grange’ın yine sevimsiz olan ama bir şekilde de sevdiğimiz kahramanı/kahramanları ile olan bir başka insanı rahatsız eden güzel romanı. Grange’ı aslında güçlü yapan unsulardan en başında olanı benim için romanlarındaki kahramanlarının tam olarak iyi olmaması diyebilirim. Grange’ın dünyasında “saf iyi” diye bir şey olduğunu söyleyemem. Romanları siyah-beyaz değil, kirli gri tonlardan oluşur. Romanlarında anlarız ki O’nun temel bakışı: İnsan doğası karanlıktır; iyilik bile çoğu zaman kusurludur. Bunun için de her bir romanında kahramanlarında aşağıdaki durumları net şekilde görürüz. - Kahramanları genel olarak travmalıdır. - Takıntılıdırlar. - Şiddete meyillidirler. - Ahlaki sınırları esneyebilen, belki de hiç olmayan kişilerdir. - Bazı durumlarda empati yoksunudurlar. - Bazen de kitap içindeki suçlulara fazla benzeyen, katilden ayırt edemediğimiz tiplerdir. Bir nevi romanlarında işlediği ana konu, canavarı yakalamak için biraz canavar olmak gerekir mottosuna uygun kişilerdir. Tamamen iyi olan bir insan, gerçek bir kötülüğü anlayamaz çünkü. Bu yüzden de kahramanları şiddete dayanıklıdır. Suçlunun zihnine girebilir ve etik çizgiyi aşabilirler. Yasaları esnetir, kendi yasaları ile ilerleyebilirler ama bu öyle Amerikan filmlerinde ya da kitaplarında olan kural tanımaz dedektif ajan tarzında olan klişe şeklinde de değildir. Empatiden yoksun, sezgiyle hareket eden tiplerdir. Bunun için de Grange düz bir şekilde polisiye roman yazmak yerine psikolojik gerilim ile harmanlanıp şekil verilmiş polisiye-psikolojik gerilim olarak güçlü eserler çıkarmaktadır. Rahatlıkla söyleyebilirim ki Grange karakterlerin neredeyse hepsinde: - Çocukluk travması - Aile kopukluğu - Kimlik krizi - Bastırılmış öfke vardır. Bu yüzden de karakterleri: - “Normal” biri değildir - Sosyal olarak
Alıntı
Mermer AdamJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap · 20222,600 okunma
Reklam
Puan vermedi·165 syf.··
2025 14. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2025 12:01
Kitabı PDF olarak TDK e-mağazadan ücretsiz indirdim. Orijinal metin latinize edilmiş ve kelime anlamları dipnotta verilmiş. Orijinal metnin çok ağır bir dili yok. Hikâye Aziz Nihad Bey ve onun karısı Nigar arasında geçen bir aldatma vakasını anlatıyor. Bir gün Aziz Nihad Bey karşıdaki pencerenin perdesinin kıpırdağını görüyor ve içine bir kurt düşüyor. Acaba karısı kendisini aldatıyor muydu? Karşıdaki pencerede bir erkekle uzaktan uzağa muaşaka mı yaşıyordu? Hikâyeyi okuyarak bunu öğreniyoruz. Bundan sonraki kısım SPOİLER içerecektir. . . . Aziz Nihad Bey bu perde vakasını gördükten sonra düşündükçe düşünüyor. Karısı aldatıyor mu, neden aldatıyor. Oysa karısı ehl-i namus ve ismetli bir aileden gelen bir kadındır. Sayfalarca bunu düşünüyor. Sonrasında bir delil arama yolunu düşünüyor. Karısını uzaktan takip ediyor evin içinde mektuplar arıyor ilâahire... Sayfalarca da bunu görüyoruz. Ve sürekli Aziz Nihad Bey'in fikrinden geçen düşünceleri okuyoruz. Bu bazen ister istemez yoruyor. Bu kadar uzaması iyi olmadı hissiyatı veriyor. Aziz Nihad Bey'in aldatma üzerine birçok fikirlerini öğreniyoruz. İnsanın hele bir kadının neden aldatacağını derin derin düşünüyor Aziz Nihad Bey. Hatta bir ara kütüphanesi gidiyor ve oradaki kitaplardan şu bilgileri öğreniyor: (s. 121-124) __Oradan öğrendi ki zevce evvela esirdi, erkekler en evvel kadınları hizmetlerine kullanmak için hizmetçi gibi nikâhsız almışlardı. Bunun için onları kıskanmazlardı. Bugün hâlâ Tazmanyalı kadınların kocaları karılarının Avrupalı münasebetini şerefli bulurlar hatta iftihar ederler. Avusturalyalılar ise karılarını maa’l-memnûniye593 ikram ve iâre ederler594. Kaliforniya’daki Hintliler karılarının birçok erkeklerle münasebette bulunmasını bir ayıp değil, şeref addederler. Esasen gerek ilk zamanlarda gerek
KâbusMehmet Rauf · Türk Dil Kurumu Yayınları · 2025126 okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2025 10. kitabı
#okudumbitti köşemizde bugün #ms2150 isimli kitap yer alıyor. Kitap bir makro felsefe düşüncesiyle yola çıkıyor ve okuyanına yepyeni bir bakış açısı vaadediyor.. Dediğini yapma potansiyeli çok yüksek çünkü makro felsefe noktasında önbilginiz yoksa gerçekten anlattıklarıyla zihninizi zorlayabilecek bir kitap… Hikaye 1976 yılında yaşayan kahramanımızın bir gece 2150 yılına transfer olmasıyla başlıyor ve uyanıkken 1976 da rüyadayken 2150 de serüvenine devam ediyor. Ama 2150 şimdiye kadar kahramanımızın kurmuş olduğu yaşamla ilgili düşüncelerini sarsıp değiştiriyor… böylece kahramanımız kendi mikro felsefesini makro felsefeye dönüştürmek için kollarını sıvıyor. Tabi bilinç düzeyini yükseltmek kolay bir iş değil… Peki makro felsefe ne diyor: Aslında evrendeki her şeyle bir olduğumuzu ve yaşamımızın sorumluluğunu almamız gerektiğini söylüyor.. Suçluyu dışarda aramamayı aslında olanın mükemmel olduğunu ve yaşadığımız her şeyin bizim seçimlerimizden kaynaklı olduğunu anlatıyor.. Bu bakış açısını sindirdiğinizde ise korku, kaygı, öfke gibi insanın titretişimini düşüren duyguların hepsinden kurtulduğunuzu böylece derin huzuru ve mutluluğu yakalayacağınızı ifade ediyor… Kulağa hoş geliyor tabi aslında makro felsefe olarak adlandırılan bu bakış açısına sahip her toplumda insanlar çıkıyor.. Adının ne olduğu çok önemli değil aslında ne dediği, anlattıkları asıl dikkat edilmesi gereken… çünkü makro felsefe dediğimiz şey aslında bizim buralarda teslimiyet bilincinden yani başka bir ifade ile tevvekkül etmekten çok da farklı bir şey değil… Ne diyelim ki her devirde ve çağda bizlere başka bir dünyanın mümkün olduğunu söyleyen fısıltılar çıkacaktır. Bu fısıltılara kulak verdiğiniz taktirde fısıltıların sesinin yükseldiğini ve zamanla sizin sesinize dönüştüğünü göreceksiniz.. M.S 2150
Edebiyat & Roman
M.S 2150Thea Alexander · Akaşa Yayınları · 20141,491 okunma
Bediüzzaman Hazretlerinin Cihadı
Puan vermedi
@Muslumann Bediüzzaman Hazretlerinin Cihadı “Bizim düşmanımız cehalet, zaruret, ihtilaftır. Bu üç düşmana karşı sanat, marifet, ittifak silahı ile cihad edeceğiz.”(Bediüzzaman Said Nursi ,Tarihçe-i Hayat) Fatır-ı Hakimin ezelden beri cereyan eden bir kanunudur ki, herhangi bir milletin felâketlere maruz kalması, fertleri arasında fitne ve fesadın çoğalması, dalâletin hidayete, şerrin hayra galip gelmesi hâlinde, o milletin içinden bu tehlikeleri bertaraf edecek ve o milleti sahil-i selâmete çıkaracak bir peygamber, bir mürşit, bir müceddit veya bir mehdi gönderir. Bu İlâhî kanun Hz. Adem’den (ASM) bu yana böyle devam etmiş ve kıyamete kadar da devam edecektir. Peygamberimiz’den (ASM) sonra peygamber gelmeyeceği için, bu vazife Peygamberimizin varisi olan âlimlere tevdi edilmiştir. İşte bu sırra Peygamberimiz (ASM) şöyle işaret etmiştir: “Cenâb-ı Hak lütuf ve kereminden her yüz senede, ümmetimin dinini tecdid ve takviye için bir veya birkaç müceddid gönderir.”1 Bediüzzaman Hazretleri de her asırda insanları irşadla vazifeli mürşit ve mücedditlerin bulunmasının zarurî olduğunu şöyle ifade buyuruyor: “Cenâb-ı Hak kemal-i rahmetinden şeriat-ı İslâmiye’nin ebediyetine bir eser-i himayet olarak, herbir fesad-ı ümmet zamanında bir muslih veya bir müceddid veya bir halife-i zişan veya bir kutb-u âzam veya bir mürşid-i ekmel veyahut bir nevi Mehdi hükmünde mübarek zatları göndermiş; fesadı izale edip, milleti ıslâh etmiş; Din-i Ahmediye’yi (ASM) muhafazaetmiş. Madem âdeti böyle cereyan ediyor; ahir zamanın en büyük fesadı zamanında; elbette en büyük bir müctehid, hem en büyük bir müceddid, hem hakim, hem mehdi, hem mürşid, hem kutb-u azam olarak bir zat-ı nuraniyi gönderecek.”(Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat) Peygamber varisi olan bu mümtaz zatlar bütün
Din
Risale-i Nur KülliyatıBediüzzaman Said Nursî · RNK Neşriyat · 0858 okunma
Kumarbaz, jack bowman
3/10
·480 syf.··
2024 5. kitabı
Konu: Tom, kumarbaz ve uçak kazalarını incelemeyi seven bir NTSB çalışanıdır. 737 numaralı uçağın patlamasıyla insanlar ölür. Bu patlamanın sebebini bulmaya çalışırken aynı zamanda yasa dışı işlerin içine çekilir. Uçak patlaması bir kaza mıdır yoksa değil midir? Tom, kumarda ve hayatta kazanabilir mi, kazanma şansı nereye kadar devam eder? Bu kitaba uygun yaş önerim: +20 Kitapta cinsellik, küfür, argo, eşcinsellik, kan, vahşet... gibi ögeler var. Çocuklara uygun değildir. Bu kitabı okumalı mısınız? Puanım: 3/10 Kitap genel anlamıyla fena değil. Açıkçası ne beklediğinize göre değişir ama ana karakterimiz çok zeki ve sevilesi biri değil. Bundan dolayı da beklentilerinizi düşük tutarsanız beklentilerinizi aştığı birkaç ana sahip olabilirsiniz. Yazarın betimlemeleri, karakterin iç dünyasını yansıtması bakımından çok başarılı. Yazar, kurgu olarak çok fazla şans faktörüne ve raslantısallığa yer veriyor. Sonu olayın çözümü açısından tatmin edici olmakla beraber tam anlamıyla iyi bir sona sahip değil. Sonuç olarak çerezlik okunabilecek bir macera, gizem, romantizm, gerilim romanı. Tam anlamıyla kaliteli bir polisiye değil. Boş vaktiniz varsa neden olmasın? <SPOİLER> Kitabın Ayrıntılı İçeriği: Karakterler: Tom Patrick: Koca çenesini tutamayan, patavatsız, kaba, umursamaz bir uçuş kaza araştırmalarında görevli, işini seven bir araştırmacı. Kendisi aşırı şanslı bir insan Halo Jackson: 737 numaralı uçağın patlaması sırasında orada görevli olan ve en yakın arkadaşı Chris'i kaybeden, sakin, neşeli, yardımsever, zeki bir siyahi Ness: Kumarhanede dolaşan sarışın ve aşırı güzel bir kadın Lucia: Pavyonda striptizci olarak dans eden, son sınıf psikoloji öğrencisi olan siyahi bir kız Pam: Güney Afrika'da uçak kazalarından görevli ekibin lideri olan samimi, şakacı bir kadın Stanley :
Kitap İncelemesi
KumarbazJack Bowman · Panama Yayıncılık · 2015176 okunma
Reklam
Reklam