En yakın arkadaşımın tavsiyesi üzerine okuduğum bir kitaptı. O kadar beğendim ki farklı aralıklarla iki kez okudum. Etrafımdaki herkese de mutlaka hayatınızda bir kez okuyun dediğim bir kitaptır.
Amerikalı bir doktor, Avustralya yerlileri olan Aborijinler eşliğinde dört ay süren ve çölü boydan boya katettikleri uzun bir yolculuğa çıkar.
Bu yolculuk sayesinde Aborijin kabilesinin binlerce yıllık kültürlerinin felsefesi ve bilgeliği ile tanışır.
Dayanıklılığının her gün sınandığı bu zorlu yolculukta, karşılaştığı her zorlukla birlikte ruhu da değişime uğrar.
Yolculuk boyunca önceden ilkel olarak gördüğü bu insanların doğa ile nasıl iç içe yaşadıklarını, bu kupkuru çölde asla aç ve susuz kalmadıklarını, konuşmadan birbirleri ile iletişim kurduklarını 'ki beni en etkileyen bölümlerden bir tanesidir', karşılaştıkları her tür sağlık sorununu çözecek bir birikime sahip olduklarını; hırs, kin, nefret, saldırganlık gibi olumsuz duygularının olmadığını asla yalan söylemediklerini hiçbir olayı veya kişiyi yargılamadıklarını ve daha birçok olağanüstü yetenekleri olduğunu görür.
Yazar, tüm yolculuk boyunca kendi kentli yaşamı ile yerlilerin yaşamını, hayata bakışını ve felsefelerini karşılaştırdıkça onların bilgeliklerine hayranlık duymaya başlar. Batı toplumlarının aksine hiçbir nesne ve eşyaya bağlanmayan ve mülkiyetçilik bilmeyen bu insanlara büyük bir saygı ve minnet duygusu besler.