Kalmak için gelmemişti. Kalmak için yaratılmamıştı. Bazı insanlara "Kal" demekle "Öl" demek aynı şeydi sanki.
Şair, kurdu o son bakışında ne demek istediğini anlıyor. Asil hayvan, o son bakışıyla demek istiyor ki: inlemek, ağlamak, yalvarmak hepsi zillettir. Kaderin seni sevk ettiği yolda uzun ve ağır vazifeni dişini sıkarak ifa et! Sonra da benim gibi hiç ses çıkarmaksızın ıstırap çek ve öl.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Vazgeçenler asla kazanamaz ve kazananlarda asla vazgeçmeyenlerdir.
Sayfa 96 - Altın kitapları·Kitabı okuyor
Ben zaten o ilk acıyla ölmediğimde çok gücenmiştim hayata. İnsan olmuştum ilk o zaman. Ya da bozmuşlardı beni yenidoğandan. Kendimi acıya teslim ettiğimde hatırladım, ölünmüyordu...
PKK'lıyla karşılaşınca, o ateş edince ateş edebilecek miyim" diye düşünürdüm. Kafamda böyle bir soru vardı, düşman yoktu. Sonra düşmanı mayın olarak gördüm. Arazide kullanıldıkları için katır veya başka hayvanlar için "öldür" emri geliyor. Öl düremiyordum. Öldürme açısından askerler daha istekliydi. En azından hayvanları korudum, onlar için "öldür emri" vermedim..
Sayfa 226 - Metis Yayınları·Kitabı okuyor
Anı
Kaderinin şoförü sensin.Emin ol.Onu dram istikametinde sürme.Biraz gül, yahu!Değmez vallahi bu dünya...
Sayfa 37 - Ötüken·Kitabı okuyor
Edebiyat & Roman