kaybettiğini bulabilmek
Hiç kendinizi, ruhunuzu kaybetmiş hissettiniz mi? Açıkçası ben şu anda öyle bir dönemden geçiyorum. Sanki benim için hiçbir aydınlık yol yokmuş odamdaki tüm ışıklar söndürülmüş gibi. Fakat içimdeki
Hayata Dair
+Kişi,kendini hayalinde bitmemiş işi olan insanın yerine koyarak, onunla diyaloğa geçebilir ve onun koşulları ile olaylara bakarak, empati kurarak, onun davranışını anlayabilir ve belki de affedebilir. -İnsan affedince bitmemiş iş kalmıyor, değil mi? +Evet, affetmek bu nedenle sağlıklı bir davranış. Tabi, gerçekten affedebilmek dil ile olmaz, gönül ve kafayla affedebilmek büyük bir gönül zenginliği ister, Egosu şişkin, egosu çabucak kırılabilen insanların yapabileceği bir şey değildir bu.
Sayfa 350·Kitabı okuyor
Olmaz mı, hepimize oluyor. Bir gün geliyor, küçücük hayatın neresinden tutsan elinde kalacakmış gibi oluyor.
Kitapçıların ve çiçekçilerin bazı özellikleri olmalıdır Olric. Gelişigüzel insanlar bu mesleklerin içine girmemeli. Kitaplar ve çiçekler özel bir itina isteyen varlıklardır. Ne yazık, bu meslekler de artık olur olmaz kimselerin elinde, sattıklarıyla ilgileri olmayan kişilerin. Durmadan kitaplara ve çiçeklere eziyet ederler, onlara nasıl davranılacağını bilmezler. Bana kalırsa, bir “kitapları koruma derneği” kurmalı ve kitaplara kötü muamele edilmesini önlemeli. Herkes bu işi yapamaz. Bazı zalim insanlar, binbir itinayla hazırlanan o çiçek gibi kitapları alırlar, hiçbir koruyucu tabakaya sarmadan, evet olduğu gibi, üst üste koyarlar; sonra kalın ve çirkin bir iple bağlarlar. Zavallı kitapların, özellikle en üstte ve en altta kalanları, bu işlem sırasında kurban edilirler: kapaklarının üstünde haç biçimi yaralar meydana gelir. Kaba taşıyıcılar da onları oradan oraya fırlatırlar. Lekeler ve buruşukluklar kitapları incitir. Kapaklar, dizgiler, baskılar için gösterilen bunca itinaya yazık olmaz mı? Satıcılar da gelişigüzel dizerler onları: isimlerini bile öğrenmeden. Onlar için en iyi kitap, en çok satılan kitaptır. Müşterinin ne biçim bir insan olduğuna bakmadan, yalnız en çok satılan kitapları överler onlara. Bu adamları bir imtihadan geçirerek yeterlik belgesi verilmeli Olric. Herkes kitap satamamalı. Cahil kitapçıların, iyi okuyucuları rahatsız etmelerine izin verilmemeli artık. İyi okuyucu az bulunan, ürkek bir kuş gibidir. Kapıdan girer girmez kaçırmamalı onları.
Sayfa 576·Kitabı okuyor
Kıymadan Olur da Balıktan Olmaz mı?
Kullanılan ana malzeme açısından bakıldığında köfte, yalnızca etten yapılmazdı. Balık, tavuk, bulgur, bakliyat ve sebzeyle hazırlanan çeşitli köfte türleri de vardır. Bu malzemelerle yapılan farklı boyut ve şekillerdeki köftelerin bazıları sade hazırlanırken, bazıları içine harç konulup kapatılarak; ardından yumurtaya bulanıp kızartılır, fırınlanır ya da haşlanır. Mehmed Reşad tarafından kaleme alınan Fenn-i Tabâhat (1921-1923) adlı yemek kitabında palamut, yayın ve levrek gibi balıkların hepsinden köfte yapılabileceği belirtilir. Balıklar haşlandıktan sonra kılçıklarından ayrılır. Torik veya palamut ise yalnızca beyaz etleri kullanılarak hazırlanır.