Evrenin hiçbir anlamı olmadığını söyleyin, kimseyi kızdırmış olmazsınız; ama aynı şeyi bir insan hakkında söyleyin, mutlaka itiraz edilecek, hatta iş size karşı önlem almaya kadar götürülecektir.
Hepimiz böyleyiz: Genel bir ilke söz konusu oldu mu, kendimizi hemen "konu dışı" ilan ederek istisna konumuna yükseltmekte hiç beis görmeyiz. Evrenin anlamı yoksa, bu cümlenin lanetinden yakayı kurtarabilen biri var mıdır?
Hayatın bütün sırrı döner dolaşır işte buraya gelir: Onun da
hiçbir anlamı yoktur, ama her birimiz yine de onda anlam buluruz.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Neden bu Jurnal'e devam ediyorum? Devam ediyorum, çünkü o benim kendimle diyaloğum, çevrem, dostum, sırdaşım. Tesellim aynı zamanda. Hafızam, yankım. Acılarımı da paylaşıyor. Jurnalim kişisel deneyimlerimin deposu, psikolojik güzergâhım, düşüncelerimin paslanmasına karşı bir önlem. Yaşama bahanem, neredeyse benden sonrakilere bırakacağım tek yararlı şey...”
Arapçada sırf "korku" duygusu havf kelimesiyle karşılanır. Takva ise korktuğun için kendini korumaya almak, kendini muhafaza altına almak demektir. Bunu, depremden korkup tedbir almak gibi düşünebiliriz. Sadece "korkuyo-rum" demek takva değildir, bu yalnızca duygusal bir korkudur. Takva, korkunun gereğini yerine getirip adım atmak, önlem almak, günahtan uzak durup Allah'ın gazabından kendini korumaktır