Semrâ Sultân, bir alıntı ekledi.
19 saat önce · Kitabı okudu · 9/10 puan

Osman Gazi, 1299 tarihinde istiklalini ilan edince devleti idari bölgelere ayırır. Orhan Gazi'de Osmanlı Devleti'nin kuruluşunda hizmet alır. Devlet teşkilatlanmasının ve müesseseleşmesinin içinde bulunur.

Bursa'nın Fatihi Orhan Gazi, Özcan F. Koçoğlu (Sayfa 8)Bursa'nın Fatihi Orhan Gazi, Özcan F. Koçoğlu (Sayfa 8)
Semrâ Sultân, bir alıntı ekledi.
20 saat önce · Kitabı okudu · 9/10 puan

Daha çocuk yaşta iken, devrin ilimlerini biliyor, her türlü silahı kolaylıkla kullanıyor. Sık sık at yarışlarını ve cirit oyunlarını kazanıyordu. Onun bu zekası ve çevikliğinden Osmanlı Devleti'ne baş olabilecek bir bey olduğu görülüyordu.

Bursa'nın Fatihi Orhan Gazi, Özcan F. Koçoğlu (Sayfa 3)Bursa'nın Fatihi Orhan Gazi, Özcan F. Koçoğlu (Sayfa 3)
Semrâ Sultân, bir alıntı ekledi.
21 saat önce · Kitabı okudu · 9/10 puan

Osmanlı Devleti'nin kurucusu Osman Gazi'nin oğlu Orhan Gazi 1281 yılında Söğüt'te dünya'ya gelir. Annesi Şeyh Edebali'nin kızı Mal Hatun'dur.

Bursa'nın Fatihi Orhan Gazi, Özcan F. Koçoğlu (Sayfa 3)Bursa'nın Fatihi Orhan Gazi, Özcan F. Koçoğlu (Sayfa 3)
Acemi Okur, bir alıntı ekledi.
22 saat önce · Kitabı okuyor

Bir kadının atanması için aşağıdaki niteliklerin bulunması gereklidir:
a) Reşid olmalı,
b) Temyiz kudretine sahip olmalı,
c) İman sahibi ve adil olmalı,
d) Hukuki ehliyet ve muamele kabiliyetine sahip olmalı,
e) Bitaraf olmalı,
f) Nesebi sahih olmalı,
g) Yeterli derecede hukuki bilgi sahibi olmalı,
h) Erkek olmalı.

Hukuk ve İdare Adamı Olarak Osmanlı Devleti'nde Kadı, İlber Ortaylı (Sayfa 21)Hukuk ve İdare Adamı Olarak Osmanlı Devleti'nde Kadı, İlber Ortaylı (Sayfa 21)
Acemi Okur, bir alıntı ekledi.
22 saat önce · Kitabı okuyor

İslam Devleti'nde hakimlik görevini ilk olarak yürüten bizzat Hz. Muhammed'in kendisi olmuştur.

Hukuk ve İdare Adamı Olarak Osmanlı Devleti'nde Kadı, İlber Ortaylı (Sayfa 19)Hukuk ve İdare Adamı Olarak Osmanlı Devleti'nde Kadı, İlber Ortaylı (Sayfa 19)
Acemi Okur, bir alıntı ekledi.
22 saat önce · Kitabı okuyor

Kadı, Osmanlı İmparatorluğu'nda sadece şeriatın hükümlerini değil aynı zamanda bu hükümler çerçevesinde yorumlanması istenen örf-i sultani dediğimiz örfi kanunları da tatbik eder. Dolayısıyla kadının bir idareci olarak sorumluluğu çoktur. Bu durumun çok trajik neticeleri de olmuştur. Mesela IV. Murad Bağdat Seferi'ne çıktığı sırada karları kürenmeyen yollarından ötürü İznik kadısını astırmıştır; onun oradaki idari görevini aksattığı düşünülmüştür.

Hukuk ve İdare Adamı Olarak Osmanlı Devleti'nde Kadı, İlber Ortaylı (Sayfa 13)Hukuk ve İdare Adamı Olarak Osmanlı Devleti'nde Kadı, İlber Ortaylı (Sayfa 13)
~Aysar~, bir alıntı ekledi.
Dün 13:48 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

"Aslına bakarsanız,Osmanlı Devleti,adı henüz konmamış bir cumhuriyettir."

Emârzâde Hacı Mustafa Efendi

Harem, Yavuz Bahadıroğlu (Sayfa 186)Harem, Yavuz Bahadıroğlu (Sayfa 186)

{Ç News} 19 Mayıs Özel;
Merhabalar Efendim....!!!!

Bugün 19 Mayıs Özel Yayını ile sizlerleyiz...!!
Hazırlanın...!!! {Ç News} Yayında....!!!

Bugün Başbuğ Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün doğum günüm dediği gündür..!! 19 Mayıs nedir, ne değildir haydi bir bakalım. Geçmişe dönelim...!!!

1919 da Samsun'a çıkarken ona;
"Ordu" yok dediler "Kurulur" dedi
"Para" yok dediler "Bulunur" dedi
"Düşman" çok dediler "Yenilir" dedi
Ve gün geldi, bütün bu dedikleri oldu.(!)

Sarı Paşamızın bugün Doğum Günü, Sevdiği şarkı ve Türküleri yoruma bırakarak O'na hediye edelim.. Katılımınızı bekliyoruz...

"Cumhuriyetten Önce,
Mustafa Kemal Atatürk'ten Sonra! Hatırla, Unutma!" Başlıklı bir video hazırlamış ve YouTube a yüklemiştim vakti zamanında, buyrunuz;
--->>>>> https://youtu.be/r7nBtlbICTc

"Parola Nuh idi… Nuh, Mustafa Kemal’in gizli adıydı. Üzerine mühür basılı bir kuruş büyüklüğünde bir kağıt verdiler. Bu gizli görev belgesiydi. Yakalanırsam ilk işim onu ağzıma atıp yutmak olacaktı…”

"Kurtuluş Savaşı’nda İstanbul’dan Anadolu’ya silah kaçıran “gizli örgüt mensupları”, Mustafa Kemal Atatürk’ten söz edecekleri zaman “NUH” parolasını kullanmışlardır."

Mustafa Kemal Atatürk, Samsun'a nasıl, ne için ve kim tarafından gönderildi. Kısaca yazalım...!

Daha uzun kısmı akşam 19:19'da Turgut Özakman 'ın 19 Mayıs 1999 Atatürk Yeniden Samsun'da kitabının incelemesi'nde olacaktır... Kaçırmayın...!!

İmza edilen, Mondros Ateşkes antlaşması gereği, Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye yani Osmanlı Devleti harbi kaybetmiş ve itilaf devletlerinin dayattığı antlaşmayı boyun eğerek imzalamıştır. Daha sonra İstanbul İşgal olunmuş ve saltanat sadece isimden bir varlık olmuştur. Fiili olarak bir varlığı artık yoktur. İngilizlerin himayesi altında küçük bir sömürge hükümetine dönüşmüştür. Ne derlerse yapılıyor, mütareke şartları bahane edilerek, yurda giren düşman birliklere müdahale edilmemesi söyleniyordu… Tam bu esnada İngilizler, Mustafa Kemal’in imdadına yetiştiler.. Anadolu’da Türklerin, Ermeni köylerini bastığı yalanları üzerine, o bölgeye bir ordu gönderilmesi ve bu durumun kontrol altına alınması istenmişlerdir. Mustafa Kemal’i İstanbul’dan uzaklaştırmak isteyen bir grup, onun adını önermiş ve bu kabul edilmiştir. O esnada Mustafa Kemal’in gizliden bir şeyler planlandığı duyulmuş ve bu durumu bahane ederek İstanbul’dan gönderilme planı yapılmıştır. Aslında talih, bu şekilde Mustafa Kemal’in yanında olmuştur. Bu hususta Fevzi ÇAKMAK paşa çok yardımcı olmuş, arkadaşları ise onun yanında olmuştur.

Verilen görev yetkilerini, kendi istediği tarzda uzun istişareler sonunda genişletmiş, Fevzi Çakmak ile beraber güzelce bir oyun oynayarak bu geniş yetkileri kabul ettirmiş ve 9 . Ordu Müfettişliği Unvanı ile Anadolu’ya İSYAN’ı BASTIRMAK üzere görevlendirilmiştir. Hangi isyanı peki? İngilizlere karşı direnen halkın isyanını.. Sözde Türklerin, Ermenilere uyguladığı zulmün isyanını… Ama Mustafa Kemal bastırmak bir kenara körüklemek ve tüm vatanda milli seferberliği yaymak için gün saymaktadır. Belgeler imza edildikten sonrasını şu şekilde anlatmaktadır Paşa;

“Talih bana öyle müsait şartlar hazırlamış ki, kendimi onların kucağında hissettiğim zaman ne kadar bahtiyarlık duydum, tarif edemem. Bakanlıktan çıkarken, heyecanımdan dudaklarımı ısırdığımı hatırlıyorum. Kafes açılmış, önünde geniş bir âlem, kanatlarını çırparak uçmaya hazırlanan bir kuş gibi idim.”

Kısaca tekrar edelim, Mustafa Kemal Anadolu'da DİRENİŞ başlatmak için değil, TÜRKLERİN ayaklanmasını bastırması için gönderilmiştir...! Emperyalist uşakları, İngilizlerle birlikte hareket etmektedir..!

Mustafa Kemal Samsun'a ayak bastığında genel görünümü şu şekilde tarif etmektedir:

1919 yılı Mayıs'ın 19. günü Samsun'a çıktım. Genel durum ve görünüm:

(...)Saltanat ve hilafet makamında bulunan Vahdettin soysuzlaşmış, kendini ve yalnızca tahtını güvenceye alabileceği alçakça önlemler araştırmakta. Damat Ferit Paşa'nın başkanlığındaki hükümet zavallı, beceriksiz, onursuz ve korkak; yalnızca padişahın buyruğuna bağlı ve onunla beraber kendilerini koruyabilecek herhangi bir duruma razı (...)

Peki Mustafa Kemal yurdu düşman işgalinden kurtarmak için Samsun'a çıktığında, sultan ve ekibi ne yapıyordu?

Vahdettin ve Damat Ferit Başkanlığında İngiliz Muhipleri Cemiyeti kuruldu. Milli Mücadele aleyhinde propaganda başlatıldı. Yurdun her yerinde isyanlar çıkartıldı. İngiliz Uçaklarından bildiriler yayınlandı. Mustafa Kemal ve onunla birlikte olanlar Vatan Haini ilan edildi.  1920’de Sevr Antlaşması imzalandı. Artık Emperyalist güçler bahane arıyordu. Ülkenin her bir yanı düşman işgali altındaydı. Vahdettin ve kabinesi, İngilizler ile birlik olmuş, Kuvay-ı Milliye’ye savaş açmıştı.

Mustafa Kemal, Hem yurt içi isyanlarla boğuşuyor hem de emperyalist güçlerle savaşıyordu. Bu tabloya insanın yüreği dayanmıyor? Dışarıda ki düşman tamam da, içeride ki düşman tüm gücüyle saldırıyordu. Gazetelerde boy boy ilanlar veriliyor, Damat Ferit her yerde İsyanları teşvik ediyor, Din’i bu işe alet ederek, masum halkı kandırıyorlardı. Ancak istediklerine kavuşamadan, tüm gücü ve milleti ile Mustafa Kemal bu soysuzlarla baş etti. Henüz düzensiz olan ordu bütün isyanlarla basm ederek hem Ingilizlere hem de Istanbul Hükumetine gereken cevabı verdi..!!

Şuan geldiğimiz nokta ise;

Milli Bayramlar yasaklanıyor, ülke dışa bağımlı hale getiriliyor, milli olan ne varsa özelleştiriliyor, Cumhuriyet'in zor şartlarda kazandığı ve yaptığı ne varsa, hem manevi olarak hem de maddi olarak saldırıya uğruyor..!!

Son cümle olarak şunu demek isterim;

Bu ülkede MUSTAFA KEMALLER bitmez...!! Bizler var olduğumuz sürece ne yurt içi düşmanlarına ne de yurt dışı düşmanlarına teslim olmayız...! Sizin köhne zihniyetlerinizi yerin bin kat dibine sokarız..!

Ey Şanlı Komutan! Ulu Önder! Milli Şef! Mareşal! Başbuğ! Başkomutan! Reis-i Cumhur! Gazi! Mustafa! Kemal! Atatürk.....!

Gösterdiğin YOLDA,

Durmadan ve 'KARARLILIKLA' YÜRÜYECEĞİMİZE,

AND İÇERİZ!!!!!

Yolun; YOLUMUZDUR...!

NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE.....!

Ruhun Şad Olsun Büyük Komutan...!

19 MAYIS ATATÜRK'Ü ANMA,
GENÇLİK VE SPOR BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN....!!!

Seninle birlikte bu yola baş koymuş herkesi, gazi ve şehitlerimizi minnet ve saygı ile anıyoruz.!
Var olsunlar!

Semrâ Sultân, bir alıntı ekledi.
19 May 01:39 · Kitabı okudu · 9/10 puan

1326 Osmanlı Devleti'nin kurucusu Osman Gazi Söğüt'te vefat etti ve Bursa'da defnedildi. Yerine oğlu Orhan Gazi geçti.

Osmanlıların Atası Osman Gazi, Özcan F. Koçoğlu (Sayfa 64)Osmanlıların Atası Osman Gazi, Özcan F. Koçoğlu (Sayfa 64)