Hıristiyanlar Değil Hıristiyanlıkçılar. - Demek buymuş sizin Hıristiyanlığınız! İnsanları öfkelendirmek için övüyorsunuz "tanrıyı ve azizlerini"; yine insanları övmek istediğinizde de, tanrıyı ve azizlerini öfkelendirecek raddeye vardırıyorsunuz işi. - Hıristiyan yüreğinin görgüsü öyle eksik ki sizde, hiç olmazsa Hıristiyan gibi görünmeyi öğrenmenizi isterdim.
Hatasızlık her örnekte güzellik için yararlıdır, doğru muhakeme de incelikli duygu için yararlıdır. Birini yererek diğerini övmek nafile bir çabadır.
Felsefe
Reklam
kendi kendini övmek
Asistanın alınacağı hocanın egosunun büyüklüğü camiada meşhurdu. Övülmeyi çok severdi; bunu herkes bilirdi. Zaten bir ortam da kimse kendini övmezse, bu sefer kendi kendini övmeye başlardı.
Sayfa 107 - Kronik Yayıncılık
Özel zarar ise, satış esnasında ticarete konu olan malda olmayan özelliklerle onu övmek veya satılacak malın kusurlarını gizlemektir. Bunlardan dolayı, malı satan alan kişi zarara uğrar. Nitekim Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: "Bizi aldatan bizden değildir!" ¹⁷⁴
Sayfa 135 - Karınca Polen Yayınları | KAZANÇ VE MAİŞET/GEÇİM ÂDÂBI | 174 Müslim, Sahih'inde bu hadisi senediyle birlikte, şu lafızla da nakletmiştir (tahric): "Aldatan kişi, bizden değildir.", 102.
"... insanları kazanmak için en iyi çare onların sevdiklerini sever görünmek, doğru dediklerine doğru demek, kusurlarını övmek, her yaptıklarını alkışlamak. Yaranacak mısın, aşırı gitmekten hiç korkma. Yalan söylediğin istediğin kadar belli olsun, suratından aksın, en zeki insanlar bile kanıveriyorlar dalkavukluğa. Pohpohu bastınız mı, en gülünç, en yüzsüzce söylenmiş sözleri bile yutuyorlar..."
1000Kitap
KORPORATİZM (*)
(...) Korporatizm… Büyük Doğu–İBDA dünya görüşünün “mülkiyet hakkına bağlı cemiyet sermayedarlığı” anlayışı, kaba bir benzetmeye konu olmuş. Neymiş? Korporatizm… Hiç piramit görmemiş bir ilkokul mezununun piramitlere bakıp, “üçgen bunlar, bildiğin üçgen işte!” demesi… Evet, dışyüzden andıran yönleri vardır, “üçgen”i… Bir parantez açayım: Benim faşizmde sevdiğim birkaç yön vardır. Bunlardan biri de ekonomi modelidir. Türkiye’de çok bilinmez bu. Faşizm deyince, genellikle eli sopalı milisler anlaşılır… Bizde faşizm “biz Türk’üz, çizeriz!” seviyesindedir; kapitalizmin hizmetçisi olarak gelmiştir. Hâlbuki gidin bakın, adamlar neler yazmış, neler düşünmüş, her iki dünyaya da -palavradan değil, ideolojik olarak- nasıl meydan okumuşlar. Meramım faşizmi övmek değil. Bana zaten taban tabana zıt bir rejim. Beğendiğim birkaç yönü var. Bunların başında da, “korporatizm” adı verilen ekonomi modeli geliyor. Ama İbdacı iktisat anlayışıyla faşizm iktisat modeli, çölün ortasında yükselen piramitle kâğıda çizilen üçgenin benzerliği kadardır.
İktisat ve Ahlâk -İktisada Giriş -V-, 21 Şubat 2014, Çarpıcı Kitap·Kitabı okuyor
Deneme, İnceleme
Reklam
Reklam