• Ama biliyorum birçok kadın sevdiğinin gönlüne hep börek çörekle ya da beğendiği yiyeceklerle, ev içi rahatlıklarıyla yerleşmek isterdi.
  • Eskiden, İstanbul Yeni cami helası önünde rengarenk ibrikler içerisinde taharetlenmek için sular satılırmış.
    Emekli olan, yapacak işi kalmayan, evde hükmü ve sözü geçmeyen, artık önlerinde ceket düğmelenmeyen, toplum statüsü düşen amcalar; sıkışıp elleri ibriğe uzanan insanlara oturdukları yerden:
    -Sarıyı alma, maviyi al!
    Maviyi alan olsa,
    -Yok yok maviyi bırak kırmızıyı al!
    Diye emri vaki yapıp, "emir verme özlemlerini" giderirlermiş.
    Bu sebeble eski İstanbul'lular ona buna boş boş emirler verip, kişileri gereksiz yere kumanda etmeye çalışanlara "ibrikçi başı" derlermiş..

    Şimdi niye anlattın bunu? diyeceksiniz..
    Son günlerde ülkemizin hali malumunuz..
    Her bir yanından ırmaklar akan köylerin kudretli toprakları kurumuş,
    Anadolunun elinde atalarının binlerce yıllık tohumu kalmamış,
    Tavuklar grip olmuş,
    Danalar delirmiş,
    Dağlar yanmış bitmiş kül olmuş.
    Bütün bunlar olurken güneş gözlüklerimizle gerile gerile:
    -Amerika kim lan? Demişiz.
    Demişiz de..
    O işler öyle olmamış işte..
    Babamızın katillerine sövmüşüz, sonra çocuğumuzu onun kucağına teslim etmişiz.
    ..

    Bakmışız ki artık ne sözümüz geçiyor nede hükmümüz. Bu defa da soyunmuşuz ibrikçi başıcılığına..

    İlk hedef her zaman ki gibi kadınlar olmuş tabi..
    Nede olsa Avrupa standartlarında bir ürünün reklamı yapılmak isteniyorsa önüne kadın koymak kâfi geliyor.
    Biz bu standartlara her daim uyarız.
    Bu sebeble "bayram değil seyran değil eniştem 'kadınları camiye' niye çağırıyor." Demeyin sakın.
    Kuran'da var mı böyle bir yasak derler adama!

    Ama vergi veren toplam tescilli "seks işçisi" kadın sayısı 15 bin, devletten resmi vesika bekleyen hayat kadını sayısı 30 bin ve bunların yaş ortalamasi 15-40 arasıyken bunlara ruhsat veren sistemimiz bu durumu Kuran'ın neresinde buluyor?
    Hangi ayetinde okudunuz bunu? Diyemezsiniz kimsenin yakasını tutupta..

    Daha kadın olmadan(!) süt kuzusu kız çocukları bir bir tecavüze uğrayıp gömülürken, madem Kuran'a göre amel etmek istiyorsunuz haydi idamdan başlayalım da herkes rahat bir nefes alsın dese ya bir baba yiğit!

    Ha bu arada her köşe başı uyuşturucu satıcısı ile doluyken, mahalle aralarında cinayetler işleniyor ve kimsenin can güvenliği kalmamışken hangi sokaklardan geçirilerek camilere davet ediliyor bu hanımlar?

    Yani kadının camiye gidip gitmeme konusuna gelene kadar çok dağlar devirmeli değil miyiz?

    Şimdi önümüzde iki seçenek var..
    Ya ekonomisini dahi düşmanına kaptıran, artık birşeyleri farkedipte hükmü sözü tesir etmeyen kişiler oyalanıyor, gündemi değiştiriyor yada ibrikçiler misali kişileri gereksiz yere kumanda etmeye çalışıp egolarını tatmin ediyorlar.

    Yada geçtiğimiz aylarda BBC ye röportaj verip:
    "-Biz neden erkeklerle aynı safta namaz kılmıyoruz!" Diyen kızın projesinin devamı geliyor.
    O konuşmayı izlediğimde hep şunu düşünmüştüm. Bende birgün İstanbul boğazına nazır şöyle pekte afilli bir yere kameramanları çağırsamda bir röportaj versem..
    Mesela desem ki:
    -Neden kadın papa yokta bütün papalar hep erkek? Madem insani vasıflar olarak eşitsek niye hristiyan camiasında kadınlar papa seçilemiyor bu haksızlık desem..
    Kim beni ciddiye alırda bunu paylaşır manşet manşet?
    Yada BBC beni aynı şekilde konuşturur mu dersiniz?
    Cevap tabii ki "Hayır!"

    Bunların derdi ne namaz, ne camii, nede kadın değil emin olun..
    Hakikaten cami hassasiyeti düşünülseydi, başörtünün altının bu derece boşaltılmasına izin verilmezdi!

    Tabi birde bu durumun fıkhi boyutları var.
    Hadi erkeklerin safına bir şekilde karıştılar diyelim ki zaten bu camii meselesinin altından bu çıkacaktır emin olun.
    Farza geçerken saflar sıklaştığında ne yapacaklar omuzlarını erkeklere dayayıp,ayak bileklerini mi birleştirecekler tanımadıkları ve kendilerine haram olan adamlarla?
    Yada kalabalık cemaat namazlarında önündeki erkeğin sırtına mı secde edecekler?
    Ya da arkasındaki adamın kendi sırtlarına secde etmesine izin mi verecekler?

    Ben bu "haydi kadınlar camiye" işinin sonunu size söyleyeyim mi?

    İlk manşet;
    -Camide erkeklerle namaz kılmak istiyoruz!

    Son manşet;
    -Camide taciz,namazda istismar!

    Bir camilerimiz kalmıştı giremedikleri,lekeleyemedikleri şimdi onuda itibarsızlaştırmanın peşindeler uyanık olun!
    Bu işin sonu budur, demişti dersiniz..