"Sen neden sadece Farah' sevdiğimi anlamak istemiyorsun?"
"Leyla ben karım olmadan nefes bile alamıyorum."
"O kız olmadan ölüyorum lan! Sesi, kokusu, gülüşü ve onunla ilgili her şeyi çok özlüyorum."
"İyi bak bana, bak ve söyle, daha önce beni bu hâlde hiç gördün mü?"
“Onu özlüyor musun?”
“-Olduğunu düşündüğüm kişiyi özlüyorum.Kimliğime ve bana saygı göstermeyi reddettiği kadar hiçbir şey beni hayal kırıklığına uğratmadı. Ona hep hoşgörü gösterdim yaptığı şeyler için ona ne kadar kızgın olsam da karşılıksız sevgiye inandım. Hep onun içindeki iyiliği görmek istedim.”
‘Adını tam koyamadığım ve beni ancak türkülerin alıp götürdüğü duyguları derinden özlüyorum.
Ve sonra dönüp bakınca yaşadığımız şu hayat gevezeliğinden ölesiye sıkılıyorum.
Zamanın baş döndürücü hızı ve anların bitimsiz bir sarhoşlukla kendini tüketişi acıtıyor içimi.
En çok da, kendi ellerimizle biçimleyip kendi yolumuza sıraladığımız engellerin çokluğuna yanıyorum.’
"Vietnamcada birini özlemekle birini hatırlamak aynı kelimeyle ifade ediliyor: 'nhô'. Bazen telefonda bana 'Con nhô me không?' diye sorduğunda, sanki 'Beni hatırlıyor musun?' demişsin gibi geliyor ve irkiliyorum.
Seni hatırladığımdan daha çok özlüyorum."
Sayfa 183 - Harfa Yayınları, İngilizceden Çeviren: Deniz Koç·Kitabı okuyor