İşte, İstanbul’da gezilmesi gereken 14 edebiyat müzesi!
1.Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Müze Kütüphanesi:
Gülhane Parkı’nın Sultanahmet yönündeki girişinde, surları geçince hemen solda yer alan müzede yalnızca Tanpınar’a değil Yahya Kemal, Necip Fazıl, Nedim, Orhan Pamuk ve Nazım Hikmet gibi edebiyatçılara dair bölümler, salonlar ve buralarda özel eşyalar da yer alıyor.
2.Aşiyan Müzesi:
Tevfik Fikret’in kendi hazırladığı planlarla yaptırdığı ev Boğaziçi’nin en güzel yerinde bulunuyor. Edebiyat-ı Cedide akımından adını alan salonda yazarın kendi yağlı boya tablolarını, çalışma odasında eserlerini kaleme alırken kullandığı yazı takımını görebilirsiniz
3. Sait Faik Abasıyanık Müzesi:
Sait Faik, birçok hikâyesini Burgazada’daki köşkünde yazdı. Yazarın ölümünden 5 yıl sonra müzeleştirilen bu köşk, uzun süren bir tadilattan sonra 2013’te yeniden ziyarete açıldı. Yazarın yaşamından izler görebileceğiniz müzede aynı zamanda Okuma Odası, Eğitim Gösterim Salonu ve Mektup Odası gibi farklı amaçlara hizmet eden odalar var.
4. Hüseyin Rahmi Gürpınar Müzesi:
Hüseyin Rahmi’nin 1944’e kadar yaşadığı bu ev 2000 yılında müze haline getirildi. İçinde yazarın kitaplarının yanı sıra kendi yaptığı el işi eşyaları da görebilirsiniz. Yolunuz Heybeliada’ya düşerse, girişleri ücretsiz olan bu müzeye de bir uğrayın.
5. Yahya Kemal Enstitüsü ve Müzesi:
Yahya Kemal’in sevgilisinden aldığı karanfili ve bir tutam saçı görmek, Sessiz Gemi şiirine ilham veren odalarda gezmek ister misiniz? Beyazıt’taki bu müzede yazarın bütün kişisel eşyalarını bulabilirsiniz.
6. Orhan Kemal Müzesi:
Cihangir’de yer alan ve yazarın oğlu Işık Öğütçü tarafından 2000 yılında açılan Orhan Kemal Müzesi yalnızca yazarın eşyalarını, ilk kitap baskılarını, çalışmalarını değil aynı zamanda Ara Güler tarafından çekilmiş 70 kadar fotoğrafı, üç katlı binası içerisinde bir kitaplık ve İkbal Kahvesi adlı kafeyi de barındıran, hareketli bir edebiyat mekanı.
7. Tanzimat Müzesi:
Yalnızca edebiyat değil siyasi ve kültürel parçaların da yer aldığı bir müze. Devrin devlet adamlarına ait imzalı fotoğrafların, çeşitli görsel sanat eserleri, dokümanlar, Mustafa Reşid Paşa, Sadık Muhtar Bey ve Ziya Paşa’ya ait eşyalar ile birlikte Osmanlı’nın batılılaşma macerasının en önemli belgelerinden Tanzimat Fermanı da yine bu müzede yer alıyor.
8.Türkiye Yazarlar Sendikası Edebiyat Müzesi ve Yazın Belgeliği:
TYS Edebiyat Müzesi ve Belgeliği, belgelik ve kitaplık olarak iki bölümden oluşuyor. Belgelik bölümünde, sanatçıların belge değeri taşıyan yapıtları, mektup ve çalışmaları, bilgisayara yüklenmiş fotoğrafları ve yapıtları; kitaplık ölümünde araştırma kitapları, ansiklopedi, sözlük, antoloji ve derlemeler, yazarlar üzerine tezler, eleştiri ve deneme kitapları var. Ayrıca özel imzalı bazı kitaplar ve dergiler de bulunuyor.
9.Karikatür ve Mizah Müzesi:
Karikatür ve Mizah Müzesi, Karikatürcüler Derneği girişimiyle 1975’te Tepebaşı’nda açıldıysa da 1980 darbesinden nasibini alıp kapatıldıktan sonra 1989’da Saraçhanebaşı’nda yeniden ziyarete açıldı. Fakat yolculuğu burada da bitmedi ve Gazanferağa Külliyesi’nin 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’na devredilmesi sebebiyle yeniden Tepebaşı’na taşındı.
Mizah ve karikatür arşivinin yanı sıra uluslararası sergilere de ev sahipliği yapan müzede, isterseniz uzmanların gözetiminde özgün baskı atölyesinde çalışabiliyorsunuz da.
10.Divan Edebiyatı Müzesi (Galata Mevlevihanesi):
Beyoğlu Tünel’den Karaköy’e doğru inerken görebileceğiniz Galata Mevlevihanesi içerisinde yer alan müze, 1491 yılında inşa edilip, 1975 yılında müze haline getirilmiş. Esasen bir külliye şeklinde tasarlanan binada semahane, derviş hücreleri, kütüphane, türbeler, hazine, sebil, şeyh dairesi ve hünkar mahfeli gibi kısımlar bulunuyor.
11. Masumiyet Müzesi:
Orhan Pamuk’un aynı adlı romanından yola çıkılarak yine yazarın öncülüğünde hazırlanan Masumiyet Müzesi, roman kahramanlarının giydiği, kullandığı, romanda anlatılan objeleri içeriyor. 2012’de açılışı yapılan müze, romandan yola çıkmışsa da öte yandan 20. yüzyılın ikinci yarısındaki İstanbul hayatını anlatıyor.
12. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi:
Doğrudan “Yazar Müzeleri” kategorisi içerisinde değerlendirilmese de içeriği itibariyle bu listenin temasını yakalayan Basın Müzesi; özellikle basın tarihinden örnekler, dizgi ve baskı makineleri, Türk basın hayatının önemli isimlerine ait anı eşyaları yer alıyor. Abdi İpekçi’den Agah Efendi’ye, Şemsettin Sami’den İbrahim Şinasi’ye, Çetin Emeç’ten Sabiha-Zekeriya Sertel’e kadar birçok ismin yağlı boya portreleri de yine müze kapsamında sergileniyor.
13. Kemal Tahir Müze Evi:
Tahir’in eşi Semiha Tahir tarafından kurulan vakıf sayesinde müze haline getirilen Şaşkınbakkal’daki ev, yazarın son 10 yılını yansıtıyor. Tahir’in son çalışmalarını yaptığı ve hayata gözlerini yumduğu bu ev, apartmanın hemen giriş katında oldukça mütevazı ve sessiz bir yer. Bu müze-evde ünlü yazara ait yaklaşık dokuz bin kitap, el yazmaları, kullandığı daktilosu, çalışma masası, çeşitli zamanlarda çekilmiş fotoğrafları, ödülleri yer alıyor. Yazarın hayatının son yıllarını geçirdiği bu evde, Kemal Tahir’in yatağını, o meşhur kalın çerçeveli gözlüğünü, piposunu, saatini ve diğer kişisel eşyalarını görmek de mümkün. Müzede sadece Kemal Tahir’in değil, uzun süre cezaevinde kalan yazarın bu süre boyunca devamlı mektuplaştığı ünlü şair Nazım Hikmet’e ait izler de yer alıyor. Nazım Hikmet’in “Oliver” marka daktilosu Kemal Tahir’in odasının ortasında, çekmecelerde ise karşılıklı yazdıkları mektupları duruyor.
14. İstanbul Modern Sanat Müzesi:
Modern sanat alanında uluslararası bir kimliği olan İstanbul Modern, bugün müzesinin, kütüphanesinin, sinemasının ve veri tabanının yanında önemli etkinliklere de ev sahibi oluyor. 2004 yılında İstanbul Boğazı kıyısında 8000 metrekarelik bir alana kurulan İstanbul Modern Sanat Müzesi, 1987’den bu yana İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı tarafından geliştirilerek oluşturulan köklü bir projenin ürünü.

(HADİ ŞİMDİ BİR PLAN YAPIN VE BU MÜZELERİ GEZİP EDEBİYATA DOYUN ;) )

Ah Muhsin Ünlü (burçak beni sevmiyor)
Edebiyattan nefret ediyorum ama bu sana ne tür bir tabanca sağlar ki?

-maddeler halinde sayınız.-

1- Halamın artık ne zaman evleneceğimi sorduğunda, annemin yalan söylememek için kıvrılan dudağının köşesinde patlayan ilkokul

2- Otobüse beraber binen iki kişinin, eğer boş yer varsa yan yana oturmaya çalışması

3- Kedin için bir isim buluyorum zil

4- Sevgili şeyhim; 
Ben Allah’ı çok seviyorum.
Onu düşününce içim titriyor; elim- ayağım- soluğum, her şeyim kesiliyor.
Ama ona bir türlü açılamıyorum, ne yapmalıyım?

5- Annemle kız bakmaya gittik, ben beğenmedim.

6- Yaz olunca karıncalara basmamalıyız.

7-

SAHTE DÜNYALAR
-oyun, I perde-
Akıllı Oğlan: Duydun mu lan, Talat Paşa masonmuş.
Zeki Oğlan: Yapma yaa! (Bir an durur) Talat Paşa kim?

-PELTEK-
8- Burçak beni sevmiyor.

9- Burçak beni sevmiyor.

10- Burçak beni sevmiyor.

11-

Serkan ALTINBAŞ, bir alıntı ekledi.
5 saat önce · Kitabı okuyor

Protokole göre Enver Paşa cemiyetin tek temsilcisi ve başkumandanı oluyor, Enver'i daha sonra Orta Asya'ya sürükleyen Kuşçubaşı Sami Bey ile Halil Paşa'ya Kâşgar da ve Cemal Paşa'ya da Afganistan'da muhtar merkezler kurma yetkisi veriliyordu.
Cemiyet Anadolu'da da bir muhtar merkez teşkilini kararlaştırmış ve bu işle Mustafa Kemal Paşa görevlendirilmişti!
Mustafa Kemal, bu tayinden haberdar olduğunda kim bilir nasıl gülümsemiştir...

Enver, Murat Bardakçı (Sayfa 220)Enver, Murat Bardakçı (Sayfa 220)
Ea, Kılıç Yarası Gibi'yi inceledi.
7 saat önce · Kitabı okudu · 8/10 puan

Okuduğum ilk Ahmet Altan kitabı. Açıkcası yazarı çok sevmezdim ama kitabı çok beğendim, Sultan Abdülhamit ve İttihatcıların kavgası yorum katılmadan çok güzel anlatılmış. Ayrıca yazar, kitabın baş kahramanlarından biri olan Ragıp Bey karakterin de dedesi Tatar Hasan Paşa'dan esinlenmiş.

24 Haziran'da YALLAH ARABISTAN'A demeye az kaldı...zamanında gezi parkı yüzünden dolar arttı diyenler nerdeler şimdi ? bak gece gece dolar sahura kalktı tl'yi yiyor...BOZULMUŞ DÜŞMANLAR YEL GİBİ KAÇAR YAŞA MUSTAFA KEMAL PAŞA YAŞA !

Semrâ Sultân, bir alıntı ekledi.
15 saat önce · Kitabı okudu · 9/10 puan

"Bizimle ayak divanına çıkar mısın Recep Paşa?"

"Elbette Padişahım, yalnız..."

"Evet?"

"Şey Padişahım, ne olur olmaz, abdest alsanız!"

Padişahın kanı damarlarında katıldı, kaldı. Gözleri donuklaştı.

Recep Paşanın ne demek istediğini çok iyi anlamıştı. Dışarda kendisini bekleyen şeyin ölüm olduğunu söylüyordu. Ona istediği zevki tattırmayacaktı. Toparlandı. Gözlerini Recep Paşanın gözlerine dikti. Ap açık tehdit kokan sesiyle,

"Abdestliyiz hamdolsun" dedi, "yalnız Recep Paşa, bu sözünü her zaman aklında tut."

Haşmetle yürüyüp divana çıktı. Tahta iyice sokulan zorbalara sesinin bütün kuvvetiyle haykırdı:

"Edebsizlik etmeyin, geri çekilin!"

IV. Murad, Yavuz BahadıroğluIV. Murad, Yavuz Bahadıroğlu
M. ϜϓſϞ ^-^, bir alıntı ekledi.
21 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

Saldırganlar, Allah'ın izniyle Mustafa Kemal Paşa'dan son, en güzel dersi alacaklardır. Bu son savaş inşallah, son zaferimiz olacaktır.

Esir Şehrin Mahpusu, Kemal Tahir (Sayfa 317)Esir Şehrin Mahpusu, Kemal Tahir (Sayfa 317)
Duygu Büyükbaş, bir alıntı ekledi.
22 saat önce · Kitabı okuyor · Beğendi

“.... Rauf (Orbay) - ki Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra İzzet Paşa kabinesinde Bahriye Nazırı olmuş, Mondros Mütarekesi heyetine başkanlık etmiştir. Saltanat rejimine bağlı ve gelenekçi olduğundan Cumhuriyet devrinde Atatürk’ten ayrılmış ve onunla dargın olarak ölmüştür, kültürü kot, dünya görüşü dar fakat namuslu bir adamdı. Nitekim Atatürk öldükten yıllarca sonra Kuvay-i milliye devrinin Kazım Karabekir, Refet Bele ve Ali Fuad Cebesoy gibi ‘büyük’ tanınmışları ile bir toplantıda: -Hiçbirimiz olmasaydık, Kurtuluş Savaşı’nı Atatürk gene başarırdı. Ama o olmasaydı hiçbirimiz onun yaptığını yapamazdık, deme dürüstlüğünü göstermiştir.”

Çankaya, Falih Rıfkı AtayÇankaya, Falih Rıfkı Atay
Aysel D., bir alıntı ekledi.
Dün 18:08

Midhat Paşa, Abdülhamîd düşmanlığının zirve noktasıdır ve kahramanlıkta olduğu kadar sahte mazlumlukta, Mason ve Yahudi eliyle mâmül (Jön Türk)lük politika ve edebiyatının, içi saman dolu müze arslanıdır. Ayrıca akrep karakterinde.

Abdülhamid Han, Necip Fazıl KısakürekAbdülhamid Han, Necip Fazıl Kısakürek
Onur Özkan, bir alıntı ekledi.
Dün 15:42

Eşref, İzmir’in ilçelerinden birinde kaymakamlık yaparken,
İzmir valisi Kâmil Paşa, ilçeye denetime gelir.
İlçede Eşref’i bir eşeğin sırtında tur atarken gören vali
Eşref’in düşeceği korkusuyla şu tepkiyi verir:
– Aman dikkat et Eşref, eşek seni düşürmesin!
Eşref’in cevabı evlere şenliktir:
– Meraklanmayın paşam, eşek kâmildir.

Şair Eşref, Alpay KabacalıŞair Eşref, Alpay Kabacalı