"Peki biz nasıl dayanabildik onca yıl? Belki de insan her şeye alışıyor."
Alıntı
https://odessayayinevi.com/product/bozkurt-donencesi-1/
GATA'nın rehabilitasyon merkezi bölümündeki fizik tedavi salonunda herkes kendi hareketlerini yapıyor ve bir yandan da sohbet ediyorlardır. Tomris: Banuhan, dizi bitiyor mu? Banuhan: Biri biterken öbürü başlıyor. Tomris: Hayırlısı, ben seviyordum bu diziyi. Bahadır: Ben de seviyordum. Banuhan: Ay, sen sevmesen hatrım kalırdı. Hem sen söyle, projeler ne alemde? Bahadır: Çalışıyoruz. Banuhan: Bana yazdığın kadar kod yazsaydın şimdiye bin kere bitmişti. Tomris: Doğru vallahi. Bahadır: Yan gazi, yan. Tomris: Gaziyan demişken, arkadaşlara benden selam söyle. Bahadır: Güvenlik nedeniyle görüşemiyoruz. Tomris: Nedenini sormuyorum. Bahadır: Sorma. Tam o sırada, Fatih salona girdi. Yüzündeki gülümseme, diğerlerini de rahatlatıyordu.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Peki şimdi ruhumu ne için kullanıyorum? Her zaman kendine bunu sor.
Sayfa 46 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Felsefe
İnsan sıkıntı duyduğu ilişkilerle ve işlerle ilgili bazı alternatifler düşünür. "Başkası olsaydı daha iyi olurdu.", "Başkası olsaydı daha anlayışlı olurdu.", "Başkası olsaydı daha mutlu olurduk. .. " gibi zanlara kapılır. , Peki, nereden biliyorsun? Başkası olsaydı belki seni daha çok yıpratırdı. Başkası olsaydı her şey bundan daha aksi ve daha kötü de olabilirdi... Arzu ettiğin gibi olsaydı sana manevi açıdan büyük kayıplar da yaşatabilirdi. Belki de ondan gelecek sıkıntılar az olacağı için, o mukadder sıkıntılar belki bu kez başka yerlerden çıkagelecekti.
Alıntı
Doğru soruyu mu soruyoruz?
Amerika Birleşik Devletlerinde lise öğrencilerinin onlarca lise öğrencisini ve öğretmenini öldürüp yaralamasıyla ilgili bir salgın banliyöleri sarsmış durumda. İngiltere'de onlu yaşlardaki iki çocuk, iki yaşındaki Jamie Bulger'ı bir alışveriş merkezinden kaçırıp soğukkanlılıkla öldürdü. Filistin ve Irak'ta birçok kadın ve erkek intihar bombacısı oluyor, ikinci Dünya Savaşı sırasinda birçok Avrupa ülkesinde birçok kişi, yakalanırlarsa öldürüleceklerini bildikleri halde Yahudileri korudu. Birçok ülkede iş yerlerindeki yolsuzluk muhbirleri üstlerinin ahlakdışı davranışları­nı ve adaletsizlikleri ortaya çıkararak kişisel kayıplar yaşamayı göze alıyor. Peki neden? Geleneksel görüş (bireyciliği anlayan kültürlerden olanlar arasından) cevaplar için, yani hem patoloji hem de kahramanlık için içe yönelir. Modem psikiyatri kişiliksel yönelimlidir. Bu durum klinik psikoloji, kişilik psikolojisi ve ölçme-değerlendirme psikolojisi için de farklı değildir. Yasa, sağlık ve din dahil kuramlarımızın büyük bir kısmı bu bakış açısı üzerine temellendirilmiştir. Zannederler ki suçluluk, hastalık, günah, suçlu partinin, hasta kişinin ve günahkârın içindedir. Anlamak için "Kim?"sorularıyla arayışa geçerler: Sorumlu kim? Kim sebep oldu? Suç­lanacak kim Teşekkür alacak kim ? Sosyal psikologlar (ben de onlardan biriyim) alışılmışın dı­ şındaki davranışların sebeplerini anlamaya çalışırken bu kişili­ ğe yönelik atıf furyasından kaçınırlar. Onlar "Ne?" sorularıyla arayışa geçerler: Bazı tepkilerin oluşmasında ne gibi şartlar rol oynar? Davranışların oluşmasında ne gibi koşullar devreye girer? Eylemcilerin gözünden durum ne gibi gözüküyordu? Sosyal psikologlar şu soruyu sorarlar: Bireyin eylemleri eylemcinin dı­şındaki, ortama özgün etkenlere, durumsal değişkenlere ve çevresel süreçlere ne derece
"Peki çabamızı neye yöneltmemiz gerekir? Şuna: Düşüncede adalete ve icraatta ortak yararlara, sözde aldatmamaya, gerçekleşen her şeyin gerekli olduğuna, tanıdık, ortak bir temelden geldiğine inanarak onları smaimiyetle karşılamaya."
Alıntı