"Hiç yaşlanmak istemiyorum ben. Beni bundan esirgeyin. Gücünüz yeter mi buna? Hayır, ne yazık ki sizin bile gücünüz yetmez. Öyleyse bir sigara daha yakın. Hadi canım! İçmek istemiyor musunuz? Peki, nasıl isterseniz, keyif sizin."
"Bizi rahatsız eden insanların eylemleri değildir, çünkü bu onların yönetici ilkeleriyle ilglidir; bizi rahatsız eden bu eylemlere dair yargımızdır. Öyleyse düşünceni değiştir, yargını defet ki öfkeden kurtulabilesin. Peki nasıl olacak bu? Başkalarının sana zarar veren davranışlarının ahlaksızca olmadığını farz ederek. Çünkü zarar veren davranışlar kötü olsaydı, sen de pek çok suçtan sorumlu tutulur, haydut ya da benzeri bir şey olurdun."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Gençleri suçlamayın, kendinizi suçlayın. Siz onları nasıl yetiştirir, nasıl terbiye edersiniz öyle büyürler. Peki sizin verdiğiniz terbiye nedir? Hiç. Anneler mutfak, alışveriş, temizlik, çamaşır gibi ev işleriyle meşgul. Babalar ise görevleriyle, ticaretle, kendi işleriyle. Gece geç saatlere kadar kafe ve kulüplerde oturup kâğıt oynuyorlar. Çocuklarıyla hiç ilgilenmiyorlar. Hem zamanları yok, hem yoruluyorlar, hem de bıkıyorlar.
O kazılara katılan, Kıbrıs'ta yaşananlara şahit olan Türkler için de Türkleri seven Rumlar için de durum benzerdi aslında. Bedenler tedavi edilmişti, peki ya travmalar? Nasıl düzelirdi ki savaşların hasta ettiği ruhlar?
---"Peki o zaman neden yapıyorum bunu?"
-"Ben senin herhangi bir şey yaptığını görmedim ki hiç,"
---"Çünkü ilkelerim gereği öyle davranmam gerekiyor; çünkü politik olarak doğru olan bu. Bana bir baksana! Ben hayatta yolumu bulabiliyorum."