Paraya verilen önem ve bütün sınıflardan insanları yiyip bitiren koca bir kanser gibiydi. Bu yüzden paraya önem vermeyi reddediyordu. Geriye ne kalıyordu peki? Paraya verilen önemden başka hayatın sunduğu ne vardı? Hiçbir şey.
Sayfa 226·Kitabı okuyor
Alıntı
İstediğini zanneden araç olarak insan
Otonom Sinir Sistemi ve Beynin Antik Merkez Bölgeleri Limbik sistemin bölgeleri, karmaşık uyarım ve engelleme devreleri oluşturur. Her limbik yapının, hipotalamusun yaptıklarını etkilemek için nasıl derin bir hevesle çalıştığını görerek bunu kolayca anlayabiliriz. Bu hevesin nedeni ne peki? Hipotalamusun taşıdığı önem. Limbik yapılardan biri olan hipotalamus, 1. ve 2. katmanlar arasındaki, beynin temel düzenleyici ve duygusal parçaları arasındaki arayüzdür. Bununla paralel olarak hipotalamus, 2. Katman limbik yapılarından yoğun şekilde girdi alır ama 1. Katman bölgelerine orantısız şekilde yansımalar gönderir. Bu bölgeler, vücuttaki otomatik tepkileri düzenleyen, evrimsel açıdan antik orta beyin ve beyin sapıdır. Bir sürüngen için bu tür otomatik düzenlemeler, gayet düz mantıkla çalışır. Kaslar fazla çalıştığında vücutta bunu hisseden nöronlar, omurga üzerinden 1. Katman bölgelerine sinyaller gönderir. Bunun sonucunda tekrar omurgadan aşağıya gönderilen sinyallerle kalp atışları ve kan basıncı artar. Bu da kaslar için daha fazla oksijen ve glikoz demektir. Fazla yemek mi yendi? Hemen mide duvarları gerilir. Oradaki nöronlar bunu hissederek haberleri gerektiği şekilde gönderir ve bağırsaklardaki damarlar genişler, kan akışı hızlanır ve sindirim kolaylaşır. Çok mu sıcak? Isıyı yaymak amacıyla vücut yüzeyine kan gönderilir. Tüm bunlar otomatik ya da "otonom bir şekilde" gerçekleşir. Bundan dolayı orta beyin ve beyin sapı bölgelerine ve bunların omurgadan aşağıya ve vücut dışına gönderdikleri yansımalara hep birlikte "otonom sinir sistemi" denir: Peki, hipotalamus nerede devreye giriyor? Hipotalamus, limbik sistemin otonom fonksiyonu etkilemesini, 2. Katman'ın 1. Katman'la iletişim kurma şeklini etkileyen araçtır. Kas duvarları gerilmiş tam dolu bir bağırsak düşünün.
Sosyoloji
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Peki şimdi nasıl hissediyorsunuz?" "Bilmem ki. Biraz tuhafım. Ama artık ölmek istemiyorum."
İnsanları pek dinlemiyorum kötüyüm heralde...
"Dünyaya karşı verdiğimiz haz mücadelesini, insanlar bize kötü derken mi veriyoruz iyi derken mi yoksa iyilik ve kötülüğü düşünmeden mi? Peki bunu düşünmemek bizi kötü mü yapıyor?"
Sayfa 102·Kitabı okuyor
— "Demin bir şey söyledin. Beni merakta bıraktın: "Hepsi birbirinin aynı!" diyordun. Niçin söyledin bunu? — "İnsanlar... Gülüm." — "İnsanlar mı birbirinin aynı?" — "Evet." — "Niçin bu sözü söyledin?" — "Çünkü... bak... Bu dünyada kimbilir kaç milyon adam, kaç milyon sevgilisine der ki: 'Ben senin için canımı veririm.' Kadın, zavallı kadınlar! buna inanırlar. Yalandır bu, yalan. Ben bu yalandan nefret ediyorum. Bu yalan olunca sevmek de yalandır. Ben istiyorum ki seven bir insan ölüme hazır olsun." — "Fakat bunu ne ile ispat eder, Selma? Kendini öldürerek mi?" Selma gözlerini sımsıkı yumdu ve açtı: — "Oh, hayır!" dedi. — "Peki, ne yapsın? Söyle bana: Ne yapsın?" — "Hazır olsun, kafî." — "Ya hazırsa? Fakat ya hazır olduğuna kadın inanmıyorsa?"
Alıntı
"Peki, bana geçen gün Aşk Tapınağının Üç Temel Direği hakkında ne demiştin?" "Gerçek Aşk Tapınağının temellerinin sevecenlik, dürüstlük ve anlayış olduğunu söylemiştim. Daha doğrusu, bunu diyen filozof Mnasalcus'tan alıntı yapmıştım."
Sayfa 216·Kitabı okudu