Çalıkuşu Romanında Ana İzlekler -SPOILER İÇERİR-
10/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2024 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2024 14:53
REŞAT NURİ GÜNTEKİN’İN ÇALIKUŞU ROMANINDA ANA İZLEKLER GİRİŞ Reşat Nuri Güntekin, Millî Edebiyat Dönemi ve onu takip eden Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı’nın önde gelen isimlerindendir. Çalıkuşu adlı eseri 1922’de tefrika edilmeye başlanıp 1925’te kitap olarak yayımlanan, 1937’de büyük değişikliklerle tefrika edilmiştir (Vikipedi). En bilinen romanı Çalıkuşu olup bugün bile popülerliğini korumakta, çokça konuşulmakta ve incelenmektedir. Bu çalışmamda Çalıkuşu romanının ana izleklerini ortaya koymak suretiyle romana hâkim olan yalnızlık problemini ve aile kavramını inceleyeceğim. Anahtar Kelimeler: Çalıkuşu, Kadın, Feride, Aile, Yalnızlık, Aşk 1. Romanın Yapısı Romanın neredeyse tamamı Feride’nin güncesinden oluşmaktadır. Dolayısıyla olay örgüsünü Feride’nin perspektifinden okuruz. Olaylar, önemli ayrıntılar atlanmayacak şekilde, sanki o sahneleri okuyormuşuzcasına açık bir şekilde günceye aktarılmıştır. Romanımızda geçen olaylar ne kadar realizm etkisinde olduğunu bize düşündürse de romantizmin göz ardı edilemeycek kadar büyük izlerini taşır. Yan karakterler, figüranlar oldukça hayatın içinde karşılaşabileceğimiz tiplerdir. Buna rağmen, romanın bağlandığı sonuç,ana karakterlerin bazı özellikleri ve tesadüfler gerçek hayatta karşılaşmamızın pek de kolay olmaması bakımından romanın romantizmden de etkilendiğini söylemek mümkündür. 2.Romanın İçeriği & İzlekler ‘Karakter’ Maddesini Şekillendiren Kalıp: Aile Feride, 6 yaşında zaten hasta olan annesini kaybeder. Öncesinde de annesinin hastalığı sebebiyle Fatma isimli sütannesi ve dadısıyla vaktinin çoğunu geçirmektedir. Fatma Araptır; Feride’nin, Fatma’nın yüzündeki dövmeleri sürekli görüyor olması, ilk başta Feride’nin estetik algısını dövmeli kadınlara doğru yöneltir.
Edebiyat & Roman
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2019123,2bin okunma
"Gideceği limanı bilmeyene hiçbir rüzgardan hayır gelmez."
Puan vermedi·314 syf.··
2023 52. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2023 17:40
》Michel de Montaigne "Kendini Tanı" ve "Ne biliyorum?" gibi temel sorularla yola çıkarak bir insanda insanlığın bütün hallerini yoklayan "deneme" türünün isim babasıdır. 》Dört çocuğunu da bebekken kaybeden ve böbrek sancıları yüzünden 38 yaşındayken, 1571'de kitaplarıyla birlikte çiftliğine çekilmesiyle başlayan bu süreçte yazdığı bu kitapla bu kadar pozitif bir eserin ortaya çıkması beni şaşırttı. 》Kitap 4 farklı önsözle başlıyor. Ardından kronolojik olarak Montaigne'in hayatı yer alıyor. Daha sonraki bölümde ise pek çok tanınan ismin Montaigne hakkındaki fikirlerini okuyoruz. Sonrasında "Okuyucuya" başlığında bir bölümle karşılaşıyoruz. Burada Montaigne "Okuyucu, bu kitapta yalan dolan yok. Bu kitabı, yakınlarım için bir kolaylık olsun diye yazdım. İstedim ki beni kaybedecekleri zaman hakkımda bildikleri, daha etraflı ve daha canlı olsun." şeklinde bazı cümlelerle bizlere hitap ediyor. 》Bu konuşmasıyla kitabı yazma amacının insanlığa hitap etmek ya da bir şey öğretmek değil de, kendine mesaj vermek, kendi kendisiyle sohbet etmek, yalnızca yakınlarına bir şeyler bırakmak olduğunu söylese de aslında okura pek çok mesaj veriyor. 》Bir deneme değil de, felsefe, kişisel gelişim, hayatı sorgulama, kendini arama tadında bir kitap gibi daha çok. Hayat, insan, ölüm, inanç, sağlık, cinsellik, merhamet, kibir, din, devlet, hukuk, eşitlik, özgürlük, eğitim, kin, öfke, sevgi, aşk, ruh halleri, davranış şekilleri, toplumsal ve bireysel tutumlarımız gibi bir çok konuda önemli bilgilere yer vermiş. İnsanlık var olduğu sürece ortada olacak sorunlar ve durumlar üzerine fikirlerini anlatmış. Hangi yüzyılda okunursa okunsun, içindekiler güncel konular olacak kadar zamanın ötesinde. 》Hepsinde asıl mesaj, insanın kendisini sevmesi gerektiği üzerine yoğunlaşıyor. Ona göre insan tek bir
Edebiyat
DenemelerMontaigne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202065,6bin okunma
Reklam
Puan vermedi·60 syf.··
Beğendi
·
2022 188. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 11 Ekim 2022 01:11
Oktay Rıfat kiitabımızda dört ozan var der. Bunlardan üçü, Katullus, Vergi lius, Horatius Latin şiirinin sultanlarıdır. Martialis de öyle. Ama yine de onlardan başka bir adam. Daha üstün değil. Belki onlardan aşağı. Ama daha tatlı, daha cana yakın. İsa' dan sonra I. yüzyılda gelişen gerçekçi akımın en büyük ustası. Yalnız epig ramma'lar yazıyor. Çoğu zaman pek kısa iğnelerneler bunlar. Bu çeviriler Latin şiirini tanıtmak amacını gütmez. Ben bil gin değilim, ozamm. Gönlümün çektiği şiirleri çevirdim Türk çeye. Latin şiirini tanıtmak için hem bu azanların başka şiirleri ni çevirmek, hem de hiç olmazsa Lukullus, Yuvenalis, Persius, Tibullus gibi azanlardan da örnekler vermek gerekirdi. Ama şi ir çevirmek, şiir yazmakla bir. Yoğurdun mayası kimi zaman tutuyor, kimi zaman tutmuyor. Beğeniyorsunuz, seviyorsunuz, çeviriyorsunuz, çeviriniz bir türlü şiir olmuyor. Katullus' dan ve Horatius' dan yaptığım birkaç çeviri yi bu yüzden yırtmak zo runda kaldım.
Latin Ozanlarından ÇevirilerOktay Rifat · Yapı Kredi Yayınları · 2021112 okunma
10/10
·314 syf.··
Beğendi
·
2022 3. kitabı
Kırdım diyorsun zincirlerini; Evet, köpek de çeker koparır zincirini, Kaçar o da, ama halkaları boynunda taşıyarak. Persius Hayatımda duyup duyabileceğim anlamlı sözlerden bir tanesi
DenemelerMontaigne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202065,6bin okunma
Güzel Denemeydi Montaigne!
10/10
·314 syf.··
Beğendi
·
2021 26. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2021 14:20
1571 yılında 38 yaşında çiftliğe çekilmesiyle başlayan "Denemeler" süreci, 1592 yılında yaşamının son anlarına kadar devam etmiştir. Montaigne, Katolik bir aileden doğması ve ailenin küçük yaşlarda halka mal etmesini eserinde doğal bir şekilde anlatıyor, Montaigne ailesine küsmek yerine onu halkla özdeşleştirdiği bir deneyim olarak ele almış. Şaşırdığım noktalardan biri bu oldu. 16. Yüzyıl Avrupası'nın skolastik düşüncesi yerine bilimi, akılı ve mantığı savunmuş olması kendisine daha çok çekti, yaşadığı ortamdan çok daha farklı düşünüyor ve hareket ediyor. Montaigne hakkında öğrendiğim bir gerçek şu ki, karısı kız çocuk doğrunca karısına küserek, başka bir odada yatmaya başlamış olması. Ne kadar dönemin hümanisti bile olsa satır aralarındaki kadınlara karşı düşünceleri hiç hoşuma gitmedi. Cinsellik hakkında görüşünübu şekilde açıklaması hoşuma gitti : "Cinsel eylem insanlara ne kötülük etti ki kimse utanmadan söz edemiyor ondan, ciddi ve edepli konuşmalarda yer verilmiyor ona? hiç çekinmeden öldürmek, çalmak, aldatmak diyebiliyoruz da ona geldi mi kısıveriyoruz sesimizi. neden acaba?" (syf : 299) Dilin sadeliğini de savunur, sürekli sokak ağzı ile yüce şeylerden bahsetmenin öneminden bahseder. Bu yüzden kitabı okurken kafanız pek karışmıyor, anlatılmak istenen olduğu gibi sunulmuş. " Sözün akışını bozup güzel cümleler aramaktansa güzel cümleleri bozup sözümün akışına uydurmayı daha doğru bulurum" diyerek anlatımını da açıklamıştır. Bir seferlik okunup rafa kaldırılacak türden kitaplardan değil, arada hayatınızın akışına göre tekrardan notlarınıza bakmanız gerekecek kitaplardan. Kiminle konuştuysam onlar da sürekli geri dönmüş oluyordu. Eski dönemlerde yaşamış filozof ve şairlerin notları hem Türkçe hem Fransızca şekilde yazılmıştır (bazısını yermesi ve
Felsefe
DenemelerMontaigne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202065,6bin okunma
9/10
·272 syf.··
2021 9. kitabı
Montaigne'den Les essais yani denemeler adıyla hayatımıza kazandırdığı kitabı. Tam adı Michael de Montaigne olan 16. yüzyıl Fransız deneme yazarıdır. Aynı zamanda deneme türünün isim babası, ilkidir. 28 şubat 1533'de Fransa'da doğmuştur. doğumuyla beraber babası onu köyde bir ailenin yanına vermiştir. Zira kendisi bununla ilgili babasına hep minnet duymuştur. Kendisi bu sayede hayata karşı zorlukları ve sorumluluk duygusunu, yoksulluğun ne demek olduğunu çok erken yaşlarda kavramıştır. İşin üzücü taraflarından birisi ise Montaigne'in doğan kız çocuklarının birer birer doğarken ya da doğduktan kısa süre ölmeleridir. Kendisi bu kötü olayları kitabında ve yaşantısında dile getirmekten her zaman kaçınmıştır. Bunun gibi biraz daha magazinsel detaylar da var. Bu tarz yazar biyografilerine ilgili olanlar Stefan Zweig'in Montaigne isimli biyografi kitabını okuyabilirler. Öğrenimini edebiyat üzerine yapan Montaigne'nin ilk ve tek kitabı bu denemeler isimli eseridir. 400 küsür yıl önce yazılmış bir kitap ile böylesine ün ve şöhret kolay başarılacak bir iş olmasa gerek. Kaldı ki yazdıkları da öyle kolay sindirilecek şeyler değil aksine suya sabuna dokunur nitelikte şeylerdi. Zira kendisinin seveni çok fakat sevmeyeni de nefrete biraz yakındır desek yanılmış sayılmayız. Kendisi 13 eylül 1592'de hayata gözlerini yumdu. Kitabı Sabahattin Eyüboğlu'nun çevirisini yaptığı Türkiye İş bankası kültür yayınları Hasan Ali Yücel klasikleri dizisinden temin ettim. Çevirmen tam dört adet önsöz ekleyerek metinlerin ne denli zor çeviriler olduğunu dikkat çekmiş. Ayrıca farklı yıllara ait olan bu önsözler zamanla düşüncelerinin değiştiğini dile getirmiş. Zira kendisi bir önsözünde Montaigne'in bahçesinden her geçişte insan çok değişik demetler yapabilir diyor. Bu da her dönemde okunabilecek
DenemelerMontaigne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202165,6bin okunma
Reklam