Dareios kralken, bir gün çevresindeki tüm Yunanları çağırtıp, babalarınızın ölüsünü yemeye kaç paraya razı olursunuz, diye sordu. Yunanlar ne pahasına olursa olsun böyle bir şey yapmayacaklarını söyledi. Bunun üzerine Dareios, anne babalarının ölülerini yiyen Hint Kallatiaileri çağırtıp -bir tercüman aracılığıyla- babalarınızın ölüsünü yakmaya kaç paraya razı olursunuz, diye sordu. Kallatiailer feryat edip böyle küfürvari sözler söylememesi için ona yalvardı. Halkların gelenekleri böyledir işte ve Pindaros geleneklerin tüm varlıkların kralı olduğunu söylerken bence haklıdır.
(Herodotos/ Tarih)
Bir hâdise oldu mu, kurban gidenlerin ailelerine hep aynı şahıslar ve makamlarca çekilen beylik telgraflardan ve üzüntü lâflarından iğreniyorum!
Olanlar ortadayken, hep gününü yarına erteleyici ve gelmeyecek bir istikbâle ısmarlayıcı «cek» ve «cak» edâtlarından iğreniyorum!
«Istırabımı görmeyen körün suratına tükürmek istiyorum!» diyen Fransız şairinin ruh haletiyle, 40 yıldır kısır nesillere tükettiğim nefesten iğreniyorum!
(Perikles) gibi (Attik) Yunan medeniyetinin en haşmetli ve her şeyi tamam cemiyetinde (Lirik) şiirin babası (Pindaros) şöyle der: «Meğer bütün bir ömür, katırlara saman yerine çiçek sunmuşum!»... Ben de aynı meraret duygusiyle, güneşi cepte kaybetmiş bir topluma bu sırrı anlatamamanın sefaletinden iğreniyorum!
Ötesi var mı?..
Ağlayamayan, anlayamayan, içini kanatamayan, yumruğunu sıkamayan insandan, Allah’ın Kur’ân’da «belhüm adal - Hayvandan aşağı» diye andığı iki ayaklılardan iğreniyorum!
Bak Sokrates, ömrü doğrulukla,
imanla geçmiş bir adam için Pindaros ne güzel söylemiş:
Umut tatlı tatlı doldurur içini,
Yo ldaşlık eder ona, hoş eder gönlünü.
Umut yola sokar, yoldan çıkan insan aklını.