Bunun üzerine çok hızlıca ve tutkuyla, kendisinin Tanrı'ya inandığını söyledi, ona göre hiç kimse Tanrı'nın bağışlamayacağı kadar günahkâr olamazmış ama bunun için insanın nedamet getirip ruhu bomboş, her şeyi kabullenmeye hazır bir çocuğa dönüşmesi gerekmiş.
Keşke yalan da olsa dünyada adalet diye bir şeyin var olduğuna inanabilseydim. Ama inanamıyorum. Çünkü insan denen bu tuhaf yaratığı kötülükten uzak tutacak ne bir güç var, ne de bir yasa.