"'It’s a little strange, though, marrying someone you don’t even know.'
'Aren’t we kind of doing the same thing?'
'No!' I exclaimed. 'The prince is not a stranger.'
'Really?' Madeline challenged. 'Then please, tell me everything you know about him, because I feel like I’ve got nothing.'
'Actually . . . me, too,' Bianca confessed.
I inhaled to begin a long list of facts about Clarkson . . . but there wasn’t much to tell."
Sonunda mantıklı bir soru soran birisi·Kitabı okudu
Elinde bir kitap var. Selam niyetine uzatıyor bana.
Katillerin Zamanı. Henry Miller'in kitabı.
"Kendine kıymandan korktum," diyor.
"Hadi siktir!" diyorum.
*~●。。。Aşk insanları ... cinsel çekim olmasa, nefret edecekleri, hor görecekleri, hatta tiksinti duyacakları kişilere doğru yönlendirir. Ancak türün iradesi bireyin iradesinden çok daha güçlü olduğu için âşık kendisine itici gelebilecek bütün bu özellikleri görmezden gelir, her şeye gözlerini kapar, her şeyi yanlış değerlendirir ve tutkusunun yöneldiği nesneye iyice bağlanır. Kısacası bu insan büyük bir aldanış içindedir, çünkü türün iradesi doyuma ulaşır ulaşmaz tutku ortadan kalkacak ve ona yalnızca hiç hoşlanmadığı bir hayat arkadaşı kalacaktır.
Ne diye bir tedirginliği, bir acıyı, bir hüznü yaşamımızdan dışlamak istiyorsunuz; bunların üzerinizde nasıl bir çalışmada bulunacağını bilemezsiniz çünkü.