9/10
·432 syf.··
2026 47. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 19:21
Ba-yıl-dım!Tek kelimeyle harikaydı. Ölümsüzlüğün formülü bulunan bir çağda geçiyor hikaye.Ne açlık ne hastalık ne savaş tehdidi kalmış.Yapay Zeka (Fırtına Bulutu) hayatların merkezinde.Ve hiç de korkulduğu gibi dünyayı esir almış falan değil.Tam tersine insanların hayatlarını kolaylaştıran, sonsuz bilgiye sahip, her bir insanın önemli önemsiz her anısını, her bilgisini arşivleyen yapay bir bellek.İnsanlar mutlu ve huzurlu.Tek problem artan nüfusu belirli bi sevide tutmak.Bunun için de Tırpan adı verilmiş kişiler var.Bir insanın canını alabilecek tek kişi onlar.Kanunların üstünde görülen bir cemiyette aitler.Ama insanlar bunu doğal buluyor, hatta bazıları kutsal bir görev olarak görüyor.Çünkü Fanilik Çağında yılda 60-65 milyon insan ölüyorken, diğer insanların Ölümsüzlük Çağında yaşayabilmesi için sadece 5 milyon insanın öldürülmesinin (devşirilmesinin) tartışılması yapılmaz bile.Belki şu yazdıklarım garip geliyor ama inanın kitabı okudukça o kadar mantıklı geliyor ki.Tam Açlık Oyunları kalitesinde bi hikayesi var.Bi kaç bölümden sonra bi kaptırıyorsunuz kendinizi.O dakkadan sonra geçmiş olsun bitirmeden rahat yüzü göremeyeceksiniz. Özelikle şu günlükler kısmı okuru en çok sorgulatan kısımlar.Altını çizdiğim o kadar çok yer var ki muhtemelen yarısını bile paylaşamayacağım. Hikaye Rowen ve Citra adında iki gencin Tırpan Çırağı olarak seçilmesiyle başlıyor.Onlarla beraber bu cemiyetin içine girmeye başlıyor, insanların bildikleri ile gerçeğin arasındaki uçurumu fark etmeye başlıyorsunuz.Aslında nasıl da içten çatladığını, nasıl yozlaştıklarını, isterlerse nasıl da kuralları çiğnediklerini görüyorsunuz.Bazen geriliyorsunuz bazen heyecanlanıyorsunuz bazen de olaylara şaşırıp kalıyorsunuz.Başta ana karakterlerinin genç olmasının beni rahatsız edeceğini düşündüm ama hiç de öyle
İnceleme
TırpanNeal Shusterman · Juno Kitap · 2024992 okunma
Kitap aslında zenginin daha zengin olma yolunu anlatıyor.
Puan vermedi·208 syf.··
2026 13. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 23:20
Öncelikle kitabın fakirlere söylediği hiçbir şey yok :) Yani orta-üst sınıftaysanız, eviniz arabanız çocuklarınızın eğitim masrafı vs. tamamsa ve bunların ötesinde elinizde para varsa ve o parayı nasıl değerlendireceğiniz konusunda fikirlere ihtiyaç duyuyorsanız okuyabilirsiniz. Hatta bu kitapla ilgili yazdığım alıntılara bakmak yeterli olacaktır kitabı anlamak için. Kitabın yazarının mahalli dilini bir kenara koyacak olursam iyi niyetle yazıldığını hissettim. Yani amacı finansal özgürlük konusunda bir şeyler öğretmek. Özellikle kredi kartı ve tüketim kültürü eleştirileri çok doğru. Marka takıntısı, lüks yaşam tarzı alışkanlıkları zenginliğin değil gösteriş meraklısı olmanın dışavurumu. Bu nedenle sosyal medyada gözümüze sokulan çoğu ünlü, küresel markaların satış danışmanları gibi iş görüyor. Yaşadığım coğrafyada yani Türkiye'nin güneydoğusunda inanılmaz bir altın toplama merakı var. Maaş günü temel ihtiyaçlar ve krediler ödendikten sonra kalan tüm para direkt altına çevrilir. Bu anlayış bana çok dünyalık geliyordu çünkü bunu yapan insanların biriktirmeye çok odaklandıkları için hayatı yaşamadıklarını fark ediyordum. Kendi yaşam tarzımda biraz savruk geliyordu. Markete sadece salatalık almaya gidip iki bin liralık alışveriş yaptığım için ama bu kitabı okuyunca orta karar bir yol almanın mantıklı olabileceğini düşündüm. Çünkü yazar da bir yaşa kadar biriktirmeyi bir yaştan sonra özellikle çalışmak zorunda kalmadan yaşamayı salık veriyor. Fakat kitabın yazıldığı dönem doların 15 lira olması şu an da doların 45 lira olması ve alım gücümüzün gittikçe düşmesi :) Çocukların okul taksiti için ek işler yapmayı düşündüğümüz bir zamanda parayı, arsa almayı bırak çeyrek altın bile alacak kadar arttıramıyor olmak dışında bir problem yok :)
Küçük İşler Büyük ÖzgürlüklerMert Başaran · Butik · 01,687 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
1/10
·764 syf.··
2026 32. kitabı
beyaz leke’yi okurken beni en çok rahatsız eden şey, kitabın sürekli kendini büyük bir distopya gibi sunmaya çalışması oldu. ortada baskıcı bir düzen olduğu söyleniyor ama bu düzenin nasıl işlediğini, neden işlediğini ve gerçekten ne kadar güçlü olduğunu yeterince göremiyoruz. yazar sürekli okuyucuya “bakın ne kadar korkunç bir sistem” demeye çalışıyor ama bunu göstermekte aynı başarıyı sağlayamıyor. iyi bir distopyada dünya karakterlerden bağımsız olarak da yaşar. beyaz leke’de ise dünya çoğu zaman sadece ana karakterlerin ilişkisini ilerletmek için varmış gibi hissettiriyor. bu yüzden kitap bana bir distopyadan çok, distopya süsü verilmiş bir genç yetişkin romantizmi gibi geldi. karakterler de çoğu zaman gerçek insanlardan çok hayranlık uyandırmak için yazılmış kişiler gibi duruyor. özellikle bazı sahnelerde karakterlerin söyledikleri şeyler doğal bir diyalogdan çok, sosyal medyada alıntılanacak sözler gibi hissettiriyor. kitabın uzunluğu da ayrı bir problem. zaten zayıf kurulan dünya inşası yüzünden cevaplanması gereken birçok soru havada kalırken sayfaların önemli bir kısmı tekrar eden duygulara ve romantik gerilimlere ayrılmış. bu da hikâyenin önceliklerini sorgulamama neden oldu. kitap kötü fikirler üzerine kurulmuş değil. aksine temelinde ilgi çekici olabilecek bazı fikirler var. ancak bu fikirlerin derinleştirilmesi yerine romantik ilişkinin sürekli merkeze alınması, kitabın vaat ettiği şeyle sunduğu şey arasında ciddi bir fark oluşturuyor. sonuç olarak beyaz leke benim için güçlü bir distopya değil, distopya görüntüsü altında ilerleyen bir romantik kurgu oldu. eğer kitabı bir rejim eleştirisi ya da kapsamlı bir dünya inşası beklentisiyle okursanız hayal kırıklığı yaşamanız mümkün. çünkü kitap en çok anlatmak istediğini söylediği konuda eksik kalıyor.
Beyaz LekeAslı Arslan · İndigo Kitap · 20246,2bin okunma
Khaled Hosseini - Bin Muhteşem Güneş
Puan vermedi·430 syf.··
2026 6. kitabı
Meryem, Celil ve Nana'nın kızıdır. Celil zengin ve güçlü bir adamdır. Nana onun hizmetçisiyken ondan hamile kalır. Adamın başka üç meşru karısı ve dokuz çocuğu vardır. Nana, kızına "Haramî" deyip sürekli acımasızca eleştirir ve dışlar ama kızını haftada bir gün gören Celil ona güzel davranır. Nana hamile kalmış ve evden uzaklaştırılmıştır, kendisi için mücadele etmemesi sebebiyle Celil'e kızgındır. Nana daha sonra başkasıyla evlenecek olur ancak yazarın "cin girmesi" diyerek ironize ettiği epilepsi krizleri geçirir. Molla Feyzullah isimli çok sevdiği yaşlı bir Kur'an hocası vardır. Sonrasında darbe olur ve şah devrilir. Bir gün Meryem Celil'in Herat'taki evine gider ve oradakilere onun kızı olduğunu söyler. Celil kapıya çıkmaz, Celil'in şoförü Meryem'e kendisini eve götürmeyi teklif etse de reddeder ve beklemeye devam eder. Geceyi orada geçirir, eve de girmeye çalışır ancak beceremez. Annesi hep oraya giderse aşağılanacağını söylemiş ancak Meryem dinlememiştir, burada gururu kırılır. Döndüğünde ise Nana'nın kendini astığını görür. Sonra alınmadığı eve Celil'in yanına normal bir şekilde alınır ancak tabi ki kızın bütün hayatı alt üst olmuştur. Burada mutsuz bir hayat sürerken üvey anneleri 15 yaşındaki kızın bir talibi olduğunu söylerler. Meryem diretse de nikahını kıyarlar. Kocasının adı Raşit'tir ve uzun, göbekli, sigara içen, pis kokan bir adamdır. Meryem ayrılırken babasına çok sitem eder ve bir daha seni görmek istemiyorum der. İlk başta kıza cinsellik açısından zaman veren Raşit bir hafta sonra aklına geldikçe karnına kramplar giren kıza artık zamanının geldiğini söyler. Raşit dinci bir adamdır ve kadının bir ters bakışının bile problem olduğunu, başı açık kadınların kocalarının adam olmadığını düşünmektedir. Ona giymesi için bir burka verir ve giyince önünü
Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2026119,6bin okunma
8/10
·376 syf.··
2026 36. kitabı
Sahte Hokeyci - Lynn Painter #kitapyorumu Herkese selamm!! Yeni bir kitap yorumu ile geldim. Bu yaz okuyacağım bir yazar arayışındaydım ve sanırım buldum. Sahte Hokeyci romcom türünde bir kitap ve yazarın tüüüüüm kitapları romcom. Ben de yaz boyu en azından büyük bir çoğunluğunda bu türü okumak istediğim için Lynn Painter’ın benim için çok iyi bir seçenek olduğunu fark etmemi sağladı Sahte Hokeyci. Yazarın kalemi akıcı. İsteğim güçlü bir kalem değil akıcı bir kalem ve bunu bana sunuyor yazar. Yazın her gün 1 tanesini okuyup bitirebileceğim şekilde yazıyor bence. Sahte Hokeyci sayesinde bir şeyden daha emin oldum. Ben uzun yıllar sonra kasabaya tekrar dönme olayını ve kasabada geçen hikayeleri seviyormuşum. Aslında çok keyifli okuyordum bu tarz hikayeleri ama bana hitap edip etmediklerinden emin değildim. 1 severim, 2 severim ama birden çok kez hoşuma gidince artık seviyorum ben dedim. Kitap hakkında çok olumsuz yorum yapamayacağım. Okuması keyifli bir romcomdu. Sadece belkiiiii bir tık daha mı kısa olsaydı dedim. Onun dışında bir problem yoktu. Normalde tek günde bitirebileceğim kitabı süründürmesem daha iyi olacaktı tabii ama en azından yazarı tanımış oldum. Şimdiden yazarın 2 kitabını sipariş ettim bile!
Sahte HokeyciLynn Painter · Artemis Yayınları · 202631 okunma
9/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
Bu kitabımız da yine rengarenk. Siyer konusunda kapsamlı bir eser değil,ancak az çok bilen birine çok iyi gelecektir. Farklı farklı bilgilere de yer verilmiş olması çok hoş. Okuduktan sonra çoğunun aklımdan çıkmış olması dışında bir problem yok=)
İnceleme
Mekânlar ve Olaylarıyla Hz. Muhammed'in HayatıTalha Uğurluel · Timaş Yayınları · 20151,479 okunma