ADELAIDE
6/10
·340 syf.··
2026 10. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 22:49
Aslında bu romanı alırken çok heyecanlıydım. Muhtemelen hiçbir zaman birisi tarafından okunmayacak, taslaklarda çürüyecek romanım ile benzer bir konusu olduğu için duyguya girmeme yardımcı olur, daha çok hisseder ve hisleri güzelce aktarabilirim diye almıştım. Ne yazık ki beklediğim gibi olmadı. Çoğu yerde sanki düşük bütçeli bir Netflix dizi senaryosu okuyor gibi hissettim. Duyarlı olunması gereken bazı konular eserde yer almış olsa bile bunlar sadece 'Heh, evet bunun eklenmesi gerekiyordu. Ekledim, üstüne tik atabilirim.' denilmiş gibi hissettiriyordu. Derinliği, sebebi verilmemişti. Kadın karakterin feministliği bile, eleştirdiği kapitalizmin eğip bükerek bizlere pazarladığı, anlamından koparılmış, slogandan ibaret kalmış feminizm şeklindeydi. Sadece feminizm de değil, bence Adelaide'ı Adelaide yapan çoğu detay üstünkörü geçilmişti. Bilmiyorum, belki de tamamen benimle alakalı bir sorundur. Ben, bir eserdeki karakterleri derinlemesine tanımayı severim. Karakter vegan mı? Onun vegan olmaya karar verdiği ilk an neydi? Neyden etkilendi veya tiksindi ve bu kararı verdi? Bu gibi detayları bileyim isterim, aksi takdirde o karaktere alışamıyorum ve benim için bir yabancı olarak kalıyor, onun hislerini hissedemiyorum. Daha da önemlisi şu şekilde hissettiriyor: Veganlık şu sıra popüler kültür haline geldiği için yaygınlaşıyor, karakterim vegan olursa veganlar benim de duyarlı birisi olduğumu düşünür ve onların övgüsünü kazanırım. Keza karakterin feministliği de böyle hissettiriyor. Yanlış anlaşılmasın. Bu düşüncelere ya da karaktarin feminist, vegan olmasına karşı değilim. Vegan olmasam da kendimi feminist olarak tanımlayabilirim. Ancak benim bahsettiğim feministlik, cinsiyet eşitliğini savunmak, bu uğurda uğraşmak ve her geçen gün haklarımızı güzelleştirebilmek için
İnceleme & Yorum
AdelaideGenevieve Wheeler · Kairos Kitap · 20252,003 okunma
5/10
·560 syf.··
2026 12. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 03:38
Fikir güzel ama Kuang bu fikri iyi işleyememiş. Cehennemin aslında bir akademi olması fikri başta komik ve ilgi çekici geldi, modern dönemde bir cehennem tasviri okuyacağım için çok heyecanlandım. Ne yazık ki beklentim kitabın ortalarına doğru yavaş yavaş söndü ve “ne zaman bitecek” diye düşünmeye başladım. Kitabın sonunu tahmin edebiliyordum ama problem o değil, gelişme kısmı da beni yeterince heyecanlandırmadı. Dante’nin Cehennemi’ni okurken de sıkılmıştım fakat o kitap kaç senelik… sıkılmam normaldi. Bu kitapta sıkılmam garip oldu. İyi bir fikrinin olmasıyla iyi bir kitabının olması tamamen farklı şeyler olmalı. Kuang iyi bir yazar, entelektüel bir yanı da var ama bu kitabı olmamış maalesef. Olay örgüsü darmadağınık.
Edebiyat
KatabasisR. F. Kuang · Harper Voyager · 2025678 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
6/10
·58 syf.··
2026 5. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 17:06
Dördüncü sayı; düşsel kurgu ile korku, mitoloji ve bilimkurgunun farklı damarlarını aynı çatı altında buluştururken anlatıların merkezine insanın kadim korkularını, açgözlülüğünü, yalnızlığını ve bilinmeyen karşısındaki çaresizliğini yerleştiriyor. Seçkide yer alan öyküler kimi zaman Göktanrı inancının izlerini taşıyan karanlık masallarla, kimi zaman savaş sonrası distopyalarla, kimi zaman da doğaüstü varlıkların gölgesinde şekillenen ruhsal çözümlemelerle okuru karşılıyor. Geceye Doğan (Emrah KUTLUK & Emre BOZKUŞ); Öncelikle öykü yorumlamanın nedeni; 2024 yılında hayatını kaybeden Emrah Kutluk Bey ile hiçbir problem yoktur. Başkaların yaptığı saygısızlığından dolayı ortak projede kimsenin günahına giremem. Tengri'nin huzuruna ölmüş birinin hele de hiç tanışmamışlığın olmadığı halde onun kulluk hakkıyla çıkamam. Öykü; akıcılık, sürükleyicilik ve merakın ön planda olduğunu görüyoruz. Göktanrı inancına bağlı bir kadının tek başına çocuğunu doğurduğunu görüyoruz. Öyküde Lilith eşdeğeri Albız'ın, annenin ciğerini çiğ çiğ çiğneyerek yemesinin nedeni ise kadim zamanlarda savaşçı bir ulus olduğumuz için yazılı bir kaynak geride bırakamadığımızdan dolayı Albız'ın asıl öyküsünü unutarak lohusa kadınlara ve çocuklara musalat olmasına mantıklı olarak böyle bir neden bulmuşuz. Öykünün sonunda Umay Ana gelip yetim bebeği, Albız'dan koruduğunu gördük. Giderken bebeği yetim bırakmak için öldürülen annesine yeniden yaşam vermesi için Tengri'nin huzuruna çıkmak için otağdan ayrıldı. İyi düşünen okurlar öykünün sonu böyle yorumlayarak tamamlayacaklar. Pencere Komşum (Esra SÖNMEZ); Akıcılık, sürükleyicilik ve merak uyandırıcılığın uyum içinde dans ettiği öyküde fırtınalı havaların korkunç yanını bizlere sunuyor. Fırtınalı havalarda beliriveren insanların bilinçlerini oyuncağa
Fantastik
ORM Fantastik Öykü ve Resim Seçkisi - Sayı 4Kolektif · Kadran Yayınevi · 20262 okunma
Nigel Warburton'un Felsefenin Kısa Tarihi,
Puan vermedi·360 syf.··
2026 7. kitabı
Nigel Warburton'un Felsefenin Kısa Tarihi, felsefeye giriş yapmak isteyen okurlar için son yıllarda yazılmış en erişilebilir ve en akıcı popüler felsefe kitaplarından biri. Kitabın çevirisi de bu akıcı dili bozmadan Türkçe'ye kusursuz aktarılmış. 2500 yıllık düşünce tarihinine kısa pasajlarla deneyimlemenizi sağlayacaktır. Sokrates’ten başlayıp modern düşünürlere kadar uzanan çizgide her filozofu birkaç temel problem üzerinden ele alıyor. Bu sayede düşünce tarihinin en temel problemlerini tanımış oluyorsunuz. Eser büyük ölçüde Batı felsefesi merkezli. İslam felsefesi, Hint düşüncesi veya Çin geleneği ya hiç yok ya da çok yüzeysel geçiliyor. Ancak kitabın amacı akademik derinlik değil; düşünmeye teşvik etmek ve felsefe tarihinine bir adım attırmak. Felsefeyi akademik derinlikle değil, insan hayatının merkezindeki temel meseleleri tartışma biçimi olarak sunuyor.
Alıntı
Felsefenin Kısa TarihiNigel Warburton · Alfa Yayıncılık · 20208,3bin okunma
5/10
·303 syf.··
2026 45. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 23:49
Sarı Yüz Kitap sürekli karşıma çıktığı için merak edip okumak istedim. Aslında kitabın anlattığı şey de tam olarak buydu belki: Sürekli önümüze çıkan, reklamı yapılan, insanların konuştuğu şeylerin nasıl büyüdüğü ve etkisinin nasıl yayıldığı…Lakin bunu hiçte merak etmiyordum... Kitabın vermek istediği mesaj bana göre oldukça basitti: kıskançlık, adam kayırma, linçleme kampanyaları, sosyal medya zorbalığı, etkisiz insanların yetkili konumlara gelmesi, reklamın ve makyajlamanın gerçeğin önüne geçmesi… Önemli olanın ortaya bir şey koymak değil, o şeyi ne kadar görünür hale getirebildiğin ve onun etrafında nasıl bir kaos yaratabildiğindi. Karakterlerin çoğu da günlük hayatta karşılaşabileceğimiz insanlardı. Doğrunun yanında duran değil; işine gelenin, çıkar sağlayanın yanında duran tipler… Kıskançlık, dedikodu, linç kültürü ve entrikalar zaten hayatın içinde sıkça karşılaştığımız unsurlar. Bu nedenle kitabı okurken bana yeni bir bakış açısı kazandırdığını ya da derinlemesine düşündürdüğünü hissedemedim. Daha çok, zaten aşina olduğum bir gerçeğin yeniden karşıma çıkarılması gibiydi. Bunların çok basit bir şekilde ele alinması, derinleşmemesi her şeyi çok yüzeysel bırakıyor kitapta. Belki de kitabın amacı yalnızca buna ayna tutmaktı. Ancak ben zaten günlük yaşamda bu gerçeklerle sürekli karşılaştığım için, bunların yeniden anlatılması beni çok tatmin etmedi. Merak duygusu uyandırmadı. Ufak bir heyecan bile yaratmadı. Bir diğer problem ise kitabın sürekli aynı döngü içerisinde ilerlemesiydi. Ortaya bir olay konuyor, ardından eleştiri ve linç süreci başlıyordu. 10. sayfada da, 100. sayfada da, 300. sayfada da benzer bir hissiyat yaşadım. Bu tekrar duygusu bir süre sonra rahatsız edici hale geldi. Ben genellikle roman okurken karakterlerin iç dünyasına daha derinlemesine
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,4bin okunma
Puan vermedi·45 syf.··
2026 70. kitabı
Savaştan bahseden bir kitap ne olabilir ki dehşet yıkım ne yana dönsen problem sorun tabii biri arkasına gelen bu yoğun problemler insanın iç dünyasını etkiliyor bazen nerede olduğumuzu ne olduğumuzu şükretmeyi bilmek gerekir diye düşünüyorum
Ceza SömürgesiFranz Kafka · Budala Kitap · 202511bin okunma