Ebû Ya’lâ Şeddâd b. Evs’ten (ra) rivayet edildiğine göre Peygamber (sav) şöyle demiştir:
“Akıllı insan, kendini sorgulayan ve ölüm ötesi için çalışandır. Âciz insan ise, nefsini çirkin arzularına uyduran ve Allah’tan olmayacak şeyler umandır.”
Ümmü Süleym, o günler 10 yaşında olan Enes'in elinden tutar, Efendimiz'e (sas) getirir: "Ya Resûlullah! Herkes sana bir hediye sundu. Benim sana sunacağım bir hediyem yok. Ben de canımdan bir parça olan bu oğlumu sana hizmet etmesi için getirdim. Enes akıllı ve okuma yazma bilen bir delikanlıdır. Onu benden kabul buyur ve ona dua et."[42]diyerek hediyesini takdim eder. Efendimiz (sas) bu hediyeden o kadar memnun olur ki, kabul ettiğini beyan eder ve bir de orada Enes'e dua eder. Yaptığı dua nasıldır biliyor musunuz? Der ki: "Allah'ım! Sen onun malını ve nesli- ni çoğalt ve ona bereket ihsan et. Onun ömrünü uzat ve günahlarını affet!"[43] Bu duaya başta anne Ümmü Süleym olmak üzere oradakiler âmin der. Ne olur peki Enes'e, bu duanın neticesinde? Enes b. Mâlik (ra) kendisi vefat edeceği sırada söylüyor ne olduğunu... Diyor ki: "Efendimiz (sas) bu duayı bana yaptıktan sonra ben neslimden tam 125 kişiyi gördüm ve onların büyük bir kısmını kendi ellerimle defnettim." Torunlarının çocuklarını görmüştür Enes b. Mâlik... Onun vefat tarihi Hicrî 90, Milâdî 709'dur. Milâdî olarak 97, Hicrî olarak tam 100 yaşında vefat etmiştir. Enes b. Mâlik sözüne devam ediyor: "Herkes bahçesinden bir mahsul alırken, ben iki mahsul aldım. Neye elimi attımsa bereketlendiğine şahit oldum."
Sakın ha azıksız, elin boş bir vaziyette onların yanına varmış olma! Zira Hz. Ebubekir’in (ra) de dediği gibi, “Bu bedenler ya kuş kafesi ya da davarların konak yeridir.”
Sayfa 26 - Gençlere Tavsiyeler İmam-ı Gazâlî. Orijinal İsmi: Eyyühe’l-Veled ve Kavâidü’l-Aşar. Çelik Yayınevi İstanbul, 2026·Kitabı okudu