Bir şeyden dolayı değil, bir şeye rağmen talep etmedikçe hakikati bulamazsın.
Sayfa 114 - Kapı Yayınları·Kitabı okuyor
Psikolojinşn İddialı yaklaşımları psikiyatrinin rengarenk hapları, kişisel gelişim, spiritüel yöntemler gibi yaklaşımların kesin çözüm vadeden uygulayıcıları, izlediğin bir sürü video, okuduğun bir sürü kitap olmasına rağmen hala yaşa­ dığın acılardan kurtulamadığını ve sorunun sende olduğunu mu düşünüyorsun?
Psikoloji
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Aybar Doğu sorununa da, 12 Mayıs 1963’te Gaziantep’te basına açık bir toplantıda değinmiştir. Doğu ve Güney Doğu illerinde yaşayan, daha çok Kürtçe ve Arapça konuşan ve Alevi mezhebinden olan milyonlarca vatandaşa, bugüne kadar genel olarak vergilerini vermiş, yurt savunmasında kanını akıtmış olmalarına rağmen, eşit yurttaş muamelesi yapılmadığını söyleyen Aybar, anayasanın yurttaşlar arasında din, mezhep, dil, ırk, sınıf ve zümre ayrımı gözetilmeyeceğini belirten 12. maddesinin harfi harfine yerine getirilmesi gerektiğini vurgular; yani, bu insanlara sırf Kürt, Arap ve Alevi oldukları için farklı davranıldığının altını çizer. Aybar bu bölgenin ayrıca bir mahrumiyet bölgesi olduğuna değinir: “Şimdiye kadar ihmal edildiklerini de göz önünde bulundurarak okulun, fabrikanın, hastanenin, kütüphanenin, tiyatronun, yolun en çoğu bu illerde açılmalıdır. Memurun en iyisi, en insancılı ve yurtseveri bu illere gönderilmelidir.” (..) Kürt kökenli partili Tarık Ziya Ekinci’nin dediği gibi, Aybar bunları Türkiye’de söyleyen ilk siyasal parti lideridir: “Türkiye’nin düşünce bakımından en kısır olduğu ve Kürt sorununa değinmenin tehlike oluşturduğu 32 yıl önceki bir dönemde Aybar büyük bir cesaretle Kürt sorununu ortaya atmış ve çözümünü de göstermiştir.”
Alıntı
Kalp kırılınca onca israfa rağmen nefes almaktan vazgeçmiyor.
Alıntı
Mevlâna insanın değerini, potansiyel olarak barındırdığı ve sonsuzluk mahiyetini temsil eden "ruh" kavramına atıfta bulunarak îzah eder. Ruhun değeri ise insana, Tanrı tarafından bağışlanması ve insanın Tanrı'yla ilişki kurabilmesine olanak sağlayan yönüne karşılık gelmesi sebebiyledir. Ancak Mevlâna'ya göre çoğu insan, kendisini üstün kılan, huzura ermesini sağlayan bu hakikatten habersiz durumdadır. "Meselâ; bebek, annesini her ne kadar adamakıllı tanımaz ve bilmezse de yine onunla sükunet bulur, avunur ve rahat eder. Ondan kuvvet alır. Meyve dalında rahat eder, tatlılaşır ve olgunlaşır. Buna rağmen ağacın ne olduğundan haberi yoktur. Tıpkı bunun gibi insan topluluğu da O'nu bilmediği, O'na ulaşamadığı halde O yüce varlıktan güç, kuvvet bulur, yetişip, gelişir. Bütün halk şunu bilir ki: "Harfin, sesin ötesinde bir şey, bir büyük âlem var. Meselâ; bütün halkın delilere karşı bır temayülü olduğunu görmez misin? Onların ziyaretine gider ve: "Onun büyük bir adam olma ihtimali var" derler. Evet bu doğrudur, böyle bir şey vardır ama nerdedir, kimde olur, bunda yanılmışlardır. O şey akla sığmaz, ama her akla siğmayan da O değildir. Her ceviz yuvarlaktır lakin her yuvarlak ceviz değildir. Onda bir hal vardır ki dile gelmez, söze sığmaz amma izini, eserini söyledik. Akıl da ondan güç alır, can da."
Sayfa 81·Kitabı okuyor
1000Kitap
Senin Kokun Ne Renk ?
Hayat doğrudan insanların gözü önünde yaşanmasına rağmen gözden kaçan birçok mucizeyle doluydu.
Sayfa 73