Küstahlığa rastlayana kadar
mütevazıydı; nazikti, görgülüydü. İbadetine bağlı biri değildi ama ibadet edenlere hürmeti vardı. Kız kardeşi, Çanakkale șehitlerinin ruhuna, her yıl dönümünde mutlaka Kur'an okuttuğunu anlatıyor. Kendisi de Kur'an okur, iyi okunmasını istermiș. Ramazan ayı ya da kandil geceleri gibi özel zamanlarda
ihtimamlı olduğu, ibadet edenlere kolaylık sağladığı, Köşk'e içki ve saz ekibi sokmadığı biliniyor.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
On beş gecenin ihya edilmesi müstehaptır. Bunlardan beş tanesi Ramazan ayındadır. Bunlar Ramazanın son on gününün tek olan geceleri ile Bedir Savaşı’nın yapıldığı Ramazan ayının on yedinci gecesidir. Abdullah b. Zübeyr, o gecenin Kadir gecesi olduğu görüşünde idi.
Diğer dokuz geceye gelince, bunlar: Muharrem ayının ilk gecesi, Aşure gecesi, Receb ayının ilk gecesi, Receb ayının on beşinci gecesi, yine Receb ayının yirmi yedinci gecesi. Bu gece, Rasulullah’ın İsra mucizesini yaşadığı Miraç gecesidir. Arefe gecesi, iki bayram geceleri ve Şaban ayının on beşinci gecesi.
Sayfa 265 - Semerkand Yayıncılık, 2. Baskı, Aralık 2003 (Çev: Yakup Çiçek ve Dilaver Selvi)·Kitabı okudu
"Bir kişi uykusundan rızkını düşünerek uyanıyorsa, o kişinin Allah’tan uzak olduğunu bil!
Sana biri 'Yarın çalışma! Sana ben şu kadar para vereceğim!' dese, sen ona güvenirsin. Hâlbuki o zavallı bir yaratıktan öte bir şey değildir. Ona bel bağlıyorsun da asıl Zengin, Cömert ve sen yaşadıkça rızkını garanti eden Rabbine niçin itimat etmiyorsun?
Biri yüksek sesle şunları okudu:
Şaban’ın ilk yirmi günü geçince,
İç sen geceleri de gündüzleri de!
Fakat içme küçük bardaklarla,
Çünkü kalan zaman çok kısa!
Yukarıdaki mısraların genel anlamı şöyle: Şaban ayının ilk yirmi günü geçmişse, bizim içmemizi kesecek olan Ramazan ayı yaklaşıyor demektir.
Ehl-i tarikin (sûfilerin) o mısralardan anladıklarına gelince: Kırk yılını geride bırakmışsan eğer, gece gündüz amel-i sâlihe, ibadete sarıl, çünkü Allah’la buluşma vakti yaklaşıyor! Senin ibadet ve tâatin elbette gençliğini ve coşkusunu heba etmemiş bir delikanlınınkiler gibi olmayacaktır, çünkü gençliğini ve gücünü israf ettin! Tut ki bir gayret göstermek istiyorsun, ama kudretin yetmiyor, öyleyse bu durumda sen yapabileceğini yap ve kendini zikre ada! Kalan ömrünü zikirle doldur! Çünkü zikirden daha kolay bir şey yoktur. Sen zikri ayakta, otururken, hastayken, yan yatarken de yapabilirsin. Zikir ibadetlerin en kolayıdır."
Arabistan'da ramazan geceleri minarelerde söylenen naatları dinlerken Peygamberin bile bizimkinden ayrı olduğunu sandım. Düşün bir kere, Yunus'ta yahut Şeyh Galip'teki Muhammed'i . . . Bizim ruhaniyetimiz, nuraniyetimiz bize aittir.