Diyelim ki bir insan rüyasında, matematik hocasından çözülmesi imkânsız bir problemin çözümünü öğreniyor. Uyanınca da o problemi gerçekten çözüyor. Bu keşif kime ait olurdu? Matematik hocasına mı, yoksa rüyayı gören kişiye mi?
Renan başını salladı.
Elbette rüyayı görene, dedi. "Çünkü ortada gerçek bir matematik hocası yoktur."
Antik tarihi dolduran mucizelerden hiçbiri bilimsel koşullar altında oluşmamıştır. Şu âna kadar herhangi bir şeyle çelişmemiş
olan gözlem; mucizelerin, yalnızca ona inanıldığı dönem ve ülkelerde ve ona inanmaya ikna edilmiş insanların önünde
gerçekleştiğini öğretir.
Ernest Renan
Rénan, Müslümanlıkta kadına verilen mevki hakkında Avrupa’da yayılan yahut gayrıciddî müverrihler tarafından hâlâ yayılmakta olan rivayetleri şiddetle reddedip tenkit ederek, bugün meselâ Türk kadınlarının ekserisinde görülen cahilane hâllerin İslâmiyet’e atfının doğru olmadığını beyan ediyor ve şu sözleri yazıyor:
“İslâm, ilk asırlarda birçok mühim vasıflara sahip kadınları bize gösteriyor. Ömer ve Ali’den sonra bu asrın en ehemmiyete değer simaları Âişe ve Fâtıma’dır. Hatice’nin başı, kudret nurlarıyla parlayan bir taçtır. Muhammed [A.S.] için tarihte misli olmayan bir şereftir ki, Allah tarafından kendisine tevdi edilen nübüvvet vazifesi, kendisinin sadakat mertebesini, yani sâdık olup olmadığını herkesten iyi bilmesi lâzım gelen Hatice tarafından herkesten evvel tasdik edildi.”
Şarap ve meyhane Ömer'in kaleminde, Nicolas'nın öne sürdüğü gibi, salt mistik simgeler miydi? Yoksa, FitzGerald ve Renan'ın savundukları gibi, tam tersine bir zevku sefa yaşamının ifadesi miydiler?