Bütün gün mor üstüne çalışmışım
Mor deyip geçme belalı renk musibet
Yeryüzünde ne kadar insan varsa bir o kadar mor
Menekşenin moru mavzerin moru, kasaturanın moru
Suya dökülmüş mazotun moru
Neftin moru ziftin moru asfaltın moru
Telgraf tellerinde petekkıranlar
Buğday tarlasında devedikenleri
Karadutun moru karamuğun moru kuzgunun moru
Renkleri görebilen hayvanların çoğunda iki ila dört çeşit reseptör bulunurken (bu sayı insanlarda büyük oranda üç, az sayıda kadında ise dörttür) stomatopodlarda sekiz ila on iki reseptör bulunur ve böylelikle renk tonlarındaki en ufak değişimleri bile resiflerdeki tüm diğer hayvanlardan çok daha iyi fark edebilirler.
“Tarihin hiçbir döneminde hem sayı hem oran bakımından bu kadar çok demokrasi var olmadı. Zaten, hatırlayın, demokrasi, 20. Yüzyıl'a kadar müspet çağrışımları olan bir kavram değildi. Modern demokrasilerin ilki olduğu genellikle kabül edilen ABD'nin kurucu babaları bile, ülkelerini “demokrasi”olarak adlandırmaktan imtina etti. “Seçimli cumhuriyet” dedi. Huntington'ın işaret ettiği üzere, 1970'lerde İspanya ve Portekiz'in demokrasiye geçmesiyle başlayan üçüncü demokrasi dalgası 1989'da başlayan Beyaz Devrim ile zirveye ulaştı. Beyaz Devrim totaliter sosyalist rejimlerin çoğunu ortadan kaldırdı, bu rejimlerin ekserisinin yeri demokrasiler tarafından alındı. Buna paralel olarak özellikle Lâtin Amerikadaki otoriter rejimler de demokrasiye dönüştü. Böylece siyasi dünya haritasında mavi renk ağır basar hâlê geldi.”
“Onun sözleri, tavırları belki yine her zamanki gibiydi; fakat şimdi onlarda özel bir renk görür gibi oluyor, artık en manasız şeyler mana yüklü geliyordu.”