Bana "Çok yazıyorsun," diyorlar. Bir insana, "Sen çok yaşıyorsun, artık öl," denir mi? Benim yaşamam ve şiirim birbirinden ayrı şeyler değil ki! Yaşarken şairliğimi yaşıyorum ben.
Seni öylesine düşündüm ki,
Öylesine, yaşama'dan önce.
Senden başka bir şey yok sanki.
Ama nasıl da varsın derim sana,
Düşüncelerimce.
Seni öylesine, buldum ki,
Öylesine, kendimden fazla.
Yalnız sensin gölgesiz,
Ayrılmamacasına, yanımda...
Akların arasında karan,
Karaların ortasında akınla.
Öylesine istedim ki seni,
Senden önce...
Öylesine, her şeyin içinde,
Öylesine dışında,
Gün, gece.
Seni öylesine yaşadım ki,
İnan...
Artık nereye baktığım belli değil,
Ne yaptığım belli değil,
Vardığım sonrasızlıktan.
"Acılarımın sahibi bile değilsin artık. O kadar yabancısın bana. Zamanında beni en iyi tanıyan insanlardan bir tanesiydin. Şimdi ise sadece bir yabancı. Seninle aynı şarkıda karşılaşmamak için dinlediğim şarkılara bile dikkat edecek kadar uzaklaştım senden.
Artık hiçbir şeyin sevdireceğini sanmıyorum seni bana. Ben sana hayatında göremeyecek bir aşk sundum. Sen benim varlığımı hep unuttun. Ama artık unutma sırası bende. Kalbimde anonim olarak kalacaksın. Ne ben bileceğim seni, ne de bilmesi gereken insanlar.
Beni ve duygularımı bu kadar çabuk bir çırpıda ortadan yok eden insan için daha fazla hayatımı sadeleştirmeme gerek yok.
Bunu geç de olsa anladım.
Zamanında çok acıdı canım. Artık her şeyin farkındayım. Bu da seni acıtsın.
Acıtsın ki,
Tükenmişliği sana hatırlatsın.