Puan vermedi·252 syf.··
2026 9. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 12:06
Herkes gibi merak edip okumaya başladım ve çok bayıldığımı söyleyemeyeceğim. Fena değildi akıcılık anlamında başarılıydı. Ama şunu söylemek istiyorum ki filmi olsa keşke. Neyse konuya geçiyorum. Aynı üniversiteden mezun iki kız arkadaş ve bu iki kızlar aynı zamanda yazar. Tabi iki yazar olunca kıskançlık olması mümkün. Athena çok başarılı ödüllü yazar iken June pek başarılı bir yazar değil. Bir sabah Athena hayatını kaybediyor ve June onun yazdığı eskizi alıp kendine uyarlayıp piyasaya sürüyor. Kitap onu çok önemli bir konuma getirirken son günlere doğru kitap başına bela oluyor. Yaşadıklarını okurken iyi oldu diyorsunuz. Kitapta sosyal medyanın gücünü çok objektif anlatmış. Sosyal medya insanı rezil de eder vezir de.
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,3bin okunma
Bahçıvan ve Ölüm (Kısaltılmış İnceleme)
Puan vermedi·208 syf.·
2026 19. kitabı
Bir Bahçıvanın Portresi: 'Bahçıvan ve Ölüm' Romanındaki Baba Karakteri Giriş: Bahçıvandan Bahçeye Dönüşen Bir Hayat Georgi Gospodinov'un romanı, anlatıcının babasını en merkezi ve dokunaklı metaforla tanıştırır: "Babam bahçıvandı. Şimdi bir bahçe." Bu basit ama derin cümle, karakterin tüm portresini çizen bir tohum gibidir. Bu ifade, onun yalnızca mesleğini değil; kimliğini, yaşam felsefesini, acıyla başa çıkma yöntemini ve en nihayetinde geride bıraktığı ölümsüz mirası özetler. O, toprağa kök salmış, kelimelerden çok eylemleriyle konuşan, sessiz bir onur, sarsılmaz bir direnç ve ölçüsüz bir sevgiyle dolu bir adamdır. Bu karakter portresi, romanın bu sessiz, metanetli ve sevgi dolu kalbinin katmanlarını aralamayı amaçlamaktadır. -------------------------------------------------------------------------------- 1. "Korkacak Bir Şey Yok": Stoacı Bir Ruh Babanın karakterinin temel taşı, hayata karşı sergilediği stoacı duruştur. En zorlu anlarda bile sığındığı ve etrafındakilere sunduğu teselli, onun kişiliğinin en belirgin özelliğidir. 1.1. Hayat Felsefesi Olarak Bir Cümle Babanın dilinden düşürmediği "Korkacak bir şey yok" ifadesi, basit bir teselliden çok daha fazlasıdır; bu, onun için bir savunma mekanizması, bir metanet ilkesi ve acıya karşı ördüğü bir duvardır. Bu söz, onun iç dünyasındaki fırtınaları gizleyen sakin bir yüzey gibidir. Aşağıdaki tablo, bu ifadenin ardındaki acı gerçekliği ve babanın sarsılmaz metanetini gözler önüne sermektedir: Söylediği Söz Karşılaştığı Gerçeklik "Korkacak bir şey yok." Ölümcül bir hastalıkla mücadele ediyor, dayanılmaz ağrılar çekiyor. "Korkacak bir şey yok, Durumunun
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,4bin okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Bir keşif romanına hoş geldiniz
9/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 21:29
Kitabı övmeye başlamadan önce yazar Kaan Murat Yanık ı övmek istiyorum. Güncel yazarlarla mesafeli biri olduğum için iyi bir kalemle tanışınca ne yapacağımı bilemiyorum, bütün kitaplarını art arda okuma isteği ile baş başa kalıyorum. Edebiyat mezunu bir yazar, dili üslubu, eski ve yeni kelimelere hakimiyeti beni etkiledi. Eğip bükmeden, süsleyeceğim diye kasmadan harikulade yazmış. Çok memnun olduğum tanıdığıma.. Kitaba da hakkını teslim etmem gerekir, uzun zamandır dünyayı avucumda hissettiğim bir kitap okumamıştım. İhsan Oktay Anar ve Puslu Kıtalar Atlası ını sık sık yad ettim. Ama benzediği için değil özlediğim için. Amerika’nın keşfi, Kristof Kolomb’un denizciliği yer yer zalimliği, Orta çağ Hıristiyanlığının cehenneme açılan kapısı ve tüm bunların içinde “Kalender” yürekli bir Osmanlı denizcisi.. Ütopik unsurlar özellikle kitabın sonunda yoğunlaştı ama fark ettim ki masala da ihtiyacı varmış ruhumun. Bir coğrafyacı olarak keşiflerin kanlı yüzünü ve Osmanlıların tutumunu derslerde uzun uzun okuyan biri olarak tüm yaşananların Kaan Murat Yanık sayesinde halka arz olması ziyadesiyle mutlu etti beni. Okuyun , okutturun diyeceğim türden bir eserdi. Gelin görün isterim kıtaları keşfedeceğim derken insanlığın kendi içindeki rezil duyguların keşfedildiğini.. Dinlerini ve dillerini kabul etmeyenlere neler yaptıklarını ve dünya tarihinde yeni bir sayfa açıldığını, hiç bir şeyin bir daha eskisi gibi olmadığını.. Muazzam cümleler sizi bekliyor, “bir varmış bir yokmuş” diye başlayın ve arkanıza yaslanın. Kitapla kalın..
Coğrafya
Sular Üstünde Gökler AltındaKaan Murat Yanık · Ketebe Yayınları · 20233,205 okunma
Onu çok seveceksiniz!
Puan vermedi·368 syf.··
2026 2. kitabı
Bir Erzurumlu olarak Kazım Karabekir'i doğduğumdan beri duyuyorum. Erzurum açısından etkisinin büyük olduğunu biliyordum ama hakkında okumayı hiç düşünmemiştim. Okuduğumda anladım; sadece Erzurum açısından değil Osmanlı devletinin son dönemi açısından ve ittihat terakki partisi açısından da çok büyük etkilerinin olduğunu. Okumaya fırsat bulduğum bu kitabı sayesinde ne kadar büyük bir ruha sahip olduğunu ve ne kadar yetenekli biri olduğunu öğrenmiş oldum. Bu kitabı okuyunca Kazım Karabekir'i kendi ağzından dinlemiş gibi olacağınız için çok etkileneceksiniz. Ayrıca Kazım Karabekir'i çok seveceksiniz. Osmanlının son döneminde yetişmiş ve yeni Türk devletini kuran kadrolarının ne kadar kendini yetiştirmiş insanlar olduğunu, ne rezil hallere maruz kaldıklarını fakat bu haller için nasıl çözümler ürettiklerini göreceksiniz. Kazım Karabekir için söylenebilecek o kadar övgü dolu söz var ki hangisini söylesem bilemiyorum. Kesinlikle okuyun ve muhteşem karakterli bir milli kahramanın hayatını ilk ağızdan öğrenin.
HayatımKazım Karabekir · Kronik Kitap · 2019956 okunma
7/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 20:31
Pieter Bruegelin ünlü “körler” tablosuna atfedilerek hikayeleştirilmiş bir kitap. Altı kör dilenci bir sabah kendilerini resmedecek bir ressamın onları çağırdığı haberini alır. Karın tokluğuna onların resimlerini yapmak istemektedir. Bu körler TANRI (kitapta da hep böyle büyük harfler ile yazılmış) tarafından karanlık bir çukura atılmış olduklarını yinelerler bizlere. Ondan yardım dilenirler. Ancak insanlar bile onlara yardım etmekten imtina eder. Kimisi doğuştan kimisi sonradan kör olan bu körler defalarca Bruegel için poz verirler. Onları tam düşerken resmetmek istemektedir. Tabloyu incelediğinizde tam düşerken yüzleri dehşet içinde olduklarını görürsünüz. En nihayetinde Bruegel meşhur olur körler ise rezil. Tabii bu tablodan hikayeleştirilmiş bir metin. Yazar tablonun önünü ve arkasını da resmetmek istemiş bize. Ve bu fikir bana oldukça orjinal geldi. Çünkü böyle bir şey okumamıştım. Bir edebi eseri çeşitlendirmek için bulunmuş iyi bir fikir.
Edebiyat
Körler KıssasıGert Hofmann · Jaguar Kitap · 2022339 okunma
Puan vermedi·142 syf.··
2018 114. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2018 00:00
@isbankasikulturyayinlari ndan #intibah ile geldim. Tabi ki @okumacemberiolusturalim ve Okuyan kadinlar kulubu nün #türkklasikleriserisi etkinlikleri kapsamında okudum. Kitabımız Türk edebiyatında ilk edebi roman olarak biliniyor. Yazılırken Osmanlıca ve Türkçe'nin roman yazımına uygun, işlek ve edebi bir dil olduğunu kanıtlamak amacıyla yazılmış. Çokta iyi olmuş. Başlangıçtaki Çamlıca tasvirinin şiirselliğine bayıldığımı söyleyerek konuya değinmek istiyorum. Dönemin mekanları gözünüzde canlanacak kadar güzel bir anlatımın ardından başlıyor hikayemiz. Hayatının anlamı olarak gördüğü, öğretmeni, danışmanı, arkadaşı, sadık dostu olan babasını kaybettikten sonra, annesine ve ferah yaşamlarına rağmen bir gencin değişen, hatta tepe takla olan hayatını anlatıyor. Beyzademiz yalan söylemeyi dahi beceremeyen, iyi terbiyeli, saygılı, kötülük görmediği için iyiyle ayrımını yapamayan Ali Bey. Sözüm ona arkadaşlarıyla birlikte eğlenceye gidiyor, fakat eğlence anlayışları farklı tabi. Arkadaş hatırını kırmamak adına yaptığı bir hareket, atıldığı bir macera özgür iradesini alıyor elinden. Bu maceranın adı Mehpeyker. Türlü utangaçlık, çekingenlik, geceler boyu kurulan düşlerin ertesinde nihayet tanışıyor gönlünün efendisiyle. Gelin görün ki bu afet-i devran bizim Ali Bey'in aldığı terbiyenin tam tersi hafif meşrep bir kadın. "Bir kadın erkeği vezir de edeeer, rezil de eder" sözünü tekrar tasdikledi yaşananlar. Birine körlüğünden, diğerine intikam hırsından dolayı kızdım durdum ama nafile. Kitabın ilk isminin neden Son Pişmanlık olduğu belli. Bir intikam hırsı uğruna kaç hayat heba oldu, okuyunuz efendim :/ "İnsan her adımını mezardan uzaklaştırmak için atar, yine her adımda mezara bir adım daha yaklaşır..."
İntibahNamık Kemal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,1bin okunma