Uzun etmeyin orta katlılar! Odalarınızda hava pek ağırlaşmış, her tarafı toz toprak, örümcek bürümüş. Size yeni esinti, yeni türküler, cümbüş dernek getirdik. Kuş uçmaz kervan göçmez illerde kelle koltukta dolaştığımız kuru başımız için mi idi? Biz oralara sizin adınıza gönüllü elçi gitmiştik. Haydi çok düşünmeyin, bize hoşgeldiniz deyin, lâyık olduğumuz köşelere buyur edin. Düşünün bir kere, biz sizin Robenson'unuz değil miyiz? Sonsuz ummanların, ıssız adaların, dil bilmez yabanların masallarını tatlı tatlı dinlemek için bizi nerelere saldınız? Kanınıza tâze kaynayış, zihninize geniş açılış, merâkınıza lezzetli besi getirmek hevesiyle biz "Sindibâd-ı Bahrî" olduk. Kara dalgalarda battık çıktık, canavarlar hakladık, yamyamlara madik oynadık. Ölüm bölgelerinde çarpışıp boğuşan bizdik. Siz sâdece hediye getirdiğimiz renkli kuşları, şaklaban maymunları gördünüz; kokulu baharat, değişik yemişler tattınız; yeni nağmeler, alımlı bin bir gece masalları dinlediniz. Biz "Odisse" olduk, ottan ocaktan karıdan kızandan geçtik. Siz Argos'ta sürülerinizi otlatıp buğdayınızı ekerken bizim on sene Truva önünde, on sene de açık denizlerde işimiz neydi? Yirmi yıllık mihnetimizi süzdük, süzdük size ölmez bir destan çıkardık. Sizi mutlu kılmak, size yeryüzünün egemenliğini kazandırmak için biz, tanrılara bile meydan okuduk, "Promete" olduk, göklerin ışığını çaldık, size ateşi armağan ettik. Ateş... İnsanın ateşle ilk karşılaşmasıyla ateşe hâkim olması arasında ne uzun ve acıklı bir mâcerâ vardır. Ben bu yanığı kendi aşkımda baştan sona denedim. Taş devrinin çıplak insanı idim. Yıldırımla tutuşmuş bir orman gördüm. Yekten öylesine vuruldum ki kendimi bu parlak kızıltıya attım. Canım nasıl yandı! Yalnız etim değil; canım, canım!.. Hatta bir canım olduğunu ben bu ilk acımda duydum

KerZeY35

@kerzey35
·
Orta Kat
"Hayat" denilen yapının biz sanatkârlar, orta katından ayrıldık, yedi kat göklere çıktık. Fakat cennetin bayıltıcı nur kaynaşmasında erimedik. Yedi kat yerin dibine geçtik, kanlı çekiler baskısında çürümedik. Katıksız öz mayamız varmış. Geri döndük, temelli yurdumuza, orta kata yerleşmeye geliyoruz. Bizden, uzak diyârlar kokusunu alan orta katlılar yadırgar gibi duruyorlar. "Bu gezginler katımızdan ne anlar?" yollu şüpheye düşüyorlar. Halbuki orta katı en iyi anlayanlar, oradan hiç ayrılmamış olanlar değil, altında, üstünde ne bulunduğunu gönülleriyle deneyip yaşamış olanlardır. Biz bu hayat yapısının taslağını çizdik, üzerinde kurulu durduğu toprak bucağının topoğrafyasını çıkardık.
Sayfa 258·Kitabı okudu
Ben Ölecek Adam Değilim
Kalkmalıyım, Dolaşmalıyım, Sokaklarda, parklarda. El sallamalıyım Giden trenlere, Kalkan vapurlara. Bilmeliyim, Gölgelerin boyundan, Saatin kaç olduğunu. Islık çalmalıyım, Türkü söylemeliyim Yol boyunca, Keyfimden ya hüznümden. Geçmiş günleri hatırlamalıyım, Dalıp dalıp akarsuya, Hayaller kurmalıyım, Güzel geleceğe dair. Yanımdan geçenler olmalı, Selâm almalıyım; Robenson'u düşünmeliyim, Garipliğini: Şükretmeliyim İnsanlar arasında olduğuma. Nedir ki eninde sonunda ölüm? Ayrı düşmek değil mi aşinalardan? Kapımı çalıp durma ölüm, Açmam; Ben ölecek adam değilim. Cahit Sıtkı Tarancı
Şiir
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Robenson, akıllı Robenson’um Ne imreniyorum sana bilsen! Göstersen adana giden yolu, Başımı dinlemek istiyorum. Cahit Sıtkı Tarancı
Güzel başlangıçların olduğu bir hafta olsun
Kalabalığın arasında bir Robenson gibiyim. Oysa çevrem her çeşit insanla dolu. Aşka Dair Nesirler Ümit Yaşar Oğuzcan
Öyleyse nedir Robenson'u böyle çekici kılan? Robenson, bizi her zamanın ve her toplumun evrensel insanıyla ortak kılan içimizdeki mitosa dokunur. Hangimiz Robenson gibi her şeyi arkada bırakarak yepyeni bir dünya kurmayı ve tabiatın en bakir haliyle muhatap olarak sınanmayı düşlemedik ki? Kelime Defteri
Semaver
Semaver, Sait Faik Abasıyanık'ın Nisan 1936'da yayınlanan ilk kitabı. Eser, Sait Faik'in babasının maddi yardımıyla basılabilmiş. Faik, bu kitabına ilk yazdığı öykü olan İpekli Mendil'i de almış. Yazar, insan sevgisi ve insanların iyilikleriyle dolu hikayeler yazmış. Tersliklerle karşılaşsa dahi insanlara duyduğu sevgi azalmamış. Böylesine pozitif insanların var olduğunu bilmek bile huzur verici. Kitaba adını veren hikâye, İstanbulda bir fabrikada çalışan Ali’nin annesiyle geçirdiği mutlu günlerini anlatıyor. Bu mutluluğun tanığı da #semaver metaforu üzerinden sağlanmış. İnsanı sıkmayan uzunlukta anlatılmış yirmi hikayeden oluşan güzel bir kitap. Kitapta yer alan hikayeleri de bırakıyorum. İyi okumalar. Kitap delisi öğretmenn.👩🏻‍🏫🫶🏻 * Semaver * Stelyanos Hrisopulos Gemisi * Meserret Oteli * Bir Kıyının Dört Hikâyesi * Babamın İkinci Evi * İpekli Mendil * Kıskançlık * Bohça * Orman ve Ev * Düğün Gecesi * Şehri Unutan Adam * Üçüncü Mevki * Garson * Birtakım İnsanlar * Benimle Beraber Seyahatten Dönenler * Sevmek Korkusu * Louvre’den Çaldığım Heykel * Robenson * İhtiyar Talebe * Bir Vapur
1000Kitap