Türkçeye Mütedair başlıklı yazı, kelimesi kelimesine Yağmur Atsız'a ait. Yağmur Atsız, Türkçemizin sevdalıları arasında. Onun bu önemli yazısını Halka ve Olaylara Tercüman gazetesinin 23 Mayıs 2003 tarihli nüshasından alarak dikkatinize sunuyorum. Türkçemizi kısırlaştıran, dilimizi Eskimoların konuştukları birkaç bin kelimelik bir takırtı tukurtu hâline getirmek isteyen kimselere Yağmur Atsız'ın haklı öfkesine siz de katılmıyor musunuz?
Türkçeye Mütedair;
"Benim ömür boyu bitiremediğim konulardan biri Türkçedir. Daha doğrusu Türkçenin taksit taksit katli... 60 yılda cihanşümul, oya gibi işlenmiş emperyal bir dili, bir mahalle arası lehçesine çevirdik. Telaffuzunu da ağızdan salyalar saçılarak kulakları tırmalayan bir hoşurtuya... Eski kayıtlardan meselâ bir Bedia Muvahhid'i dinleyiniz, bir de pek az istisnasıyla günümüz starlarından herhangi birini. Biri nefis bir beste, öbürü gazyağı tenekesine odun tokmakla pata küte...
Ama bu noktaya bir günde varmadık. Önce güzel Türkçemizi zenginleştirmek nevrozuyla kelimelerimizin üççeyreğini çöpe attık. Sonra kalan çeyreğin de anlaşılmaması için bütün kavramları bir kâseye doldurup hepsine her manayı yakıştırdık. Bugün artık tasallut, taciz, tecavüz, taarruz, hücum, suikast, akın, atak, baskın, müsademe, mübareze vesaire hep uzaklarda kaldı. Yerine hepsi için ne geldi? Saldırı... Herkes herkese saldırıyor ve bu pilav daha çok su kaldırıyor.
Güzel Türkçemiz o kadar güzelleşti ki Orhan Veli'nin (Oram- veli diye yazana rastladım) 1945'te yazdığı ve Garip Hareketi'nin bir tür manifestosu niteliğindeki iki metni, kadim ahbabım ve tanınmış yayıncılardan Erdal Öz 1982'de günümüz Türkçesine çeviriyor! E, pes yani... Sekiz on senedir Reşat Nuri yahut Refik Hâlid gibi o harikulade üslûp sahibi yazarlarımızın eserleri yeniden
Sayfa 203 - YAKIN PLAN / Türkçeye Müstedair