Sevilen ne kadar güzel ve çekici olursa aşk da o kadar
şiddetli ve uzun olur. Bazı kadınlar veya kızlar bilmeden
karşısındaki erkeği delirtir. Bazıları sanatkârdır. Bunu bilerek
yapar. Kadın, oldukça iptidaî bir yaratıktır ama erkeği
sürüklemek bilgisinde çok ustadır. Vuslattan, sonra erkeğin
bıkacağını sezdiği için onu daha çok bağlayacak türlü
hünerler gösterir. Böylece aşk olgunlaşır. Sözün kısası, şairin
dediği gibi: Mecnûn’a cihan dopdolu Leylâ görünürmüş.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
‘Göğsüm ve yavaş atan kalbim üzerinde şansımı denedim. İrademin hızlı dürtüsü ödülünü aldı. Artık ne göğsüm ne de kalbim vardı. Ben, hâlâ kafatasımın merkezinde yer alsa da, genişlemiş ve kafatasımın ötesinde genişlemeyi sürdüren belirsiz bir beyinle birleşmiş bir zihin, bir ruh, bir bilinçtim yalnızca; adına ne derseniz deyin.’
Vücutlarımız birbirimize verebileceğimiz en kolay şeydir, asıl mesele hayatımızı verebilmektir. Baştan aşağı bir aşkın olabilmek. Bir aynanın içine iki kişi girip tek ruh olarak çıkmaktır.
“Bir ruh ancak bir benzerini bulduğu zaman ve bize, bizim aklımıza, hesaplarımıza danışmaya lüzum bile görmeden, meydana çıkıyordu… Biz ancak o zaman sahiden yaşamaya -ruhumuzla yaşamaya- başlıyorduk.”