Puslu Zamanlar
7/10
·264 syf.··
2026 300. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 18:51
1990’lı yıllarda her şeyin birbirine karıştığı,ölenin de öldürenin de nedeni bilmediği cinayetlerin işlendiği karanlık günleri kurmaca şeklinde anlatan kitap.Murathan Mungan gibi çok yönlü bir sanatçının,yazım süreci 30 yıl sürmüş romanından beklentiler haliyle yüksek oluyor.Başlangıçta gerilim dozu ve karakter analizleri beklentileri karşılasa da devamında uzun ve tekrara düşen zorlama cümleler odak kaymasına neden oluyor.Bir süre sonra,özellikle ikinci bölümde neden romana dahil edildikleri belirsiz karakterlerin doluşması okumayı daha da zorlaştırıyor. Romanın baş karakteri isimsiz tetikçi,işlediği gazeteci Saim Baran(Musa Anter) cinayetinden sonra Diyarbakır’dan Alanya’ya gidiyor.Romanın adı da iki şehir arasındaki uzaklıktan geliyor. Tetikçinin ruh hali ve karakteri muazzam işlenmiş.Tüm karakterler gerçekte var olan kişiler yani aslında gerçekle kurgu iç içe geçmiş.Bazı klişe laflar ve zamansız şiirsellik, romanın gerilim havasını bozup metnin okunmasını zorlaştırıyor.Romanın ortalarından itibaren,bildiğimiz şeyleri tekrar okuyormuşuz hissi oluşuyor.Nihayetinde çetrefilli konusu itibariyle merak uyandırsa da bunu karşılayabilen bir roman olamıyor maalesef.
995 kmMurathan Mungan · Metis Yayınları · 20231,526 okunma
Puan vermedi·500 syf.··
2026 6. kitabı
Catherine ve Heathcliff arasındaki bağ, geleneksel sıkıcı (romantik) aşkın çok ötesindedir. Bu yıkıcı tutkuya rağmen tek bir ruh olmalarıda ayrı bir ironidir.
İnceleme
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Martı Yayınları · 201257,9bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
İnceleme yazısı Can'ım Tenimden Ayrıldı- Ebru Asya
10/10
·250 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
Ares Kitap tarafından ikinci baskısı yayımlanan “Can’ım Tenimden Ayrıldı,” adlı eser, iki yüz sayfadan oluşmaktadır. Yazar ve şair, Ali Haydar Koyun’un altıncı kitabıdır. Kitapta kırk beş anlatı vardır. Metinler genel yapı itibariyle birkaç sayfadan oluşmuştur. Her bölümün başlangıç sayfasında okuru anlatıya hazırlayan lirik geçişler bulunur. Bu geçişler anlatının duygusal eşiğini belirlerken aynı zamanda epigraf işlevi görür. Kitabın içeriğine dair bölümde yazar, eseri kaleme alma gerekçesini açıklamaktadır. Geride yazılı bir eser bırakmamış olsa da can dostum dediği Yücel Doğanşahin’in yazılmaya değer bir hayat sürdüğünü vurgular. Bu kitabı yirmi altı yıllık hatıraların vefa nişanesi olarak okura sunar. Bir kayıp üzerinden duygu paylaşımının yapıldığı metinlerde yazar, süslü anlatımlardan kaçınmıştır. Okurla sohbet ediyormuş gibi kurduğu içten dil sayesinde kitabı herkesin kolayca anlayabileceği ve içselleştirebileceği bir zemine taşımıştır. Ancak bu sadelik anlatımın şiirsel yönünü gölgede bırakmamıştır. Bazı cümleler şiirsel mısralar inceliğinde sayfalara süzülmüştür. Yalınlık içinde derinlik barındıran bu üslup, esere duygusal bir zarafet kazandırmıştır. Yürüme engelli Yücel Doğanşahin’in hayatına adanan Can’ım Tenimden Ayrıldı adlı eser biyografik ve tanıklık temelli bir kitaptır. İçerikte; anılar, mektuplar, günlükler, dost duygular adı altında yapılan yorumlar ve taziye mesajları yer almaktadır. Acı, burukluk, boşluk, çaresizlik, dostluk, düşler, fedakârlık, karanlık, ölüm, özlem, sancı, sevgi, sonbahar, vicdan, yara, yas gibi temalar işlenerek, yer yer Ali Tura, Ahmet Arif, Benjamin Franklin, Cemal Süreya, Charles Bukowski, Konfüçyus, Mevlâna, Osho, Paul Carson, Publilius Cyrus, Şükrü Erbaş, Tuncel Kurtiz, Yusuf Hayaloğlu gibi yazar- şair ve düşünürlerden
Can'ım Tenimden AyrıldıAli Haydar Koyun · Ares Kitap · 20222 okunma
Puan vermedi·85 syf.··
2026 177. kitabı
Şeker Portakalı'nın o hayalperest küçük Zeze'sinin büyüyüp hayatın sert, köşeli gerçekleriyle tokat gibi çarpışmasını izlemek içimi acıttı. Çocukluktaki o naif sihrin yerini alan gençlik melankolisi ve sistemle uyuşamayan asi ruh hali, büyümenin aslında ne kadar hüzünlü bir vedalaşma süreci olduğunu yüzümüze vuruyor.
DelifişekJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 202133,7bin okunma
BURJUVAZİNİN İKİ YÜZLÜLÜĞÜNDE BOĞULAN BİR RUH: MARTIN EDEN
7/10
·517 syf.··
2026 63. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 21:47
Martin Eden benim için sadece bir kitap değil, içimde günlerdir dinmeyen kocaman bir fırtınanın adı artık. Jack London bu eserde sadece bir başarı ya da aşk hikayesi anlatmıyor; insanın kendini sıfırdan var etme çabasını, entelektüel yalnızlığın zirvesini ve burjuva dünyasının o pırıl pırıl parlayan ama içi tamamen çürümüş olan iki yüzlü ahlakını adeta yüzümüze çarpıyor. kitabı bitirdiğimden beri içimdeki o burukluk, o yoğun kızgınlık ve hayal kırıklığı hissi asla geçmiyor. kitabın son sayfasını kapattığım an,Martin’in o yalnız, hırpalanmış ruhuna sarılıp ağlamak istedim... hikayenin en başına döndüğümüzde, karşımızda kaba saba, eğitimsiz ama içinde keşfedilmeyi bekleyen devasa bir cevher barındıran gemici bir Martin var. ve onun hayatını tamamen değiştiren o an: Ruth Morse ile tanışması. Martin, Ruth’a öyle saf, öyle temiz ve adeta onu ilahlaştıran bir aşkla bağlanıyor ki, sırf onun gözündeki o "yüksek" dünyaya adım atabilmek, ona layık bir adam olabilmek için kelimenin tam anlamıyla bir savaşa giriyor. geceleri sadece birkaç saat uyuyor, aç kalıyor, parasızlıkla boğuşuyor, rehin dükkanlarına eşyalarını bırakıyor ama okumaktan, yazmaktan, öğrenmekten asla vazgeçmiyor. elleri nasır tutmuş bir gemiciden, felsefeyi, sosyolojiyi, edebiyatı yutmuş bir dehaya dönüşüyor. kendi küllerinden yepyeni, muazzam bir insan yaratıyor. ancak kitabın en can yakıcı, insanı okurken sinirden delirten noktası da tam olarak burada başlıyor: Martin, Ruth’u ve onun ailesinin temsil ettiği o üst sınıf burjuva dünyasını gözünde o kadar kutsallaştırıyor, onları o kadar "kusursuz ve bilgili" sanıyor ki, kendi entelektüel seviyesi yükseldikçe asıl gerçeği görmeye başlıyor. Martin tırnaklarıyla kazıyarak yükselirken, Ruth’un ve çevresinin aslında ne kadar sığ, önyargılı, kalıplara sıkışmış ve tamamen
İnceleme
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135bin okunma
10/10
·224 syf.··
2026 4. kitabı
·
55 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 19:36
"Konan göçer, doğan ölür elbet. Irmak denize, deniz ırmağa kavuşur sonunda; ruh kaynağına, kaynak da ruhuna muhtaç değil mi şunun şurasında?" Bazı kitapların anlamı içeriğinde değil, Ona atfettiğiniz anlamdadır. Bu kitabında benim için anlamı öyleydi, okuyan herkesin o anlamı bulabilmesi umuduyla
Yûsuf ile ZüleyhaNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202517,6bin okunma